BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Adam olmayacak çocuklar...

Adam olmayacak çocuklar...

800 ilkokul 5. sınıf öğrencisine “Çocuk ve demokrasi” ilişkisini sorgulayan araştırma kapsamında çeşitli sorular sorulmuş.



800 ilkokul 5. sınıf öğrencisine “Çocuk ve demokrasi” ilişkisini sorgulayan araştırma kapsamında çeşitli sorular sorulmuş. Cevaplardan çıkan sonuç net: “Birtakım dogmalar çocuklara sorgusuz sualsiz ezberlettiriliyor, öğrencilerin bunlara inanarak yaşaması garanti edilmeye çalışılıyor. Kişiliğin geliştirilmesi yolunda hiçbir faaliyet yok.” *Çocuklar ailenin doğruları ile öğretmenlerin doğrusu arasında bocalıyor. *800 öğrenciden 350’si ‘ailemin söylediğini yaparım’ diyor. 100’ü, ‘aileme evet der, öğretmenimin söylediğini yaparım’ diyor. *Çocuklar mahallesinin muhtarını, şehrin belediye başkanını, milletvekilini tanımıyor. Bildikleri tek isim vali. *Her yıl tekrar tekrar ezberletilen bazı bilgileri hatırlayamıyorlar. (Meclisin ne zaman kurulduğu sorusuna 300 öğrenci doğru cevap vermiş.) Bu sorunun önemi şurada: Zorla dayatılan ve ezberletilen bilgiler bir işe yaramıyor. Prof. Kalaycıoğlu diyor ki: “Siyasi bilim açısından eğitim sistemlerini çok genel olarak ikiye ayırmak mümkün. -Doktrin ağırlıklı eğitim sistemleri -Demokrasinin iyi vatandaşını iyi yetiştirmeye çalışan eğitim sistemleri Birinci sistem genellikle totaliter rejimle yönetilen ülkelerde görülür. Birtakım dogmalar sorgusuz sualsiz ezberletilir. İkincisinde araştırmacı, tartışmacı kafalar yetiştirilir. Bizim sistem birinciye daha yatkın, problem bu. Çocuklukta ne derece demokrat bir eğitim verirsek, ileride demokrat bir yetişkine sahip oluruz düşüncesiyle yola çıkmıştık, karamsar bir tablo ile karşılaştık.” ELMA DERSEM ÇIK... İngiliz polis şefleri, Müslüman evlerine baskın yapan polislere, “Evi aramaya girerken ayakkabılarınızı çıkarın, ibadet ediyorlarsa bekleyin, namaz kıldıkları seccadelere basmayın, evde kadın varsa ve kapalı değilse yüzüne bakmamaya gayret edin, Müslüman eve köpekle baskın yapmayın” gibi talimatlar vermiş. Bir tarafından bakınca nezaket ve incelik gibi görünüyor ama bence işbilirlik. Bu beceriyi benzeri işlerimizde biz gösteremedik. Kimseyi anlamak gibi bir derdimiz olmadı. O neredeydi, camiye botla girebilmek için, “hırgür çıkmasın, acil hallerde botla da girilebileceğine dair bir fetva alın” demişlerdi. Sanki hayat dört işlemden ibaret.. Çarpın, toplayın, bölün, sonucu verin, herkesi sonuca uydurmak için uzunları kısaltın, kısaları çekip uzatın..İşin garibi matematiğe dayalı işleri de toplamasız çıkarmasız bölmesiz yapmaktan hoşlanıyoruz. Yani hesabı tutturamayınca adı “özel durum” oluyor.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT