BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Dava yakışmıyor

Dava yakışmıyor

AB Komisyonu Başkanı Barroso, “Kapatma davasına şaşırdım. Bu süreci demokratik ve istikrarlı bir ülkede görmek alışılmış değil. Avrupa standartlarının uygulanabildiğini görmek istiyoruz” dedi



AB Komisyonu Başkanı Barroso, “Kapatma davasına şaşırdım. Bu süreci demokratik ve istikrarlı bir ülkede görmek alışılmış değil. Avrupa standartlarının uygulanabildiğini görmek istiyoruz” dedi > Devlet ARIK - ANKARA (İHA) Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti hakkında açılan kapatma davasına karşı hazırlıkları devam eden Anayasa değişikliği konusunda, “Gerekirse böyle bir adım atılır ama gerekmezse hukuki süreç aynı şekilde devam edecektir” değerlendirmesini yaptı. AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso ise kapatma davası karşısında AK Parti’ye tam destek verdi. Barroso, “AB olarak böyle bir gelişmeye kayıtsız kalamayız” dedi. DAVAYA ÇOK ŞAŞIRDIM Başbakan Erdoğan, AB Komisyonu Başkanı Barroso ve AB’nin Genişlemeden Sorumlu üyesi Olli Rehn ile yaklaşık 1.5 saat süren bir görüşme gerçekleştirdi. Başbakanlık Merkez Bina’da gerçekleşen görüşmenin ardından Erdoğan ve Barroso ortak bir basın toplantısı düzenledi. Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını cevaplayan AB Komisyonu Başkanı Barroso, bir gazetecinin ‘ Kapatma davasıyla ilgili tepkiler geldi. Türkiye’ye gelişiniz de süreçle ilgili mesaj olarak algılandı. Kapatma davası açıldığında duygularınızı merak ediyorum. Şaşırdınız mı, bekliyor muydunuz? Laiklik bir din değildir demiştiniz. Niye böyle bir ifade kullanma gereği duyduğunuz’ yönündeki sorusu üzerine, Anayasa Mahkemesi’nde görülmekte olan davayla ilgili detaylarına ilişkin yorumda bulunamayacağını kaydetti. Bu konunun Türk toplumu için önemli olduğuna vurgu yapan Barroso, “Şu anda Türkiye aday ülke konumunda olduğu için, beraberce çalışırken, AB olarak böyle bir gelişmeye kayıtsız kalamayız” diye konuştu. Davanın detaylarına ilişkin yorum yapamayacağını, ancak Türk yetkililer ile AB Komisyonu’nda birlikte çalışma sorumluluklarının bulunduğunu dile getiren Barroso, “Avrupa standartlarının uygulanabildiğini görmek istiyoruz. Ümit ediyorum ki Anayasa Mahkemesi karar alırken, hukukun üstünlüğü ve AB standartlarına uygun hareket edecektir. Bu karar, Venedik Komisyonu’nun kararları çerçevesinde olacaktır. Bu dava açıldığında doğrusu şaşırdım. Böylesine bir süreci normal, demokratik ve istikrarlı bir ülkede görmek çok da alışılmış bir şey değil” şeklinde konuştu. DİNİ İNANCA SAYGI ŞART Barroso, laikliğin bir din olmadığı yönündeki sözlerine de açıklık getirerek, şunları söyledi: “Bu konuda kendi değerlerimizi ve AB’deki anlayışımızı paylaşabilirim. Laik kuralları uygulamanın farklı yolları ve modelleri vardır. Laikliğin dini yoktur, dememin sebebi şuydu. Dogmatik bir yapısı yok. Farklı yolları var. Kamu kurumları ile herhangi bir din arasında ayrım olması, bu ayrımın belirlenmesi lazım. Demokratik laiklik dediğimiz bu. Bir birey, kadın olsun, erkek olsun, bunu hissedilebilmeli. Toplumda bir din vardır. Din özgürlüğüne de, herhangi bir dinin özgürlüğüne ve herhangi bir dine mensup olmamasına da saygı gösterilmeli. Demokratik laiklik budur. AB’de biz bunu uyguluyoruz. Bu meselenin özünde bir bireyin bireysel haklarının saygıyla karşılanması gerekmektedir. Hem dini inançlara, hem de toplum içinde farklı dini inançlara saygı gösterilmiş olur. Hem de devletle toplum arasında sağlıklı ilişki kurmamız mümkün olacaktır. Karşılıklı ödün alanı oluşturulmalı.” 301 DEĞİŞİKLİĞİ ÖNEMLİ Bir gazetecinin ‘301. maddeden bahsettiniz. AB’nin mevcut taslak ile ilgili yorumu nedir?’ yönündeki sorusunu da cevaplayan Barroso, “Bizler için en önemli şey ifade özgürlüğünün tam olarak temin edilmesi. İfade özgürlüğü, basın özgürlüğü ve genel anlamda ifade özgürlüğü bu çok önemli. Taslağa yorumda bulunamam. Parlamenter sürece girmiş durumda. İlk okuma sürecinde doğru yönde gittiğini söyleyebilirim” dedi. Başbakan Erdoğan ise, ‘Parti kapatmalarını zorlaştıran Anayasa değişikliği hâlâ gündeminizde mi?’ yönündeki bir soru üzerine, “Arkadaşlarım çalışmalarını sürdürüyor. Pazartesi günkü MKYK’dan sonra genel başkan yardımcım gerekli açıklamaları yaptı. Süreç tüm yönleriyle ele alınmak suretiyle devam ediyor. Gerekirse böyle bir adım atılır, ama gerekmezse hukuki süreç aynı şekilde devam edecektir” değerlendirmesini yaptı. ‘İstikrar önemli’ Barroso, dün akşam Başbakan Erdoğan’ın onuruna verdiği yemekte, ziyaretinin Türkiye’de önemli siyasi gelişmelerin yaşandığı bir zamana denk geldiğine dikkat çekerek, “Ama ben inanıyorum ki bu siyasi tartışmadan Türkiye daha yükselen bir yapı ile çıkacaktır. Bu çerçevede ben bu sürecin siyasi diyalog yoluyla uzlaşmaya dayalı şekilde sürdürülmesinin önemini vurgulamak istiyorum. Türkiye’deki demokratik istikrarın ne kadar önemli olduğunu belirtmek istiyorum” diye konuştu. ‘Türban kişisel bir karardır’ > TBMM BÜROSU AB Komisyonu Başkanı Jose Manuel Barroso türbanla ilgili AB’nin bir standardı olmadığını belirterek “Bu her kişinin, her kadının kendi inancına göre alması gereken karardır” dedi. Barroso dün TBMM Genel Kurulu’nda milletvekillerine hitap etti. Barroso yaklaşık yarım saat süren konuşmasında Türkiye’nin laik, demokratik bir cumhuriyet olduğuna vurgu yaptı, Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ilişkilerin önemine değindi. Barroso, birliğe üye alınacak ülkelerin bütün kriterleri yerine getirmesi gerektiğine işaret ederek, “Bütün ülkeler için geçerli olan şudur: Adaylığa giden bir kısa yol yoktur” dedi. Barroso, komisyonun görevinin üyelik başvurusu olan ülkelerin kaydettikleri gelişmeleri değerlendirmek olduğunu söyledi. Türkiye’nin AB üyeliği yolunda idam cezasının kaldırılması, demokrasinin sivil askeri ilişkilerde gücünün artırılması, DGM’lerin kaldırılması, Kürtçe eğitim hakkı gibi birçok etkili düzenlemeyi gerçekleştirdiğini hatırlatan Barroso, ifade özgürlüğü gibi bazı alanlarda gelişme beklendiğini de vurguladı. Barroso, ifade özgürlüığü, sivil askeri ilişkilerde daha fazla demokratik prensiplerin vurgulanması, sendikal haklar gibi düzenlemelerin kendileri için anahtar önem taşıdığını dile getirdi. Barroso, Türk toplumu içindeki laiklik tartışmalarının öneminin farkında olduğunu da vurguladı ve farklı dönemlerde üyeliğe hazırlanan farklı ülkelerde de benzer tartışmaların yaşandığını hatırlattı. Her ülkenin kendine uygun çözümü bulduğunu belirten Barroso, “Ümit ediyorum Türkiye de aynı şeyi yapacaktır. Bu konuda AB’nin taraf almasını bir standart empoze etmesini beklemeyiniz. Aynı şey türbanla ilgili de gelişmektedir. Türbanla ilgili AB’nin bir standardı yoktur. Bu her kişinin her kadının kendi inancına göre alması gereken karardır. AB komisyonu olarak en son gelişmeleri dikkatle takip etmekteyiz. AB müzakere sürecinde bunu yapmak zaten bizim yükümlülüğümüzdür” diye konuştu. Barroso, başlatılan reform sürecinin devam etmesinden yana olduklarını da söyledi. PKK ŞÜPHESİZ TERÖR ÖRGÜTÜ Barroso konuşmasında Türkiye’nin karşı karşıya olduğu terör tehdidin farkında olduklarını belirterek, PKK’nın kendileri için bir terör örgütü olduğunun altını çizdi. Barroso, “Biz Türkiye ile beraber terör konusunda yan yana duruyoruz. PKK herhangi bir şüphe olmaksızın bir terör örgütüdür ve Avrupa Birliğinin terör listesinde yer almaktadır. Bizler teröre karşı ortak mücadelemize devam edeceğiz. Bunda bir yanlış anlama yoktur. Biz mücadeleye devam edeceğiz” diye konuştu. Barroso, Kıbrıs konusunda tarihi bir fırsat yakalandığını da belirterek Lefkoşa’daki duvarın Avrupa’yı bölen son duvar olduğunu söyledi. Baroso, Türkiye’nin kapsamlı bir çözüme ulaşma konusunda BM şemşiyesi altındaki çözümlere destek vereceğine olan inancının tam olduğunu da belirtti.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT