BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Kendimi karikatür figürü yapacağım’

‘Kendimi karikatür figürü yapacağım’

Animasyon karakterlerini seslendirmeye “Arı Filmi” ile giren şovmen Cem Yılmaz, “Animasyonu bilmem ama karikatür konusunda tecrübem var. Kendimi büyük bir karikatür figürü haline getireceğim” dedi



Cem Yılmaz ile röportaj yapan muhabirimiz gülmemek için kendini zor tuttu. > M.Kurtbay Önür İSTANBUL- “Arı Filmi”nin galasında bir araya geldiğimiz ünlü komedyen Cem Yılmaz, filmde seslendirdiği “Barry” karakteriyle ilginç bir portre çiziyor. Yılmaz, ses dublajı, animasyon piyasası ve şov dünyası hakkında bize samimi, esprili ve çarpıcı açıklamalarda bulundu... >> Filmin seslendirmesine nasıl hazırlandınız? Heyt beee... 6 ay arılarla yaşadım!.. Başarılı bir animasyon filmi, böyle yapımları orijinal seslendirmeleriyle seyretmekten hoşlanıyorum. Kendi dilimizde seyretmek de başka bir hadise tabii. İlk seslendirmem. Kendimi başarılı buldum. Okan’a laf yok >> Okan Bayülgen ve Mehmet Ali Erbil de Garfield ve Shrek’de seslendirme yaptı. Rekabet var mı? Evet onlar da çok güzel seslendirme yaptılar. Yok beee... Ne rekabeti ya... Rekabet yok. Ben çok yeniyim bu alemde, beni daha önce Toron Karacaoğlu konuşuyordu. >> Popüler isimlerin seslendirme yapmasını nasıl buluyorsunuz? Valla yani, ben çok eğlenceli buldum. Popüler isim olmamdan ziyade, bunu yapabileceğimi düşünmüşler. Filme katkısı olduysa, bununla mutlu olurum. >> Çizerliğini de biliyoruz. Animasyon filmi yapma projeniz var mı? Animasyon tecrübem yok ama çizimle ilgili, karakter yapma ile ilgili tecrübem var. Karakter çizmeyle ilgili planlarım var. 4-5 tane. Kendimi büyük bir karikatür figürü haline getireceğim. Gerçi zaten yıllardır karikatüristim de... >> AROG filmine animasyon katkısı olacak mı? ‘GORA’nın devamı niteliğindeki filmimiz, yontma taş devrinde geçiyor ve AROG adı da ilk filmin tersten okunuşundan geliyor. AROG’da bir takım mekanlar oluşturacağız. Belki ‘şip şak’ çarpıcı efektler olacak ama animasyon yok. >> Sağdan, soldan beklediğiniz teklifler var mı? Yazarlık, oyunculuk, yönetmenlik... Yönetmenliği kimsenin teklif edeceğini zannetmiyorum ama... Ballı bir cevap... >> Son bir soru: Filmin karşılığında ne kadar bal aldınız? Balın kilosuna göre bölüp çarpıp hesaplıyorum. Ballı bir cevap vereyim. Bu işlerde para yok arkadaşlar! Yo yo öyle değil... Tabii ki layıkıyla bir para verdiler. Benim prensibim; para için bir şey yapmamak ama para kazanmak! Bizim için maddiyat beşinci plandadır. Maksadımız vergi ödemek. Durun ben firmaya sorayım: “KDV, stopaj yattı mı?” Bir ‘arılık’ var bizde! >> Arılarla ilişkin var mı? Ailemin arı karakterleriyle ilişkileri iyidir. Abim “r”leri söyleyemiyor. Çocukken öğretmeni piyeste “arı” karakteri oynamasını istemiş, çok sevinmiş. “Anne öyetmen söyledi: “Piyeste ‘ayı’ olacağım!” diye zıp zıp zıplamış. Annem de, “Oğlum sen zayıf, kuru bir şeysin seni neden ‘ayı’ yaptılar ki!” deyince, “Anne öyle değil, ‘uçan ayı, uçan ayı’ bu” dediği zaman olay kopmuş. Bi ‘arılık’ var yani bizde! Uzun atlamacı değilim ki... >> İşinizde rakibiniz olduğunu düşünüyor musunuz? Benim yaptığım işi yapan kimse yok. Bir adam dahi olsaydı ona rakip olmazdım. Hani, Beyazıt’ı ekranın bir köşesine sonra Cem Yılmaz’ı öbür köşeye koyup bölüyorsunuz ya. Amerika’da 100’e mi bölsünler. Karşılaştırma iyi bir şey değil. Yani ben uzun atlamacı değilim ki. Hani böyle olsa atlayamazsam “Vay be Cem Yılmaz atlayamadı” diyebilirsiniz. Ustalara saygılıyım >> Eski tiyatrocular adınızı çok sık kullanıyor. Sizce sebebi ne? Bunu magazin dünyasındaki neşeye bağlıyorum. Bazen ekrana benim resmimin karşısına bir ustanın resmini koyup polemik yaptıkları zaman üzülüyorum. Ustalara saygım vardır. “Şunun hakkında ne düşünüyorsun” diye sordukları zaman herkes fikrini söylüyor. Gazetelerde benim hakkımda eleştiri yapan insanların hepsini takip ederim. Ama onların beni izlediklerini sanmıyorum. Mesleğimle ilgili reaksiyonumu seyirciden alıyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT