BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Demokrasi ve serap

Demokrasi ve serap

Son genel seçimden sonra yeni bir anayasa hazırlığı ile Türkiye’nin bir numaralı gündemi adeta anayasa ile ilgili tartışma ve görüşler idi.



Son genel seçimden sonra yeni bir anayasa hazırlığı ile Türkiye’nin bir numaralı gündemi adeta anayasa ile ilgili tartışma ve görüşler idi. Türkiye’de demokrasinin gelişmesini yani gerçek bir demokratik ülke olmasını istemeyen oligarşik elit imtiyazlı ve refah seviyesi çok yüksek zümre bunu önlediler. Yalnız anayasa değil Türkiye’nin ekonomik, sosyal ve hayati meseleleri de adeta unutturuldu. Demokrasi elbette özenilen bir ortamdır. Maalesef 70’e varan İslam ülke ve toplulukları içinde gerçek anlamda demokrasiye sahip bir İslam ülkesine rastlamak mümkün değildir. Dünya ülkeleri içinde gerçek demokrat 21 ülke içinde Türkiye dahil hiçbir İslam ülkesi yoktur. Türkiye dahil İslam ülke halklarının demokrasiyi istemediğini söylemek son derece haksızlık olur. Gallup kamuoyu araştırma şirketinin 6 yılda 43 İslam ülkesinde 50 bin Müslüman ile yüzyüze yaptığı araştarmada 1 milyar 300 milyon Müslümanın yüzde 93’ü terörü tasvip etmiyor. Ve Batının demokrasi ve insan haklarına gıpta ediyor. Ve demokrasiye düşman değil (ama istisnalar hariç) İslam ülke yöneticileri menfaatleri gereği demokrasiye ve insan haklarına düşmandırlar. İslam ülkelerinin (istisnalar dışında) bürokrat ve aydınları, uluslararası şirketlerle ülkenin yerüstü ve bilhassa yeraltı servetlerini soyarak, bu sömürünün devamı için demokrasiyi boğmaktadırlar. Demokrasi olunca ülke meseleleri açıkça tartışılır. Yolsuzluklar ise açığa çıkar. Bu ise İslam ülke bürokrat, aydın ve bazı kuruluşların (istisnalar hariç) menfaat çarkını tahrip eder. Bu menfaat odakları bazı mefhumların arkasına gizlenerek ve bunları kalkan ederek sömürülerini devam ettirirler. Bunların nazarında bazı mefhumların asla kıymeti yoktur. Tehlikede olan bu mefhumlar değildir. Asıl tehlike bu kişi ve kuruluşların menfaatıdır. Demokrasinin kısaca manası (halk hükümeti) demektir. Demokraside çoğunluk hürriyet ve eşitlik üç önemli unsurdur. İktidar kaynağı anayasal kuruluşlar, tayin ile makam sahibi olanlar değildir. İktidarın tek ve asıl kaynağı halktır. (Yani seçme hakkına sahip fertlerdir) İktidarlar halkın mutluluğunu, huzurunu, güvenliğini, insan haklarını ve hürriyetini sağladığı müddetçe meşrudur. İslam ülkelerinin tamamına yakınında hiçbir zaman gerçek demokrasi olmamıştır. (İstisnalar hariç) Elbette beşere dayanan demokrasinin de zaafları ve eksiklikleri vardır. Referandum, halkın vetosu, kanun teklifi, medya, baskı grupları ve bilhassa hür seçimlerle mahzurları giderilmektedir. İslam ülkelerinin çoğunun demokrasi özlemi serap’a dönüşmüştür.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95421
    % 0.25
  • 5.7665
    % -0.71
  • 6.564
    % -0.79
  • 7.3376
    % -0.87
  • 264.747
    % -0.13
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT