BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Şehitlerin kanı ve Chelsea gerçekleri

Şehitlerin kanı ve Chelsea gerçekleri

Sağ olsunlar; birçok okur ve izleyici, gerek e-mail, gerek SMS, gerekse bizzat telefonla arayıp, Fenerbahçe’nin elenişini bana bağladıklarını dile getirdiler...



Sağ olsunlar; birçok okur ve izleyici, gerek e-mail, gerek SMS, gerekse bizzat telefonla arayıp, Fenerbahçe’nin elenişini bana bağladıklarını dile getirdiler... İzleyici ve okur olarak herkesin görüşüne saygımız vardır... Herkes tek tip düşünemez... Zaten böyle olursa, yanlışlar, eksiklikler ortaya çıkarılamaz... Ama böylesine bir yargıya varılmasına da şaşırmamak, hayret etmemek mümkün değildir. Peki, bu düşünceye hangi argümanla taşınmışlar biliyor musunuz? Hemen açıklayayım; efendim, ben öteden beri Semih’in ilk on birde oynamasını yazıp söylüyormuşum, Zico da bunun etkisinde kalıp, Kezman’ı yedeğe çekmiş!.. Devam ediyorlar; “Semih, son dakikalarda oyuna girseydi, Fenerbahçe, Chelsea’yi elerdi...” “Senin cevabın ne oldu” diye soracak olursanız, önce Hıncal Uluç tarzı bir kahkaha, sonra da şu: “Ey vatandaş; madem Semih oyunun sonlarında sahada olmalıydı da, neden teknik direktörü tarafından 75. dakikada oyundan alındı? Öyle ya Semih karambollerden en iyi gol üreten oyuncu değil mi? Bitti mi? Hayır efendim... Sizin teknik direktörünüz, 1-0 yenikken, yanılmıyorsam 60. dakikada Kezman’ı oyuna alıp, maçı kurtarma adına çift uç adamına döndü mü? Döndü... Peki, o zaman maç hâlâ 1-0 aleyhine sürerken, neden Semih’i kenara alıp yeniden tek uç adamına döndü? Döndü mü? Döndü... Yoksa o arada Fenerbahçe bir gol atıp beraberliği sağladı da, biz mi bunu görmedik? Bence sizin teknik direktörünüz ne yaptığını pek bilmiyor... Zarları atıyor, genelde de cuk oturuyor... Ama bazen böyle gele de geliyor... Hatırlasanıza, AZ Alkmaar maçında da 2-0’dan maçı, tek bir oyuncu dahi değiştirmeyip 2-2’ye getirmiş, Semih’i de artı 92’de oyuna almıştı... O gün de gele atmıştı... Ama en iyi zar atan hoca olduğu asla yadsınamaz... Baksanıza; Kazım, Beşiktaş maçının en iyisi... Sonra ilk Chelsea maçında yedek ama, çıkıp golünü atıyor... Sonra Kayserispor’a karşı yedek... Chelsea rövanşında ilk on birde... Buna papatya falı bile denemez... Ne hoca ama değil mi? Bitti mi? Hayır... Teknik direktör maçtan sonra, Alman hakemin bütün tercih haklarını rakipten yana kullandığını söylüyor ama yenilginin sebebi olarak gösterilemeyeceğini de ekliyor... Böylece kaz, yanmaktan kurtuluyor...Ve tabii yabancı oyuncu meselesini de dile getiriyor... Eskiden “Sahibinin Sesi” diye bir gramofon markası vardı, bilir misiniz... Bitti mi? Hayır... Aziz Bey, yedi yıl önce Samsun’da yanına çok sıcak (!) yaklaştığı Gürcan Bilgiç’e yine yabancı meselesinden yakınmış... Doğru mu? Bakalım... Chelsea’de Terry, Ashley Cole, Lampard ve Joe Cole hangi ülkeden? Bu dört futbolcu İngiliz... Fenerbahçe’de Gökhan, Volkan ve Semih hangi ülkeden? Bu üç oyuncu Türk... Kim daha fazla yabancıyla oynamış? Sakın ola ki Kazım’ı saymayın... Baba İngiliz, anne Kıbrıslı, üstelik de Müslüman değil... Peki, gerçek ne? İki takım arasındaki oyuncu kalite farkı, oyun anlayışı farkı, maç stratejisi seçimi doğrusu... Pozisyonlar mı? İki Fenerbahçe’de, Uğur’un getirip, Gökhan’ın attığı yarım vole, ilk yarıdaki Alex-Semih paslaşması sonucu Semih’in soluyla auta giden top... Beş Chelsea’de; iki gol, direğe çarpan top ve de Drogba’nın ikinci yarıda üç pas seçimi yanlışı ile kaleci karşı karşıya kalacak arkadaşlarını pasla buluşturamaması... Chelsea’nin attığı ilk gol ve Drogba’nın frikiği bunların arasında yok... Şimdi bütün bunları alt alta toplayın... Şayet, Aziz Bey’in değindiği gibi iş, tesadüflere bırakılmak istenmiyorsa, iki kenar orta saha, bir çağdaş oyun kurucu, bir çağın tipi uç adamı ve hatta bir adet daha çağdaş ön libero şart... Hoca mı? Zara dayanmayan birisi... Zico da kalıp, şansıyla destek olsun... Az kalsın unutuyordum... Bir de, yayıncı kuruluş Star TV’ye, bir futbol maçına şehitlerimizin kanını taşımayacak spikerler...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT