BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Kıraat İmâmı” Esved bin Yezîd

“Kıraat İmâmı” Esved bin Yezîd

Tâbiinin meşhur kıraat imamlarından Esved bin Yezîd için Aişe-i Sıddıka vâlidemiz buyurdu ki: “Irak’ta benim nezdimde Esved’den daha kerem sahibi kimse yoktur...”



Esved bin Yezîd bin Kays en-Nehâî hazretleri, Tâbiinin meşhur kıraat imamlarındandır. Eshab-ı kiramdan birçoklarıyla görüşerek onlardan kıraat ilmini öğrendi. Hazret-i Ömer’in (radıyallahü anh) hilafeti zamanında daha çok genç iken hac vazifesi için Mekke-i Mükerreme’ye geldi ve burada Hazret-i Ömer’in sohbetinde bulundu... BEŞ BELDENİN MEŞHURLARI... Eshâb-ı kirâmın, kırâati ile meşhur olanlarından, Kur’ân-ı kerîmi okuyan ve ezberleyen ve kırâat ilminde “İmâm”lık derecesine yükselen Tâbiîn-i izâm, beş ayrı beldede meşhur olmuşlardır. Bunlardan; Saîd bin Müseyyib, Sâlim bin Utbe, Ömer bin Abdülazîz, Atâ bin Yesâr, Muâz bin Hâris, Abdurrahmân bin Hürmüz el-A’rec, Muhammed bin Müslim, Müslim bin Cündeb ve Zeyd bin Eslem, Medîne-i münevverede; Ubey bin Umeyr, Atâ bin Ebi Rebâh, Tâvus bin Keysân, İkrime, Mücâhid bin Cebr Mekke’de; Alkame bin Kays, Esved bin Yezîd, Abîde bin Amr, Amr bin Şurahbil, Hâris bin Kays, Said bin Cübeyr, Rebî bin Heysem, Amr bin Meymûn, Ebû Abdurrahmân Sülemî, İbrâhim Nehâî, Zirr bin Hubeyş Kûfe’de; Muâz, Câbir bin Zeyd Ebü’l-Âliyye, Nasr bin Âsım-ı Leysi, Yahyâ bin Ya’mer, Hasan-ı Basrî, Muhammed bin Sîrîn ve Katâde bin Diâme Basra’da; Mugîre bin Ebû Şihâb, Huleyd bin Sa’d Şam’da meşhurdular... Aişe-i Sıddıka vâlidemiz Esved bin Yezîd için “Irak’ta benim nezdimde Esved’den daha kerem sahibi kimse yoktur” buyurmuştur. Esved bin Yezîd’in namaza karşı gösterdiği hassasiyet tarif edilemeyecek kadar büyüktür. Haris en-Nehaî anlatıyor: “Esved’le beraber Mekke’ye yolculuk yaptık. Namaz vakti olunca ne halde olursa olsun, isterse sarp ve haşin bir yerde, isterse devesinin ayağının birisi yüksekte birisi alçakta olsun, hiç beklemeden hemen devesini çöktürür ve namazını kılardı!” İBRETLER VE NASİHATLER... Bu büyük “İmam”ın vefatında da çok büyük ibret ve nasihatler vardır... Hayatı boyunca günaha kapı aralamamış olan bu mübarek zat, vefat ederken ağlayıp sızlamaya başlıyor. Kendisine bu ağlamasının gereksiz olduğunu söyleyenlere karşı o şöyle buyuruyor: “Ağlamaya benden daha lâyık kim var? Ben ağlayıp sızlamayayım da kim ağlasın sızlasın! Allah’a yemin ederim ki, O, beni mağfiret etse de, istediğim şeylerden dolayı Allah’a karşı duyduğum utanç benim için çok büyüktür!..”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT