BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Üçlük çıktı, mertlik bozuldu...

Üçlük çıktı, mertlik bozuldu...

İki Türk takımının Avrupa’nın ikinci büyük basketbol kupasının yarı finaline giden yolda buluşması, hem sevindirici hem de biraz kahredici idi.



İki Türk takımının Avrupa’nın ikinci büyük basketbol kupasının yarı finaline giden yolda buluşması, hem sevindirici hem de biraz kahredici idi. Çünkü maçın sonunda illa da sevinecektik ama bir kayıpla da öte yandan kahrolacaktık. G.Saray’la Beşiktaş’ı bu buluşmalarından dolayı kutlarken, ligimizin lideri siyah-beyazlıların özellikle pota altı elemanlarıyla maça favori apoletli çıktığını belirtelim. Buna karşılık, G.Saray’ın Hüseyin dışında neredeyse tamamen atletik yapıya sahip çabuk elemanlardan kurulu oluşu da, bir “sinsi favorilik” imajıyla yüklüydü. Maç başlayıp bitene kadar Beşiktaş’ın sadece 46 saniye kala öne geçebildiğini önümüze koyarsak, hem kenar yönetimin, hem de yukarıda bahsettiğim G.Saray özelliklerinin öne çıktığını görürüz. Alan savunmasını hiç düşünmeden, tam bir batı basketbolu oynamaya gayret eden takımlarımız ne var ki, basketbolun kalitesinde vasatı geçemediler. Drobjnak, Nicevic ve Kaya’yla boyalı bölgede krallığını ilan etmesini beklediğim Beşiktaş’a karşı, kısalarıyla bile o bölgede direnen G.Saray’a şapka çıkarmamak mümkün değildi. Çok ciddi bir şut fukaralığı yaşayan taraflardan, bunu neredeyse rekora taşıyacak olan Cüneyt 8’de 1, yani son üçlüğü sayıya çevirirken, takımını da son 4’e taşıyordu. Apodaca, Dalmau ve özellikle Shumpert gibi uzak menzilli atış ustalarının sıkça karavana kullanması da G.Saray’ı maçın tamamında hep önde gitmesine sebep olan Beşiktaş zaafları oldu. Hüseyin’in henüz kıvam bulamaması, Johnsen’in de çok iyi başladığı maçı neredeyse berbat edecek hale dönüşü, iki takımda dikkat çeken hoşnutsuzluklardı. Eşleşmeler özellikle Sinan’la Dee Brown arasında olurken, müthiş görüntüler verdi ama Beşiktaş’ın diğer oyuncular arasındaki tercihlerinde sanki yanılgılar vardı. Tekrar ediyorum, asıl şaştığım Beşiktaş’ın pota altında beklediğim ciddi egemenliğinin, G.Saray’ın atletik kabiliyetli oyuncuları tarafından en aza indirgenmesiydi. Sonuçta; G.Saray’ı 4’lere yolladık, bizim ligin lideri Beşiktaş’ı geriye çektik. Bir kere daha vurgulamakta yarar var; üçlük atış uygulanmaya başladıktan sonra ne takımlar yandı, ne takımlar güldü. Yani, “Tüfek icat oldu, mertlik bozuldu” gibisinden... Yazımı noktalarken; sevgili Emir Turam’ın FIBA’daki görevi sebebiyle “off” oluşundan, bizim servisin komutanlarından Cahit tarafından bu maçın yorumu benim omuzlarına yüklendi. Allah’tan Saint Joseph’liyiz ya!..
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT