BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Huzûra kavuşmak için...

Huzûra kavuşmak için...

Huzûr, parayla, malla, mülkle olmaz. Ölümü hatırlamakla, yüzünü âhirete çevirmekle daha doğrusu Allah demekle olur. Günah işlenmeyen yerde huzûr vardır. Günah işlenirse, huzûrsuzluk başlar...



Aklı olan herkes, dünyada rahat ve huzûr içinde yaşamak, âhirette de, azaptan kurtulup, sonsuz nimetlere kavuşmak ister. Dünyada rahata ve âhirette de sonsuz iyiliklere kavuşmak için, sâlih Müslüman olmak lâzımdır. Sâlih Müslüman olmak için de, din bilgilerini ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından öğrenmek gerekir. Cahil olan bir kimse, sâlih değil, Müslüman bile olamaz yani îmânını koruyamaz. Allahü teâlâ, dünyâda bütün insanlara acıyor. Faydalı, lüzûmlu şeyleri herkese gönderiyor. Zararlardan korunmak, saâdete, huzûra kavuşmak için de yol gösteriyor. Saâdete, huzûra kavuşmak için, iki şey lâzımdır: Birincisi, doğru ilim ve îmân sâhibi olmaktır. Bu da, fen derslerini ve Muhammed aleyhisselâmın hayâtını, ahlâkını öğrenmekle ele geçer. İkincisi, iyi huylu, iyi hareketli insan olmaktır. Bu ise, fıkıh ve ahlâk ilimlerini öğrenmek ve bunlara uymakla olur. Bu ikisini elde eden kimse, Allahü teâlânın rızâsına, sevgisine kavuşur, huzûrlu olur. SAADETE KAVUŞMAK İSTEYEN... Dünyâda ve âhirette saâdete, huzûra kavuşmak, râhat ve neşeli yaşamak için Müslümân olmak lâzımdır. Râhata, saâdete, huzûra kavuşmak için, Müslümân olduğunu söylemek, Müslümân görünmek yetişmez. Müslümânlığı iyi öğrenmek ve emirlere, yasaklara uymak lâzımdır. İmrân sûresinin 31. âyetinde meâlen; (Allahü teâlâyı seviyorsanız, bana tâbi olunuz! Bana uyanları Allah sever!) buyuruldu. Allahü teâlâ, Habîbine böyle demesini emir buyurmaktadır. Saâdete kavuşmak isteyen kimse, bütün âdetlerini, ibâdetlerini ve alışverişlerini Resûlullah efendimiz gibi yapmaya çalışmalıdır. Bu dünyâda, bir kimsenin sevdiğine benzemeye çalışanlar, bu kimseye sevimli ve güzel görünürler. Bu kimse, onları da çok sever, beğenir. Bunun gibi, sevgiliyi sevenler, her zamân sevilir. Sevgilinin düşmanları, sevenin de düşmanları olur. Bundan dolayı, görünen ve görünmeyen bütün iyilikler, bütün üstünlükler, ancak o yüce Peygamberi sevmekle ele geçebilir. Yükselebilmenin, ilerlemenin ve huzûrlu olmanın ölçüsü, bu sevgidir. Zira Allahü teâlâ, tâatleri, ibâdetleri, saâdete, huzûra ve yüksek derecelere kavuşmak için vesîle kılmıştır. İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki: “Ebedî saâdete kavuşmak isteyen, Muhammed aleyhisselâma uymalıdır. Ona uymakla şereflenmek için, dünyâyı büsbütün bırakmak lâzım değildir. Farz olan zekât verilince dünyâ terk edilmiş sayılır. Dünyâ malını zarardan kurtarmanın ilâcı, bunun zekâtını vermektir. Malın hepsini vermek dahâ iyi ise de, zekâtını ayırıp vermek de, hepsini vermek gibi olur.” Dünyâda ve âhirette saâdete, huzûra kavuşmak isteyen, Ehl-i sünnet âlimlerinin kitâplarını okumalı ve buna göre amel etmeli, uzuvlarının günâh işlemelerine mâni olmalıdır. Günâh işlememek, kalbinde meleke, tabîat, hâlini almalıdır. Bunu başarabilen kimseye sâlih denir. Huzursuzluğun kaynağı ikidir: Birincisi bilmemek yani kendisine lâzım olan ilmihâl, fıkıh bilgilerini okumamak, öğrenmemektir. İkincisi ise, bu okuduklarını, öğrendiklerini, bildiklerini tatbik etmemektir. BOL BOL DUA ALMALI... Büyüklere hürmet, küçüklere şefkat göstermek, dinimizin emridir. Büyükleri inciten, saygısızlık yapan, mutlaka sıkıntı çeker. Büyüklere hürmet eden, saygı gösteren ve bol duâ alan da, huzûrlu olmuştur. Netice olarak huzûr, parayla, malla, mülkle olmaz. Ölümü hatırlamakla, yüzünü âhirete çevirmekle daha doğrusu Allah demekle olur. Günah işlenmeyen yerde huzûr vardır. Günah işlenirse, huzûrsuzluk başlar. Zira günahlar, kalbi sıkar. Allahü teâlâyı zikretmek, hatırlamak yani ibâdetle meşgul olmak, insana ferahlık verir, günahlara karşı da soğukluk getirir. Bir Müslüman, günah işlemese Cennet nimetleri başlar. Ölümü hatırlamak, huzûr ve saâdetin kaynağıdır ve ömrü uzatır. Ölümü unutmak ise, huzûrsuzluğun kaynağıdır ve ömrü kısaltır. Bu sebeple insan, şu an, son an demeli, ona göre çalışmalı ve yaşamalıdır. Kısacası, İslâmiyyetin bildirdiği güzel ahlâka sarılan, bunları uygulayan, râhata, huzûra kavuşur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95421
    % 0.25
  • 5.7665
    % -0.71
  • 6.564
    % -0.79
  • 7.3376
    % -0.87
  • 264.747
    % -0.13
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT