BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 40 çeşit meyve suyu satıyorlar

40 çeşit meyve suyu satıyorlar

Tiyatro sanatçısı teyze ile ekonomist yeğenden müthiş tatlar... Güneş Berberoğlu ve Kezban Altın hazırladığı 40 çeşit meyve suyu ve sağlıklı yemeklerle müşterilerine hizmet sunuyor...



> GÜLTEKİN KAYA gultekin.kaya@tg.com.tr Güneş Berberoğlu ve Kezban Altın... Teyze ve yeğen iki girişimci, Nişantaşı’nda açtıkları minik ama sevgilerini vererek büyüttükleri kafelerinde sağlıklı yemeklerine, pozitif enerjilerini katarak konuklarını ağırlıyor... Onları bir müşteri gibi değil, adeta evlerine gelen bir misafir gibi ağırlıyorlar... ...Ve birer patron gibi değil; hem aşçı, hem garson, hem de komi gibi çalışıyorlar... “UYUMUYORSAM ÇALIŞIYORUM” Aynı zamanda tiyatro sanatçısı ve dizi oyuncusu olan Güneş Berberoğlu, “Her zaman en güzel lezzeti sunmak” diye hedeflerini anlatırken, “Mutfağımızdan çıkan lezzetleri müşterilerimizle paylaşmayı seviyorum. Ben aslında işkolik biriyim, uyuyorum. Uyumadığım her an çalışıyorum. Tiyatro, sinema, diziler ve eğitmenlik birbirleriyle bağlantılı işler. Ancak burası farklı ve burası da küçük bir tiyatro gibi. Her gün yeni bir gün, taze bir gün, her gün taze şeyler geliyor bize. Ustamızla birlikte çalışıyoruz. Yapılan lezzetlere ben de bir şeyler katıyorum. Burası benim oyun alanım aslında biz burada menü belirlerken ilk çıkış noktamız meyve suları idi. Ama meyve sularıyla sınırlı kalmadık işimiz gelişti. Yeğenim benim ortağım, o da benim gibi yemekçi ve lezzetçi bu gördüğünüz küçük yerde bir de baktık ki restoran menüsü çıkartıyoruz” diyor. “SEVGİYİ MARKA YAPACAĞIZ” Berberoğlu, küçük kafelerinin henüz bir ay önce açıldığını söylerken, bu süre içinde olumsuz hiçbir tepki almadıklarını ifade ediyor ve “Gelen müşterimiz daha sonra kendi arkadaşına misafir gidiyor gibi yemeğe veya kahve içmeye yeniden geliyor” diyor. “Gülen yüzümüz ve pozitif enerjimiz müşterilerimizi de mutlu ediyor, bizi de” diyen usta oyuncu, “Sağlıklı yemekler var bizde, yaptığınız işe her şeyinizi koymanız gerekiyor. Her şeyin içinde parmağınız olacak. Kalbiniz olacak ve çalışacaksınız. Bizim hedefimiz markalaşmak. Bizim hedefimiz var evet, ama önce çok çalışacağız, çok emek harcayacağız, çocuğumuz büyüyecek marka olacak” şeklinde konuşuyor. EKONOMİ MEZUNU, AMA GARSON Kezban Altın 28 yaşında ekonomi okumuş, Bilgi Üniversitesi’nde işletme mastırı yapıyor... Teyzesine aşık bir çocuk olarak büyüdüğünü söyleyen Kezban Altın, “Yıllardır ona; bir şeyler yapalım, bir yer açalım, birlikte çalışalım” derdim. Burası tamamen tesadüf oldu. Küçük demedik ve işe buradan başlayalım dedik... Küçükten başlayalım yavaş yavaş büyüyelim La Casa Cafe Restoran’ı zincir hale dönüştürelim istiyoruz” diye hikayelerini anlatıyor... “KADINLAR PASİF OLMAMALI” “Hanımlarımız hayallerinin peşinden gitsin” tavsiyesinde bulunan Kezban Altın, “Girişimci olsunlar ve asla korkmasınlar. Biz burayı açtığımızda kadın dostlarımız bize, ‘Biz de böyle bir yer açmayı çok istedik ama cesaret edemedik’ dediler. Bizler anneyiz, bizler bir çocuğu nasıl yetiştirebiliyorsak, bir iş yerini o şekilde çok güzel büyütüp geliştirebiliriz. Bir anne çocuk yetiştirebiliyorsa dünyanın en zor şeyini yapabiliyorlar demektir. Kadınlarımız isterse yapmayacağı hiçbir şey yoktur” diyor... GÜNEŞ BERBEROĞLU “-Müşterilerimiz bize sizden enerji almaya geldik diyorlar... Sohbet edip, dertleşiyoruz... Kocaman yüreklerimiz var o yüzden insanlar bundan mutlu oluyorlar... Biz müşterimizi sahiplendik, onlar da bizi sahiplendi... KEZBAN ALTIN “-Biz bu işe başlamadan önce kasalarca meyveleri aldık... Teyzemlerin evinde günlerce sıktık ve tattık... 40 çeşit meyve suyumuz var ama bin 500 çeşit çıkartabiliriz... Tüm ürünlerimiz günlük ve tazedir... UZMAN GÖRÜŞÜ Meme kanseri... “Yapılan araştırmalar, kadınların yüzde 10’undan fazlasının hayatlarının bir bölümünde meme kanseri ile karşılaştığını gösteriyor. Bir kadında meme kanseri gelişme riski, eğer birinci dereceden akrabalarından biri kanserli ise 3 kat artıyor, eğer birinci dereceden akrabalarından birden fazlası kanserli ise 10 katı risk taşıyor. Meme kanserinden ölümler tüm kanser ölümlerinin yüzde 6’sını oluşturuyor. Alınan gıda türü ile meme kanseri arasında ilişki var, liften zengin beslenme meme tümörü sıklığını azaltıyor, A vitamini alımı da kansere karşı anlamlı bir koruyucu etkiye sahip. Çalışan annenin rehberi Hepimiz çalışan bir anne olmanın zorluklarını biliyoruz fakat bu hayata küsmek anlamına gelmiyor. Bazı kolaylıklarla bunun üstesinden geleceğinize eminiz. Ne olursa olsun mutlaka not alın Bu noktada zamanlama yeteneğinizi devreye sokun. Hiçbir şeyi kafanıza yazmayın, yanınızda daima her ayrıntıyı not aldığınız küçük bir not defteri bulundurun. Günlük işleriniz, randevularınız, alışveriş listeniz hepsi bu defterde olsun. Dış görünüşünüzü ihmal etmeyin Anneliğin ilk yılları bir kadının kendine en az dikkat ettiği dönemdir. Fakat çalışmak niyetindeyseniz, yüzünüzde elma püresi artıklarıyla, saçınız başınız dağılmış bir halde ofise gidemezsiniz. O yüzden işe başlamadan birkaç gün önceyi tamamen kendinize ayırın ve tepeden tırnağa kişisel bakımınızı yaptırın. Gün içinde çocuğunuzla iletişim kurun Ofisteki işlere dalıp çocuğunuzu unutmayın. Gün içinde evi arayıp bakıcıyla konuşun, bebeğinize sesinizi duyurun, işyeriniz eve yakınsa öğle tatilinde eve uğrayın. Diğer çalışan annelerle bağlantı kurun Kaygılarınızı, sıkıntılarınızı diğer sizin gibi çalışan annelerle paylaşın. Bu davranış dünyada tek başınıza olmadığınızı ve sizin gibi kişiler olduğunu hatırlatacaktır. Eşinizden yardım istemekten çekinmeyin Bebeğinizin sorumluluğunu tek başınıza üstlenmeyin her şeyi eşinizle paylaşın. Ayrıca annenizden ve kayınvalidenizden de yardım isteyebilirsiniz. GÜNÜN YEMEĞİ Taneli Sebze Çorbası Malzemeler > 1 çay bardağı kırmızı mercimek > 1 adet küçük kereviz > 1 adet küçük havuç > 1 sap pırasa > 2 adet domates > 2 yemek kaşığı ince bulgur > 2 yemek kaşığı zeytinyağı > Tuz, karabiber, kuru nane HAZIRLANIŞI > Kereviz, havuç ve pırasayı ayıklayıp küp şeklinde doğrayın. Domatesleri rendeleyin. Zeytinyağını tencereye alıp sebzeleri biraz kavurun. Domatesi ekleyip, kırmızı mercimek ve bulguru ilave edin. Üzerine 4 su bardağı suyu boşaltıp, pişmeye bırakın. 20 dakika kısık ateşte pişirdikten sonra, tuz, karabiber ve kuru nane serpiştirip iyice karıştırın. Çorbanız servis için hazırdır. ...afiyet olsun... PÜF NOKTASI > Pişirdiğiniz sebzelerin renklerini kaybetmemesi için bir kesme şeker ya da limon suyu koyun... > Kızartma kokularının bütün eve yayılmaması için yağın içerisine bir iki dal maydanoz atın... > Parfümü bitmiş küçük parfüm şişelerini atmaya kıyamıyorsanız onları çamaşır dolabınıza koyun... SİZDEN GELENLER Hikâyeniz (...Saliha Yılmaz yolladı) Benim hikayem değil ama çok hoşuma gitti paylaşmak istedim... Bir üniversitede, profesör derse şöyle başlamış: “-Düşünün ki bugün dünyanın son günü... Yarın bu saatte her şey bitecek... Ne yapardınız?...” Tüm öğrencilerden birçok değişik cevap gelmiş: > İbadet eder günahlarımın affedilmesini dilerdim, > Tüm sevdiklerimle vedalaşırdım, > Ailemle zamanımı geçirirdim, > Anneme veya babama giderdim, > Arkadaşlarımla eski günlerdeki gibi basket oynardım, > Tüm sevdiğim yemekleri son bir defa yerdim. > Ormanda son defa dolaşırdım, > Güneşin doğuşunu ve batışını son defa seyrederdim. > Akşam yıldızları seyrederdim. > En sevdiğim yemeği hazırlar tüm sevdiklerimi akşam yemeğe davet ederdim. > Hayatta en çok gitmek istediğim yere gider orada ölümü beklerdim, > Üzdüklerimi arar özür dilerdim beni affetmesini isterdim vs... Hoca bütün hepsini tahtaya yazmış... Sonra gülerek; “-Çocuklar bunları yapmak için dünyanın son günü olması şart mı” diye sormuş... Mesajı aldınız sanırım... Mutfağınız (...Ceyda Yüce’nin tarifi) Milföylü Lokum (16 kişilik) Malzemeler: > 4 adet milföy hamuru... > 250 gram kuş lokumu... > 2 yemek kaşığı pudra şekeri... > Milföy hamurlarını kare olarak 4 parçaya bölüyoruz... Böldüğümüz her parçaya çatalı ortasına 3 kere sıralama olmak üzere batırıyoruz... (1 milföy hamurundan 4 adet çıkıyor)... Ortasına 2 veya 3 tane kuş lokumu koyup mantı kapatır gibi kapatıyoruz... (Biraz sıkı kapatmak gerekiyor kabarınca açılmaması için)... Hafif yağlanmış tepsiye koyup 170 derecede kızarana kadar pişirip fırından çıkınca sıcak olarak üzerlerine pudra şekeri serpiyoruz... Afiyet olsun... Albümünüz (...Ayşe Özcan’ın albümünden) TÜRKİYE HATIRASI MUSTAFA EMİR: Her zamane çocuğu gibi teknolojiye meraklı... Onun bir de kendinden birkaç yaş büyük abisi var... Ama belli ki patron Mustafa Emir... Mesajınız (...Behiye Sarıaslan Toprakkale) Her gün binlerce defa soruyorlar; “Sen insan değil misin?... Sevsene” diyorlar... Sevemem diyorum, anlamıyorlar... Bana sevgiyi anlatmaya çalışıyorlar... “Kalbin yok mu senin” diyorlar... Benim kalbim onunla gitti; Bunu bilmiyorlar... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT