BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Eskişehir’den ibret dersi!

Eskişehir’den ibret dersi!

Haftalığa biraz geç kalmış ama, mutlaka yazılması gereken bir konuyla girmek istedim...



Haftalığa biraz geç kalmış ama, mutlaka yazılması gereken bir konuyla girmek istedim... Bildiğiniz gibi Eskişehirspor’da, bundan birkaç maç önce Sergen abimiz ilk on birde olmadığını öğrenince, hocası Metin Diyadin’e, kendisini on sekize de almaması konusunda ricacıdan öte, “Yap” biçiminde yaklaştı. Bunun üzerine de Diyadin sert çıktı ama, yönetim Sergen’e sığınıp, hocayı gönderdi. Sonuç mu? Eskişehispor, liderlikten neredeyse play-off bile girememe tehlikesine düştü... Ve bu ders hâlâ alınamamış ki, bazı çok ulu yazar-çizer takımı “Sergen’i olsaydı, Beşiktaş şampiyon olurdu” diye yorum yaptı... Vah ki vah! Beşiktaş neden başarılı olamıyor, buradan anlaşılmıyor mu? >> Sadettin Saran’ın dikkatine! Radyospor, bu ülkede önemli bir boşluğu doldurdu... Ama ne var ki, 1 Nisan 2008 Salı akşamüstü saat 18.00 ile 19.00 arası dinlediğim bir program, spor medyası tarihinde, iddia ederim ki, eşine rastlanmamış çirkinlikte, hatta iğrenç idi... Sevgili Saran, bu programın kasetini mutlaka dinlemelidir... Ben, İstanbul lokantalarında makarnanın nasıl yapıldığını, kimlerin lokantalarda nasıl ağırlandığını, kimlerin hangi lokantalara gittiğini Radyospor’dan mı öğreneceğim? Kimlerin yönetimler dışında kalıp, intikam için neler söyleyeceğini mi dinleyeceğim? Ayıp yahu! >> Bravo Lincoln! G.Saray’ın Brezilyalısı Lincoln, Feldkamp valizlerini toplarken, “Siz bundan sonra beni görün. G.Saray’ı şampiyon yapacağım” demiş... Gazeteler böyle yazdı, televizyonlar böyle söyledi. Şayet doğruysa, G.Saray’a önümüzdeki sezon gelecek teknik direktöre duyurulur. Yeni teknik direktör, ya valizini hazır tutacak, ya da Lincoln’ün kafasından ayaklarına inecek emirlerle yaşayacak. Hale bakın!.. Acaba Lincoln G.Saray’da kalmalı mı, kalmamalı mı? >> Ne yaptın Efes? Bu ülkenin bir numaralı basketbol yuvası tabii ki, tartışmasız Efes’tir... Ve bu Efes, belki de tarihinde ilk defa play-off’a günler kala hocasını gönderdi. Haaa hoca başarılı mıydı? Hayır! O zaman göreve getirilirken, neden incelenmedi de, bir kupaya kanıldı? Hele hele bu yanlışı Efes yaparsa, tam yandık desenize... >> Şimdi Hasan Bey de mi gitsin? Hakan Sivriservi, -ki sağlam kaynaktan öğrendiğime göre Fenerbahçe kaybettiğinde ağlarmış - ve de Kuddusi Müftüoğlu geçen haftaya damgalarını vurdular... Ardından da Galatasaray ve Beşiktaş neredeyse ortak bildiri yayınladı. Fenerbahçe de bu federasyon seçildikten altı gün sonra Cüneyt Çakır’ın yönetimiyle ilgili aynı şeyi yapmıştı... Ne demiştim; “Bu senfoni bitmez”... Bu ülkeye başkan falan dayanmaz... İşte kanıtı... Hele hele iki hafta sonra acaba ne kıyametler kopacak... Sıkı durun! >> Bu ayıp kime ait? Futbol Federasyonu Başkanı Sayın Hasan Doğan’la, Beşiktaş Kulübü Başkanı Sayın Yıldırım Demirören’in, Fenerbahçe-Kayserispor maçı akşamı yaptıkları telefon görüşmesi, Vatan’da kelimesi kelimesine yayınlandı. Haberin imzası, elimizde büyüyen, günümüz sıkı spor yazarlarından birine ait... Ama bu mahremiyetin basına sergilenme ayıbı kime ait, işte bu çok önemli... Bunu ortaya çıkarırsak, çok problemi de haletmiş oluruz... >> Satılmış Kayseri! Fenerbahçe seyircisi, maç kötü gidince 75. dakikadan sonra bu sloganı attı. Bence tam tersine, alkışlamalıydı rakibini... Çünkü yarın Galatasaray’la da, Beşiktaş’la da oynayacak takımlar var... Keşke onlar da böyle oynayabilseler diye Kayserispor’a destek verseydi... Ama tersini yaptı... Ama ne yapsınlar ki, yöneticisi “Bunlar çok para almışlar, biz iki katını verirdik” diye yol gösteriyor (Basından)... Balık nereden mi kokar? Bilmem, sorun, öğrenin! >> MHK gümbür gümbür! Geçtiğimiz haftaki hakem facialarından sonra MHK bir bildiri yayınladı... Öf be, ne sert! Yapmayın, etmeyin... En azından İsmet Arzuman’a cevap verin... Görev vermediklerinizin yanlışlarını açıklayın... Bunu yapın ki, görev alacaklar titresin... Yoksa sizin cam da mı buzlu, Sevgili Oğuz Sarvan? >> Şapka! Fenerbahçe Bayan Basketbol Takımı’na bir kere daha şapka çıkarıyorum... Bence bu ülkenin sınırları içinde geçilmesi mümkün olmayan tek takımı, bu bayanların içinde bulunduğudur. >> Galatasaray’da bir ilk Meslekte 40 yılı neredeyse tamamladık... Aşağı yukarı 60 yıla yakındır da maç izliyoruz... Doğmadan önceki yılları da çok detaylı anlattılar... Yani futbolun içinde doğduk, büyüdük... Ama Galatasaray’da ilk defa ligin bitimine altı hafta kala böylesine bir teknik adam kaosu yaşandığını ne hatırlıyorum, ne de bana anlattılar... Şu andaki ekiple devam, bence en doğru karar. Şayet Galatasaray bu fotoğrafla şampiyon olup da, kupayı da kazanırsa, o zaman bu ülkeyle ilgili çok çarpıcı olacağını umduğum bir yazı yazacağım...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT