BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Bir bölücülük yetmedi mi?

Bir bölücülük yetmedi mi?

Azerbaycan Alevilerinin ayrı bir mâbedi yok. İran Alevilerinin de yok Suriye Alevilerinin de diğer memleketlerdeki Alevilerin de. Üstelik Azerbaycan ve İran Alevileri Türk.



Azerbaycan Alevilerinin ayrı bir mâbedi yok. İran Alevilerinin de yok Suriye Alevilerinin de diğer memleketlerdeki Alevilerin de. Üstelik Azerbaycan ve İran Alevileri Türk. Bütün Alevilerin mâbedleri camidir. Bu gerçek bizde de böyle. Çünkü cami bütün Müslümanların ortak ibadethanesi. Kendini Müslüman olarak ifade eden her mü’min camiden faydalanmakta. Cemevi sözü ilk defa 1990’dan sonra ortaya çıktı. Bildiğimiz kadarıyla ilk cemevi de Karacaahmet’te yapıldı. O sırada İBB Başkanı olan Recep Tayyip Erdoğan bu cemevini yapma işinde Alevi yurttaşlarımıza yardımcı olmuştu. Cemevleri birer dernektir. Bir görüşün dernekleşmesi ona mensup olanların kanuni hakkıdır. Bir kısım Aleviler, bu çatılar altında bir araya gelmekte, söyleşmekte, danışmakta, semah gösterileri yapmakta, menkıbe ve kıssalar okumakta, saz çalmaktalar. Ne var ki son senelerde Aleviliği kısa yoldan kazanç kapısı olarak gören bazı etiketli kimseler bu insanların üzerinden sömürülerini sürdürmek için akla gelmedik marjinalliklere baş vurdular. Çocukları din derslerine göndermemekten tutun da camileri reddedip onların yerine cemevlerini ikame etme ayrılığına kadar. Bu çok tehlikeli bir oyundur. Aklıselim sahibi Alevilerin bu oyuna gelmeyeceğini, böyle bir iddiayı kabul etmeyeceğini tahmin ederiz. Cemevlerinin mâbed olabilmesi için onların temsil ettiği bir dinin bulunması gerekir. Dini olmayan mabed, tapınak, ibadethane mümkün değildir. Alevililk ne kitabı olan İslamiyet ve Hıristiyanlık gibi semavi bir dindir, ve ne de Budizm gibi beşeri bir din. Alevilik bir gelenek, kendi içinde bir örf, fakat asla bir din değil. İslamiyet, Şamanizm, şia gibi unsurların etkisinde kalmış, folklorik bir tarz. Temsicileri daha düne kadar “Alevi Bektaşilik” veya “Alevi İslamiyet” diyorlardı. Alevilik akımında ana unsur, Hazreti Ali sevgisi ve ehli beyt muhabbetidir. Bu ikisi ehl-i sünnetin de olmazsa olmazıdır. Bütün camilerde onların ismi yazılı levhalar asılıdır. Sünni Müslümanlar, Hazreti Aliyle ehli beyte aşk derecesinde bağlıdırlar. Bu noktada Alevilikle Sünnilik arasında birlik vardır. Tıpkı, Hacı Bektaşı Veli, Karaca Ahmet, Ahmedi Yesevi, Mevlana, Yunus Emre gibi uluların müşterek büyükler olması gibi. Namazını kılıp orucunu tutan sayısız Alevi’nin yanı sıra ifrata kaçıp Hazreti Ali’ye uluhiyet izafe edenler de mevcuttur. Aleviler çeşit çeşit. Her fikrin, hatta dinin içinde aşırılar, marjinaller çıkabilir. Nitekim güya İslamiyet adına da zaman zaman bir takım tarikatçılar ortaya çıkmıyor mu? İkdidarlar bunların taleplerini karşılamaya kalkışırsa dehşetli kargaşa doğar. Din derslerinde Alevilik hakkında bütün malumat son noktasına kadar yer alsın. Sui zanna sebebiyet veren ne varsa ayıklansın. Hatta Türkiye Diyanet Teşkiklatı Başkanlığında bir daire de olsun. Bunlar normaldir. Şunlarsa anormal: Cemevlerini ayrı bir ibadethane olarak resmen tanımak, dedelere ve yeni işittiğimiz zâkirlere kadro açmak, maaş vermek vs. Bir adım sonra bir reis ve bir merkez talebi de gelir. Bu iddiada olanlar, kendilerinin de Ermeni, Rum Patriği ve Yahudi Hahamı gibi muamele görmelerini isteyeceklerinden şüphe yoktur. Gidişat ona doğru. Böyle bir telakki bu ülkenin özbe öz çocuklarına hakarettir. Alevi, bu vatanda azınlık değil. Alevi Türk ve Müslümandır. Bu sebeple... Şu günlerde PKK problemi her cephesiyle zirvedeyken... Bu bölücü örgüt, bu toprakların sahiplerinden Kürtleri azınlık gibi göstermeye uğraşırken bazıları da bu toprakların dini İslamiyet’in mensuplarından Aleviler üzerine kaygı verici kurcalamalar yapmaktalar. Meselenin zamanlaması son derecede hatalıdır. Müthiş dikkatli olmak lazım. Kürt problemi, nasıl “üç-beş çapulcu” anlayışındaki bir derin gafletle içinden çıkılmaz hale geldiyse ayrı bir din olarak İslamiyet’in karşısına dikilmek istenen Alevilik de bir zaman sonra bir başka bölücü unsur olarak devletin başına dert olur. AB istiyor diye Kürt yanımızı, Alevi tarafımızı onlar ve onların güdümündekilerin taleplerine göre şekillendirmek bu ülkeyi parçalamaktır. Irken bölmek yetmiyorsa inanç cephesinde çöküntüler açılmak isteniyor. Ateşle oynadığınızın farkında mısınız? Bir bölücülük yetmedi mi?.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT