BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Beni meraklandırmak hoşuna mı gidiyor?..”

“Beni meraklandırmak hoşuna mı gidiyor?..”

O gün akşamı zor etti Serpil. Anne olmanın heyecanı ilk şaşkınlık geçtikten sonra kendini belli etmeye başlamış, hareketlerini bile ister istemez kısıtlamaya kalkışmıştı. Eğilmiyor, sert hareketler yapmıyordu. Yüreği yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu.



O gün akşamı zor etti Serpil. Anne olmanın heyecanı ilk şaşkınlık geçtikten sonra kendini belli etmeye başlamış, hareketlerini bile ister istemez kısıtlamaya kalkışmıştı. Eğilmiyor, sert hareketler yapmıyordu. Yüreği yerinden fırlayacakmış gibi atıyordu. Annesine de verecekti bu güzel haberi akşam. Annesine gitmeden önce Zafer’le bir yerde oturup konuşmayı planlıyordu. Bir kafeteryaya otururlar, hem karınlarını doyururlar hem de bu güzel haberi kocasına verirdi. Paydos saatine birkaç dakika kala ofisin kapısında göründü Zafer. Hemen yerinden kalktı Serpil, kocasının yanına geldi: - Hoş geldin, daha erken gelirsin sanmıştım ama... Eğilip karısının yanağına küçük bir öpücük konduran Zafer dudak büktü: - Çıkamadım hayatım. Trafik de kötü. Paydos saati gelmişti. Zafer başıyla diğer çalışanları selamlayıp karısıyla birlikte ayrıldı ofisten. Dışarıda ayaz başlamıştı. Serpil mantosunun yakalarını kaldırdı: - Önce bir yere gidip oturalım Zafer. Bir şeyler yiyelim. Hem de konuşalım. Zafer şaşkınlıkla baktı karısına: - Şükriye anneme gitmiyor muyuz hayatım? Orada yemeyecek miydik? Başını iki yana salladı genç kadın: - Yok, ben seninle baş başa yemek istiyorum. Yemekten sonra gideriz anneme, bakarız nasıl diye. Çayımızı orada içeriz. Anlaştık mı? Boynunu büktü Zafer: - Tamam canım sen nasıl istersen. Annem için randevu da aldım ben, cumartesi günü saat üçte. Önce Şükriye Annemi doktora götürürüz, oradan hep birlikte bizimkilere gideriz diye düşündüm. Serpil sıkıca girdi kocasının koluna: - İyi düşünmüşsün hayatım. Haydi ben çok açım, bir an önce gidelim bir yerlere. Biraz sonra Beşiktaş’ta bir kafeteryaya girmişler, yiyeceklerini sipariş etmişlerdi bile. Şükriye Hanım da Beşiktaş’ta oturuyordu. Yemekten sonra yürüyerek gideceklerdi onun evine Yemekleri geldikten sonra Zafer gözlerini kısarak baktı karısına: - Bir fevkaladelik var sende hayatım. Benimle konuşacağını söylemiştin, neler oluyor? Gülümsedi Serpil. Öne doğru eğildi: - Şimdi söyleyeceklerimi sakince dinleyeceksin, hiçbir şey söylemeden sonuna kadar. Tamam mı? Söz mü? Zafer’in gözleri bulutlandı, kaşları çatıldı: - Neler oluyor Serpil? Bu esrarengizlikler niye? Beni meraklandırmak hoşuna gidiyor değil mi? Ne olduğunu bir an önce söyleyecek misin, söylemeyecek misin? > DEVAMI YARIN
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 98631
    % 2.04
  • 5.7873
    % -2.43
  • 6.7061
    % -2.24
  • 7.6147
    % -1.16
  • 228.344
    % -0.72
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT