BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları ve beklentilerimiz

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün çalışmaları ve beklentilerimiz

Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün son altı senelik çalışmalarını, yakından takip etmekteyim. Ecdat yadigarı vakıf eserlerini yeniden hayata kazandırmak için, yurt genelinde yaygın ve çok faydalı işler yapılmaktadır.



Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün son altı senelik çalışmalarını, yakından takip etmekteyim. Ecdat yadigarı vakıf eserlerini yeniden hayata kazandırmak için, yurt genelinde yaygın ve çok faydalı işler yapılmaktadır. Onarım işleri el attıkça çoğalır ve eksiklikler daha çok ortaya çıkar. Evvelden tarihi eserlerin çekimine giderken içimiz titrerdi. Acaba nasıl bir yıkıntı ile karşılaşacağız diye düşünürdüm. Şimdi ise gördüğümüz eserler yüzümüze gülüyor. Başta sayın genel müdür olmak üzere bütün emeği geçenleri kutluyorum. Baharda bir yazımda, Amasya Ezine pazarı kervansarayının bakıma muhtaç olduğunu yazmıştım. Şimdi öğreniyorum ki, Ezine pazarı hanının restorasyonu ekim 2007’de bitirilmiş. Ne mutlu emeği geçenlere. Merak edip neye mal olduğunu sordum. İşte rakamlar: Mülkiyeti Vakıflar Genel Müdürlüğüne ait, Amasya-Ezine pazarındaki, “Ezine pazarı Hanı” 13. yy’da Selçuklular döneminde inşa edilen kıymetli bir eserdir. Anadolu Selçuklu devletinin ekonomik hareketliliğinin, Anadolu’daki köşe taşlarındandır. Restorasyon projesi 2007 senesi planına alınmış, Nisan 2007 başında ihalesi yapılmış, Ekim 2007’de de bitirilmiş. Öyle üstünkörü bir çalışma da değil. İşte yapılanlar: - Üst örtü ve tonozlar projesine göre güçlendirilerek kiremit ile kaplanmış. - Beden duvarlarındaki derzlerin onarımı yapılmış. - İç kısımda duvarlarındaki derzlerin onarımları ile taban döşemesinin kaplaması yapılmış. - Eserin çevresinde ihata duvarları yapılarak koruma altına alınmış. Henüz açılışı yapılmamış olan bu onarıma 300 bin YTL harcama yapılmış. Yani Avrupa sosyetesinin yemek için can attığı yarım kg truf mantarı fiyatına. Hani şu köpeklerin çok sevdiği ve yer altından kokusunu alarak bulduğu bir cins mantar var ya. 2005 senesinde çekim için gittiğimde bu kervansarayın içine yaya girmekte zorlanmıştım. İçi ahır olarak bile, kullanılacak durumda değildi. İç duvarlarını, tonozları seyircilerime göstermeye çekinmiştim. Şimdi keşke yeniden çekebilsem hevesindeyim. Geçenlerde Ödemiş-Birgi’ye gitmiştim. Aydınoğlu Mehmet Bey Camiinde yapılan restorasyon göz kamaştırıyordu. Karşısındaki medrese de turistik eşyalar sergilenecek şekle getirilmiş. Aynı meydana bakan Selçuklu Hamamı, doğrusu görüntüyü çok bozuyordu. Bu hamam da bildiğim kadarı ile cami ile yaşıt. Yani en az 700 yıllık. Şimdi bu hamam kalıntısı özel mülkiyettedir. Seneler önce Vakıf mallarını angarya gören ve gözden çıkaran bazı idarecilerin ihmali ile özel mülkiyete geçmiş. Hamam çok canlıdır. Yanındaki bakkal dükkanının da işine yaramıyor. Kubbelerindeki incir ağaçlarının kökleri bilek kalınlığına erişmiş ve yan duvarları yıkmak üzere. Sayın genel müdürümüze bir iş daha. Bu hamamı kamulaştırmak. İnşallah bu kış restorasyon ihalesi yapılıp, ilkbahara ömrümüz varsa açılış törenine katılmayı kendime mutluluk sayacağım. Biz de basın olarak elimizden gelen her desteği vermeye hazırız. Birgi’deki Derviş Ağa medresesinin yakında ele alınacağının sinyallerini, Vakıf yayınlarından öğrenmekteyiz. Birgi deniz turizmi bölgesine çok yakındır. Birgi’ye bundan sonra bir tam günlük gezi turları düzenlenebilir ümidindeyim. Memleketimizde insanlara hizmet için, taş üstüne taşa koyanlara yardım etmek, onların çalışmalarını okuyucuya duyurmak boynumuzun borcudur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT