BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Korku tacirlerine fırsat vermemek...

Korku tacirlerine fırsat vermemek...

Kapatma davası ile ilgili olarak, yapılan kamuoyu yoklamalarını izliyor musunuz?!.



Kapatma davası ile ilgili olarak, yapılan kamuoyu yoklamalarını izliyor musunuz?!. AK Parti’nin kapatılmasına karşı çıkanların oranı, genellikle yüzde 70-75 mertebesinde... Yani her dört kişiden üçü, kapatılma davasını doğru bulmuyor. Elbette Anayasa Mahkemesi, kamuoyu yoklamalarına bakarak karar verecek değil. Ancak bu durum; davanın yol açtığı vicdani rahatsızlık konusunda da, bir fikir vermiyor mu? Hadi diyelim, yüzde 47’lik AK Parti yandaşları; aidiyet duygusuyla davaya karşı reaksiyon gösteriyor. Peki yüzde yetmiş ve üzerine tırmanan tepkiler neyi anlatıyor?! Şüphesiz, burada İktidar Partisinden ziyade, demokrasiye yönelen ciddi tehlike karşısındaki hassasiyet söz konusu. Türk halkındaki bu bilinç, demokrasi ve hukuk devleti için asli güvencedir... Bugüne kadarki demokrasi mücadelesinde; halkımız sağduyusuyla her defasında yapılan yanlışları düzeltti. Hiçbir zaman baskılara, tehditlere, sindirme ve korkutma teşebbüslerine boyun eğmedi. Yine eğmeyecek!.. Bundan kimsenin şüphesi olmasın. Korku tacirleri ortalıkta fink atıyor... “Anayasa değişikliğine gidilirse çok fena olur...” “Hatta darbe tehlikesi var...” türünden üfürmelerle AK Parti’ye karşı; (ölümü göstererek sıtmaya razı etme) yöntemini deniyorlar. Evvela şunu açıklıkla ifade edelim: Herhangi bir darbe teşebbüsü, Türkiye’yi karpuz gibi ortadan böler!.. Zaten ülkenin düşmanları da el ovuşturup böyle bir felaketi bekliyorlar. Türkiye için gerçek ve en büyük tehlike, bir darbe macerasıdır. Bunu aklımızın bir köşesine kazıyalım. Bu korkutma işine, maalesef MHP lideri Bahçeli de katılmış görünüyor... Diyor ki: “Anayasa’da yapılacak bir düzenleme, malum parti (DTP’yi kast ediyor) için bölücülüğün aracı olacak...” Sayın Bahçeli fena halde yanılıyor! Bugüne kadar yapılan parti kapatmaları, hangi meseleyi çözdü acaba? Hâli hazırda, MHP’ye yakışan ve kendisine puan kazandıracak olan duruş; demokrasi ve özgürlüklerden yana tavır koymaktır. MHP Yönetimi, yasakçı zihniyetle bir yere varılamayacağını; CHP’ye bakıp görmelidir... Eğer Bahçeli’nin iddia ettiği gibi, MHP, İktidar Partisi ile sandıkta hesaplaşmak istiyorsa; demokrasiye yönelik ve bütün partileri ilzam eden yargısal darbeyi bertaraf etmek için, Meclis’te iş birliği yapmalıdır. Fakat ne hikmetse, MHP bu davanın açılmasından sonra şiddetli şekilde, AK Parti’ye yüklenmeye başladı. Sebebini anlamakta zorluk çekiyoruz! Şahsen dünkü grup konuşmasında, Sayın Bahçeli’den demokrasi hesabına çok esaslı bir çıkış bekliyordum. Ama O, seçim meydanlarında ip atmasına benzer ironik bir yaklaşımla; “Alın genel başkanınız sizin olsun... Biz kendisini alıp da ne yapacağız!..” dedi. Bu repliklerin hiç kimseye faydası yok. İşin esasına gelelim: Memleketin daha fazla zarar görmemesi için; Anayasa değişikliği ve referandum dahil, gerekirse bir erken seçime dahi gidilerek; yargısal darbe teşebbüsü boşa çıkarılmalı ve demokrasinin işleyişi pekiştirilmelidir. Unutmayalım: Korkunun ecele faydası yoktur!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT