BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Gerçek şudur ki...”

“Gerçek şudur ki...”

İmam-ı Şarani hazretleri buyurdu ki: Tasavvuf büyükleri, başlangıçta talebelerini paradan uzak tutarlardı. Para biriktirmesine mani olurlardı. Talebenin bütün ihtiyaçlarını kendileri karşılar, ona sadece verilen vazifelere çalışmak kalırdı.



İmam-ı Şarani hazretleri buyurdu ki: Tasavvuf büyükleri, başlangıçta talebelerini paradan uzak tutarlardı. Para biriktirmesine mani olurlardı. Talebenin bütün ihtiyaçlarını kendileri karşılar, ona sadece verilen vazifelere çalışmak kalırdı. Tasavvufta belli bir mertebeye ulaştıktan sonra, zaruri ihtiyaçları ve infak etmek yani dağıtmak için para biriktirmeye izin verilirdi. Bu kimsenin hâli, annesini emmekte olan bir bebeğin haline benzer. Çocuk biraz büyüyüp memeden ayrılma zamanı gelince, memenin ucuna acı bir şey sürerler. Bu suretle memeyi emmekten tiksindirilen çocuk, kendisi için artık zararlı olan sütten kesilmiş olur. Hattâ süt içmekten de hoşlanmaz olur. Tıpkı bunun gibi tasavvufta nihayete doğru ilerleyen mürid, dünya ihtiraslarından kesilmiş olur. Artık bu makamda onun, kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve Allah yolunda Allah’ın emrettiği yönde harcamak niyetiyle para biriktirmesi, bir noksanlık sayılmaz. Bilâkis onun kemalini ifade eder. İslam büyüklerinin bazılarının, dünyalıklardan; dünya malı yığmaktan men eden; bazılarının ise dünyalık biriktirmeyi tavsiye eden sözlerini, işte bu açıdan ele almak gerekir. İnsanın para harcamada bir ölçüsü olmazsa, her isteği için para harcarsa, her ihtiyacı karşılanırsa bir müddet sonra azar. Her istediğini alabilmek, israfa sürükler. Çünkü, israf hastalığına yakalanmanın sebeplerinin başında da, ihtiyaçsızlık geliyor. Kur’an-ı kerimde, “Gerçek şu ki, insan, ihtiyaçsız olunca, elbette azar!” buyuruluyor. İhtiyaçsız insan, tatminsizdir, huzursuzdur, bunlardan kurtulabilmek için su gibi para harcar. Harcadıkça daha çok huzursuz olur... Müslim el-Nahhât buyurdu ki: “Altın ve gümüş paralar ilk basıldığı zaman şeytan ikisini de alıp alnına koymuş, öpmüş ve: ‘Sizi seven benim kulum olmuştur’ demiş.” İbrahim Edhem hazreleri de buyurdu ki: “Hak yolunun isteklisi olan kimse, gönlünden dünya sevgisini atmadıkça ve din kardeşlerini kendisine takdim ve tercih etmedikçe, noksanlıktan kurtulamaz. Şu kadar var ki, kendisinin daha muhtaç olduğu durumlar müstesnadır.” Tel: 0 212 - 454 38 21 www.mehmetoruc.com e-mail: mehmet.oruc@tg.com.tr
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT