BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Çığ

Çığ

Herkese bir etiketin yapıştırıldığı ve bu etiketten kurtulmanın imkânsız olduğu ülkede, birtakım etiket grupları oluşturulmuş ve oluşturulmaya devam ediliyor. Nerdeyse her iki kişiden biri diğerinin ötekisi... Önyargılı, güvensiz, tahammülsüz, çatışmalı, inatçı ve sevgisiz...



Herkese bir etiketin yapıştırıldığı ve bu etiketten kurtulmanın imkânsız olduğu ülkede, birtakım etiket grupları oluşturulmuş ve oluşturulmaya devam ediliyor. Nerdeyse her iki kişiden biri diğerinin ötekisi... Önyargılı, güvensiz, tahammülsüz, çatışmalı, inatçı ve sevgisiz... Birbirlerine diyorlar ki; korkularınızdan kurtulun... Oysa korku, sayısız kisvelere bürünmüş halde, dağları bekliyor... Zirvelerde yüreğimizin derinliklerinde bembeyaz umutlarımız gibi birikmiş karlar... Üstünde korkuların gri bulutları... Dağların eteklerinde aşk meşalelerini yakıp birbirimize sokularak birlik ve sevda türküleri söyleyeceğimiz, çareyi birlikte arayacağımız yerde şeytan ıslıklarıyla korkularımızı şahlandırıyoruz. Tortu üzerine tortu biriktirdiğimiz ruhlarımız ağır, sıkıntılı; soluklarımız cehennem alevi sanki, dillerimiz çatal... Gönlümüz ‘Bir’lik sırrından uzak; konuşmalarımız hep ikilik üstüne... Birileri ortak kaderimizin üzerine şeytanın zarlarını atarak oynuyor. Olanca cehaletimiz, basiretsizliğimiz ve tedbirsizliğimizle bu oyunlarının piyonları olmaya rıza gösteriyoruz. Önce seve seve dilimizi terk ettik. Şimdi sökülüyoruz çorap sökülür gibi. Kurda kuşa yem olmak için sağa sola, oraya buraya dağılıyoruz. Hep birbirimizi kötülüyoruz, zehir akıtan dillerimizle birbirimizi tüketiyoruz. Dişlerimizle birbirimizi kemiriyoruz. Aşağılık sıfatlarla birbirimizi küçümsüyoruz. Kurt köpeklerine yem olmak için sürüden ayrılmaya çalışıyoruz. Çare değil, sürekli zulüm üretiyoruz. Karların üzerinde gri bulutlar giderek kararıyor. Akşam alacasında birbirimizi göremez ve tanıyamaz oluyoruz. Yürekler gittikçe daralıyor. Akşamın garipliğinde sabırlar tükeniyor. Biri dayanamayıp “Yeter!.. Yeter artık!” diye feryat koparacak. Çığ, olanca heybetiyle düşmeye başlayacak üzerimize... Çığlıklar! Korkuyoruz...Korku...Kork...Kor... *** Bir Kitap: NUH TUFANI Bazen bir bilim adamının merceğinde, bazen de din adamının kutsal kitabında aranan, bir zamanlar dünyada yaşanan büyük bir yıkımın öyküsü... Ergun Candan’ın Sınır Ötesi yayınları arasında çıkan bu kitabını ilgi ve ibretle okuyacaksınız.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT