BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > İncir çekirdeğini dolduralım mı?

İncir çekirdeğini dolduralım mı?

“Kupür derlemesiyle parti kapatma” garabeti ülkenin tepesine bir çöktü, pir çöktü. Statüko muhafızlarının etekleri sevinçten zil çalarken, “bu ülkede bir gün gerçek demokrasi olur da ben görebilir miyim bilmiyorum” diyenler bir kez daha boyunlarını büktüler.



“Kupür derlemesiyle parti kapatma” garabeti ülkenin tepesine bir çöktü, pir çöktü. Statüko muhafızlarının etekleri sevinçten zil çalarken, “bu ülkede bir gün gerçek demokrasi olur da ben görebilir miyim bilmiyorum” diyenler bir kez daha boyunlarını büktüler. Oysa hayat tüm sahiciliğiyle akıp gidiyor. “Vatan elden gidiyor, kuşatma altındayız, ulusal birliğimiz tehdit altında” diye bağıran, sayıca az ama sesleri gür “zinde ve uyanık bekciler”in şamatası ortalığı kaplayınca biz “alelade” insanların gündelik hayat öncelikleri de unutuluyor. Ülkenin maruz kaldığı tehlike(!)leri idrak edemediğimiz için, başka şeyleri dert edinebiliyoruz. “Trafik ne olacak, özel hastaneler sigorta kapsamında kalacak mı, şehirlerde kapkaç biter mi” gibi “basit” konularla dertleniyoruz. *** Bir haber okudum hafta içinde. İzmir’de bir taksici, sevgilisini başka bir adamla sokakta görünce bagajından çıkardığı tüfekle vurmak istemiş. Taksicinin gasp suçundan arandığı da ortaya çıkmış daha sonra. Adam taksici ama bagajında tüfek var, üstelik gasptan aranıyor. Bir metropolde, yoldan çevirip binilen bir taksinin bagajında ateşlenmeye hazır bir silah, şoförü de gaspçı... İşte büyük kentlerde her an burun buruna yaşadığımız tehlikelere bir örnek. *** Bu ülkenin insanlarının esas dertleri bunlar... Daha kaliteli ve güvenli bir yaşam için ülkenin okumuşunun da yöneteninin de kafa yorması gereken buna benzer yığınla mesele var. Ama biz hâlâ demokrasi, özgürlük gibi temel hakların eksikliğini konuşmak zorunda kalıyoruz. “Sözkonusu vatansa gerisi teferruattır” sözünün arkasına sığınıp hayali düşmanlarla, evhamlarla boğuşanlar, hayatın en içinden sahici meselelerle yüzleşebilseler daha iyi olmaz mı? Bu ülkenin büyük çoğunluğu “aba altından sopa gösteren bürokrattan, sürekli mesaj veren hukukukçudan, evham pompalayan siyasetçiden, küçümseyen elitten” bıktı...gerçekten bıktı. Hayatın sahici dertlerini düşünmek, basit ama etkileyen ayrıntıları önemsemek istiyor insanlar. Teferruatmış... Hangi teferruat!
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT