BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > tuzaktan kumanda

tuzaktan kumanda

(...NTV - Haydi Gel Bizimle Ol) ÇİĞDEM ANAD: Erkekler için böyle bir kriter yok. Mehmet Ali Birand’ın ne söylediği önemli...



tuzaktan kumanda (...NTV - Haydi Gel Bizimle Ol) ÇİĞDEM ANAD: Erkekler için böyle bir kriter yok. Mehmet Ali Birand’ın ne söylediği önemli... Kimse kaşıyla gözüyle uğraşmıyor... MEHMET ALİ BİRAND: Uğraşılacak yeri yok, onun için uğraşmıyorlar... sizinkiler... Geçen gün Alpaslan Uysal arkadaşım Türkiye Gazetesi’nin trajedisini sordu?... “Anlayamadım” dedim, meğer tirajını sorucakmış... Abdullah Abi sen de bekle; bir açığını yakaladım mı affetmem... (...Ömer Faruk Topçuoğlu’ndan) tebeşir tozu “-Yaşamımız önem verdiğimiz olaylara karşı sessiz kaldığımız gün son bulmaya başlar...” (...Martin Luther) bir yaş daha büyütenler Trabzon Merkez’deki camilerde dün ilginç ve bir o kadar da düşündürücü bir olay yaşandı... Öğle vakti geldiğinde camiye giden Müslümanlar ibadetlerini yapmak için ezanın okunması beklerken, camilerdeki mikrofonlar açıldı... Herkes minarelerden ezan sesi beklerken Zeki Müren’in sesinden, “Geçtiğim dikenli aşk yollarında, elimden bir kırık saz geldi geçti” şarkısını duyunca şok oldu... Merkezi sistemden kaynaklanan probleme halk büyük tepki gösterdi... bizimkiler... (...Bursa İHA’nın bizimkiler günlüğü) Halı saha maçı Chelsea-F.Bahçe maçı yüzünden Salı’dan Çarşamba’ya alındı... Aslında maçı Salı akşamı 20-21 arası yapmak isteyen İhsan Altıkardeş’e, Orhan Akın “Maç zaten 20.00’de başlıyor” dedi... Maçın 21.45’te başlayacağını bilen İhsan, “Yok abicim, o saatte Chelsea-F.Bahçe PAF takımı maçı var, gerçek maç 21.45’te” dedi... HHH Refik Fidan kanserle mücadele haberine gitti... Stand-up gibi olayı anlatan onkoloji doktoru, “Meme kanseri ameliyatı olanlar Safiye Ayla gibi gelip Marlyn Monroe gibi çıkıyorlar” örneğini verdi... Marlyn Monroe’nin nasıl yazılacağını bütün büroya sorup cevabını alan Refik, “Abi Safiye Ayla nasıl yazılıyordu” diye ikinci soruyu yöneltince büro ayaklandı. hayata dair... İnsanlar ne kadar mutlu olduklarını söyleseler de asla tatmin olamaz: Her zaman en güzel kadın ya da adamla olmayı, daha büyük bir ev almayı, arabamızı değiştirmeyi isteriz; hep elimizde olmayanı arzularız... Bu da aslında hayatta kalma dürtüsünün ince yansımalarından biridir... Çünkü herkes kendisini tamamıyla mutlu hissettiği an kimse daha farklı bir şey yapmaya kalkışmayacak ve dünyanın gelişimi duracaktır... ... Bu yüzden, hem fiziksel ortamda (yemek, içmek) hem de duygusal ortamda (hep elimizde olmayanı istemek) insanlığın evrimi tek bir önemli ve temel kuralı öğretir: Sürekli mutluluk olamaz... Mutluluk hep anlar içinde yaşanan bir duygu olarak kalacak, böylece asla koltuğumuza rahatça yerleşip hiçbir şey yapmadan dünyayı seyretmeyeceğiz... ... İyisi mi siz mutluluğu arama fikrinden vazgeçin ve bilinmeyen sular, yabancılar, riskli deneyler gibi daha ilginç şeylerin peşine düşün... Ancak bu şekilde insanlığımızı tam anlamıyla yaşayabilir ve birbiriyle barış içinde yaşayan daha uyumlu uygarlıklar için katkıda bulunabiliriz... Elbette her şeyin bir bedeli vardır, ama bu bedeli ödemeye değer... (...Paulo Coelho) tepkili vatandaş... Bir gazetenin geçen günkü sayfasında ve dün bütün gazetelerinde manşeti hayretle okudum... Türkiye’nin en büyük gazetelerinden biri, aynı zamanda “Türkiye Türklerindir” diyen bir gazetenin, güney ve doğu anadolunun bir kısmını bölerek haritasını yayınlaması beni son derece üzdü... Bu ülkeyi ne dışardakiler, ne içerdekiler, ne de içimizdeki dışardakiler bölemeyecek... (...Recep Bahadır) *** Ne hikmetse kırmızı ışıkta geçmek son zamanlarda sürücüler arasında özellikle moda oldu... Kısaca kırmızı ışıkta geçmemek suç, geçmek ise yasal haline geldi... Bu hatayı yapanlar da maalesef cahil kesim değil, okumuş kesim... Yeni trafik yasasını bekliyoruz, ama eskisini uyguluyormuyuz ki, yenisini bekleyelim... Uygulansa kırmızı ışıkta geçmeler bu kadar çoğalmazdı. Saygılarımla. (...Sedat Kır) Temel’in yeri Temel’le Dursun uçaktan atlayacakmış... 5 bin metreden kendilerini aşağı bırakmışlar, Dursun başlamış; -Açalım mı paraşütleri?... “-Bekle biraz... “ Bin metre kala Dursun yine sormuş; -Açalım mı paraşütleri?... “-Bekle biraz... “ 500 metre kala Dursun; -Açalım mı paraşütleri?... “-Bekle biraz... “ 100 metre kala Dursun son kez; -Açalım mı paraşütleri?... “-Ula amma meraklısın haa?... Ha şurası geldik zaten... “ S.Ö.Z. der ki; “-Mutluluğun para getirme ihtimali, paranın mutluluk getirme ihtimalinden fazladır...” (...Çıkmak zorunda kaldığı için birden ettiği müthiş S.Ö.Z.ler) kritik “-Erkekler dünyaya düz şekilde bakıyor, düz bir tabağa benziyor. Komplike varlıklar olan kadınlar ise derin bir çorba kasesi gibidir. Ben galiba erkeklere daha yakınım...” (...Irmak Ünal) FREDRİC MARCH: İnsan; yüzü kızaran, ya da yüzünün kızarması gereken tek hayvandır... (...Mark Twain’in maceraları)
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT