BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Fener bedel ödetti

Fener bedel ödetti

Chelsea-F.Bahçe eşleşmesinin sonrasında gerek televizyonların, gerekse radyoların fikir soruşturmasında şöyle bir klişe laf kullanmıştım: İki maçta toplam en fazla üç gol olur.



Chelsea-F.Bahçe eşleşmesinin sonrasında gerek televizyonların, gerekse radyoların fikir soruşturmasında şöyle bir klişe laf kullanmıştım: İki maçta toplam en fazla üç gol olur. Maçlar ağır çekim kontrollü, pozisyon fukaralığı ile geçer, kim ender pozisyonlardan ustalık üretirse turu geçer. İşte bu söylediklerimin senedi dün akşam ilk yarının tamamında iki takım tarafından imzalandı. Ama Chelsea’nin eleman ve oyun anlayışı farkıyla F.Bahçe’nin önünde oluşuyla... Topun arkasına tam takım olarak geçebilme özelliği, İngiliz futbolunun kademeler kurarak savunduğu gerçeğini ya da kuralını ilk 45’te çok iyi anlattı. Ama F.Bahçe’de aynı işin sık sık Alex ve Kezman eksikliği ile yapılışı, Ballack, Makalele, hatta kötü oynayan Lampard tarafından Chelsea’ye kolay top kullanılma şansı sundu. F.Bahçe, rakibin dar alanda kısa paslaşmalarına aynı kafayla tempo ayarlayarak kontrollü oynama adına cevap vermeye çalışınca, takım olma ve organizasyon zenginliği ile Chelsea’yi oyunun hakimi yaptı. Gol kaza golü idi. Ama Volkan’ın Drogba’yı maçı bitirmekten alı koyan kurtarışlarının sunduğu umutlarla soyunma odasına gidildi. Ya ikinci yarı... Sihirli bir değnek gerekirdi sanki. Ya da Chelsea’nin, F.Bahçe karşısında 1-0 öne geçmiş olmasını, büyüklük kompleksi ve rakibi küçük görme yanlışı ile birleştirip, oyunu oyalamaya yönelişi ile F.Bahçe’nin ayağa kalkışı... İkincisi oldu. Chelsea, çuvalla euro kazanan çok kıymetli (!) ayaklarını rakibi hafife alış yumuşaklığı ve yavaşlığı ile yavaş yavaş oyundan düştü. Tabii beraberlik golüne kadar kaleci Volkan’ın yaptığı müthiş kurtarışlar da F.Bahçe’yi gaza getiren Chelsea’ye, maçın bir türlü bitmeyeceğini anlatan F.Bahçe özelliği idi. Joe Cole ile Lampard’ın sıfır çekişleri, Drogba’nın artistik tavırları F.Bahçe’yi iyice oyuna çeken faktörlerdi. Uğur’la Kazım’ın değişikliği, Aurelio’nun harika pasıyla Kazım’a ilk golü attırınca, maçı kimin kazanacağı da ortaya çıktı. Sonra Kezman yerini Semih’e bırakınca, F.Bahçe rakip alana iyiden iyiye oturup daha organize ataklarla rakibinin üstüne gitmeye başladı. Ama ikinci gol böyle gelmedi de bir Deivid bombasıyla patladı. Maçın Semih oyuna girdikten sonraki bölümünü Zico bir kere daha seyretse, Semih oyuna girene kadar boşuna inat ettiğini umut ederim ki görür. Bu sonuç, tıpkı Sevilla galibiyeti gibi rövanş için tehlikelerle yüklü olsa da, bence dünkü Chelsea’yi izledikten sonra büyük umutdur. >> BENİM YILDIZIM Maçı bir türlü Chelsea tarafına imzalatmayan Volkan’la, yine müthiş oynayan Aurelio maçın yıldızlarıydılar.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT