BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ‘Oğlum camı aç’

‘Oğlum camı aç’

1997 yılında Türk siyaseti yine fırtınalı günler geçiriyordu. Onun kalbi neler kaldırmamıştı ki... Ama yoğun seyahatler yormuştu... Bir bahar sabahı hava alışık olmadığımız tarzda soğuktu ve Türkiye o acı haberle uyandı...



HATIRA “BABAM TÜRKEŞ” -3- Hazırlayan: Süleyman DEMİR suleyman.demir@tg.com.tr 11 YIL OLDU AYRILALI... AMA O HÂL MİLLETİMİZİN KALBİNDE YAŞIYOR... 1997 yılında Türk siyaseti yine fırtınalı günler geçiriyordu. Onun kalbi neler kaldırmamıştı ki... Ama yoğun seyahatler yormuştu... Bir bahar sabahı hava alışık olmadığımız tarzda soğuktu ve Türkiye o acı haberle uyandı... Alparslan Türkeş’in aile hayatıyla ilgili yazı dizimizin bu bölümünde Tuğrul Türkeş, 4 Nisan 1997 yılında vefat eden babasının son günlerinde yaşananları sizlerle paylaşıyor... Rahmetli anneler, babalar günü gibi günleri kutlamazdı. Onlar, şimdikinin pop kültürüdür, yeni tüketim trendi ile alakalı konulardır. Gerçek manada bizim kültürümüzün birer parçası değildir. Bayram günü, babamla birlikte namaza giderdik. Biz geldiğimizde annem kahvaltıyı hazırlardı. Kurbansa, kurban kesilirdi. Bütün aile, sıraya dizilir ki, ben de hâlâ bu geleneği sürdürüyorum. Annem dahil olmak üzere yaş sırasına göre herkes dizilir ve büyüklerin eli öpülerek, bayramlaşırdı. ANNEM ELİNİ ÖPERDİ Annem, babamın elini öperdi ama sadece bayramlarda. Bu bir gelenek. Aile ziyaretler önemliydi. Tatile gidilmezdi. Bize gelen misafir çocukları için önceden para bozdurulur ve harçlık verilirdi. Çok güzel anılar bunlar ve hâlâ özlüyorum. Hilton Oteli’ndeki bir nişana katıldı. Yemek yedi. Nişan taktı. Bir iki röportaj yaptı ve “gideyim” dedi. Arabaya bindirdik. Vedalaştık. Nenehatun’dan yukarı çıkarken rahatsızlanmış. Almanya’dan İstanbul’a, İstanbul’dan Ankara’ya, Ankara’dan Amasya’ya ve oradan da tekrar Ankara’ya gelerek nişan törenine katıldı. Önceden hiçbir rahatsızlığı yoktu. Yorgundu sadece. En yakın yer olduğu için Hoşdere’deki bir hastaneye kaldırmışlar. Bize haber verildi hemen taksiye binip gittik. Oradan da Bayındır Hastanesi’ne kaldırdık. İYİ Mİ BAŞBUĞUM? Rahmetli, arabadayken camı hiç açtırmazdı. Araba giderken, “Oğlum camı aç biraz” demiş. Şoför de buna şaşırmış ve camı biraz açmış. “İyi mi başbuğum” demiş ama ses yok. Arkaya dönen şoför, rahmetlinin kafasının yana düştüğünü görüyor. Anlamış durumu. Hemen hastaneye kaldırmışlar... BİTTİ Milli ve manevi değerlere hep öncelik veren rahmetli Türkeş, hac farizasında. Halkla iç içe bir ömür geçiren Alparslan Türkeş, Erzurum’da katıldığı bir kutlamada vatandaşlarla nevruz halayı çekerken... SELAM OLSUN! Türk milletinin bekası için hayatının son saniyesine kadar mücadele veren 20. asrın dev çınarı, geride milyonlarca vatansever bırakarak ebediyete intikal etti... NE DEDİLER... SADİ SOMUNCUOĞLU (Eski Bakan): Çevresine güven verdi Alparslan Türkeş, tarih şuuru içinde ve yüksek tarih bilgisine sahip bir değerli liderdi. Türk milletinin tarihine yakışan ve tarihi misyonuna uygun bir konuma getirilmesi için kendi değerlerine dayalı Türk milliyetçiliği dünya görüşünü temel yapmıştı. Batı milliyetçiliklerinde olduğu gibi ırkçı ve saldırgan karakteri yoktu. Bu kadar hükümet geldi geçti, kendi tarihi çizgisine dayalı, milletini yüceltme ülküsüne sahip nesiller yetiştireni olmadı. Türkeş, Türk milletine kendini vakfetmiş bir büyük dava adamıydı. Rahmetli çok sabırlı, anlayışlı, muhatabını sonuna kadar dinleyen ve en karmaşık meseleleri belli bir sadelik içinde çözüme götüren yetenekte idi. Onun için de birlikte olduğu arkadaşları ve arkasındaki kitleye büyük bir güven aşıladı. Bir de zannedilenin tam tersine parti yönetiminde demokrasi, tüm kurum ve kurallarıyla işletilmiştir. MUHARREM ŞEMSEK (Eski milletvekili): İktidara hep katkı yaptı Türkeş, yetişme dönemi itibariyle cumhuriyet nesli bir kişi olarak yetişmiştir. Merhum, döneminden önceki nesli, Türkiye’nin şartlarını ve dünyayı çok iyi okuyarak meselelere çözüm üretmiştir. Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi, Milliyetçi Hareket Partisi (MHP), Muhafazakar Parti, Milliyetçi Çalışma Partisi ve tekrar MHP çizgisinde Türk milletinin tarihi kabullerini, değerlerini, geçmişini, bugününü ve yarınını hesaba katarak politika üretmiştir. Tek taraflı politika yerine, toplumu kucaklama siyaseti gütmüştür. Türkeş, ister iktidarda veya iktidarın bir kanadından olsun ister muhalefette bulunsun, fikirleriyle, görüşleriyle, projeleriyle devlet yönetimine her zaman etki yapmış, çözüm üretmiştir. İktidar mensupları da bundan istifade etmişlerdir. Dolayısıyla bilge bir devlet adamı olarak her zaman ülke meselelerini önde tutmuştur. ŞEVKET BÜLENT YAHNİCİ (Eski milletvekili): Şaşmayan hırs ve azim Merhum başbuğumuz Alparslan Türkeş ile birlikteliğimiz 1968 yılından itibaren başlıyor. Neredeyse 30 yılı aşkın bir zaman zarfında kendisini tanıma fırsatım oldu. Türkeş’in en önemli özelliği inandığı davaya gösterdiği kararlılık ve inatçılık olduğunu düşünüyorum. Bu çok önemli bir özelliktir bu. 17 yaşında tanıdım ve son yıllarına kadar çok beraberdik, çok badireler atlattık, 12 Eylül darbesini gördük. Ve oy oranımız yüzde 1 olduğu zamanlar oldu ama onda şaşmayan bir hırs ve azim gördüm. Bizim düşünce camiamız içerisinde herkesle her daim en sıcak ilişkiler kurarak işi götürmeyi düşünmüştür. Diyebilirim ki, merhum Türkeş, herkesi ev ev ziyaret ede ede ilişkilerini yürütmüştür. Arkadaşlarının çocukları ve aileleriyle ilgilenecek kadar sağlıklı beşeri münasebetler kurarak ilişkileri yürütmüştür. NAMIK KEMAL ZEYBEK (Eski Bakan): O gerçek bir liderdi Bence şahsi özelliği itibariyle en belirgin özelliği yılmayan bir inatla gösterdiği azmiydi. İlerlemiş yaşına rağmen hiçbir zaman yolundan vazgeçmedi. Çok fikri açıdan en belirgin yönü Türklük ve Türk dünyası konularına gösterdiği ilgiydi. Bunu bütün hayatına yaydı. İlişkilerinde yumuşak, ilkelerinde sert biriydi. Biz onunla 80 öncesinde çok yakın çalıştık. 1965’te birlikte girdik Cumhuriyetçi Köylü Millet Partisi’ne. Ben onun isteğiyle ilk gençlik kolları başkanı oldum. 10 yıllık kaymakamlığım süresince de sürekli görüştük. Bir takım fikri, siyasi konularda tartışmalarımız olurdu. Ama tartışma yerinde kalırdı. Yine biz onun buyruğu altında çalışmayı sürdürürdük. Bu tür şeylere çok hoş görülüydü. Beşeri münasebetlerde son derece nazikti. Küçüklere, büyük gibi davranmasını, konuşmasını bilirdi. O gerçek bir liderdi.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92934
    % -0.38
  • 5.4048
    % -1.26
  • 6.1143
    % -1.26
  • 6.919
    % -2.63
  • 210.553
    % -1.07
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT