BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > bizimkiler...

bizimkiler...

Serdar telefonda adam asmaca oynayacak, soruyor; “-Kaç kontör gidiyor ki bu oyuna?...”



bizimkiler... Serdar telefonda adam asmaca oynayacak, soruyor; “-Kaç kontör gidiyor ki bu oyuna?...” xxx Saffet Abi, Fenerbahçe Chelsea-Fenerbahçe maçını seyrederken soruyor; “-Bu hakem Kayseri bölgesinden mi?...” xxx Cem federasyondan bülten istiyor; “-Eve mi mail atacaksınız, gazeteye mi?...” tebeşir tozu “-Geri dönebileceğin, sana ait olan, senin ait olduğun bir yer varsa yolculuk güzeldir...” (...Erzsebet) bizim ora... Altmış beş sene önce “Bizim Ora”ydı Hunut... “Hunut atına ot... Kendine dut... Git gerisini unut...” Unuttuk gardaş,unuttuk !... Zeynap bibi, Eşolu yengeye seslener: -Gız Eşoli Bacı hele bak tandurun üstünü açerler, ayaklarını küllere baserler... Bu civan devrilecekleri nasıl edim gız bacı...Oklavi ile kafalarına birer tane yapıştırim mi?... “-Bak hele çoktandır Hunut’un adı degişti Çamlıkaya oldu... Ama benim nüfus kağıdıma doğduğum yer canım gibi sevdiğim Hunut olarak yazılı....Ne mutlu bana...” (...Emekli Öğretmen İsmail Avcı’dan) tuzaktan kumanda (...NTV - Haydi Gel Bizimle Ol) ÇİĞDEM ANAD: Kadınlar sizi mutlu etti mi?... REHA MUHTAR: Mutlu olduysam, kadınlardan dolayı mutlu olmuşumdur... Mutsuz olduysam, kadınlardan dolayı mutsuz olmuşumdur... Bu kadar açık... Xxx (...TV - 8 - Ve Gool) SUNUCU: Baki’yi nasıl değerlendiriyorsunuz, çok tepki alıyor... VEDAT OKYAR: Son 50 yılda gördüğüm en kötü futbolcu bizim Erman Toroğlu’ydu... Ama Baki onu da geçti... SÖZ’ün gelimi Ayışığı!... Yetmedi... Sarıkız!... Evde kaldı... Mitingler!... Az geldi... 367!... Tutmadı... Ergenekon!... Olmadı... Olmazsa?... Yargı verip, bitirelim... Tutar mı?... Bilinmez... Vatandaş yer mi?... Yemez... Bu böyle gider mi?... Gitmez... Bu şarkı burada bitmez... (...Mustafa Koç / OkurYazar) itiraf reyonu... (...isim: tolga ağırbaş ...şehir: istanbul ...yaş: bilinmiyor) İşten geldim, yorgunum, eve gidip dinleneceğim... Merdivenlerde annemle karşılaştım, akrabalara gidiyolar babamla... Babam sonradan gidecek hesapta... Annem, “Anahtarı içerde unuttum, kapıyı açamadım seninkini ver bana” dedi... Verdim anahtarı eve girmeden üst kattaki komşuya gittim, fatura gelip gelmediğini sordum... İndim bizim kapıya vurdum “Tak tak” ses yok... Tekrar “Tak tak” gene ses yok... “Baba baba” ses yok... Dedim “Babam herhalde uyuya kaldı” elimi cebime attım anahtarı anneme verdiğimi hatırladım... İki dakika sonra telefon çaldı babam, “Oğlum ben annenleyim, karşıya geçeceğiz Maltepe’ye gidiyoz... Evi dağıtma, pencereleri kapa, yağmur gelirse elbiseleri içeri al” diyor... O gün geç saate kadar güvenlik kulübesinde 5 saat fazladan nöbet tuttum... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) hayata dair... Haset, kıskançlık, hırs, her çeşit açlık bir tutkudur... Sevme ise zorlama olmadan sadece özgür olunduğunda yaşanabilen, insan gücünü somutlayan bir eylemdir. Sevmek bir şeyin “İçinde olmaktır”, bir şeye “Kapılmak” değil... En genel biçimiyle sevmenin etkin yapısı, sevmenin almak değil öncelikle vermek olduğu biçiminde tanımlanabilir... Anne sevgisi şartsızdır, koruyucudur, sıcak bir sığınaktır... Şartsız olduğu için denetlenemez, ya da elde edilemez... Otomatlar sevemezler... Onlar sadece “Kişilik paketleri”ni birbirleriyle değiştirirler ve ucuza kapatma peşinde koşarlar... Sevmek kendini karşılıksız olarak adamak, sevgimizin sevilen kişide de sevgi oluşturacağı ümidini taşımak demektir... Sevgi bir inanç eylemidir... İnancı az olanın sevgisi de azdır... (...E.Fromm) Temel’in yeri Temel sigara içmeyeceğine dair Fadime’ye söz vermiş... Ertesi gün işten çıkmış; eve giderken tekel bayisinin önünden geçerken sigara almamak için kendini zor tutmuş... Biraz yürüdükten sonra ikinci tekel bayisini görmüş, daha bir zorlanmış... Üçüncünün önünden geçerken biraz durmuş, sonra devam etmiş, 10 metre gittikten sonra geri dönmüş... Kendi kendiyle gurur duyarak; “-Ula Temel; sen çok azimli bir insansın... Sözünde durduğun için gel sana bir sigara ısmarlayayım...” S.Ö.Z. der ki; “-Aşkta her zaman bir şamar atan, bir de yanağını uzatan vardır...” (...Elinin tersini gösterirken ettiği müthiş S.Ö.Z.leri) kritik “-Los Angeles’ta gece kulüplerinin önünde Tom Cruise, Angelina Jolie, Brat Pitt için falan paparazziler birikiyor... İnsan biraz rahatsız oluyor açıkçası... Çünkü alışınca ilgiye, alakaya, orada biraz zorlanıyorsun...” (...Kenan Doğulu) -Aşk hakkında ne biliyorsun?... “-Şairlerin uğrunda ölüneceğini iddia ettiğini biliyorum...” (...İn The Name O The King a Dungeon Siege Tale filminden)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT