BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sakin denizde herkes kaptan kesilir

Sakin denizde herkes kaptan kesilir

Chelsea maçında Abramoviç’in koskoca Chelsea’sinin 20 dakikaya yakın Drogba’yı da geri getirip 11 kişiyle kapanması. Dünya gözüyle bunu gördüm ya, gam yemem artık. Dönüşündeki maçta ise Kayserispor’un ahı tuttu diyorum. Halis Özkahya bile penaltı uydurdu ama ilahi gücün adaleti maçı berabere yapıverdi. Üstelik uzatmanın uzatmasında. Tıpkı Kayseri maçının uzatmasının cabasındaki gibi...



F.Bahçe’nin fotoğrafında doğrular ve yanlışlar, hatalar ve başarılar çok fazla yan yana gelmeye başladı. Chelsea maçının geniş bir bölümünde dünyanın en zorlu liglerinden birinin kralına kafa tutabilen, zaman zaman da sahayı rakibine dar edebilen bir takımımızın verdiği “dimdik” görüntüyle döndük ligimize. Ancak orada iki, hatta üç forvete çıkabilen Zico, burada nedense tek forvette ısrar ediyor, onu da değiştirerek kullanmayı tercih ediyor. Londra’da Semih ve Kezman’ı yan yana getirebildiği gibi Kazım’ı da oyunda tuttu ve yanlarına bir de Uğur Boral atabildi. Bu kocaman cesaretin ardından Ankara deplasmanında daha yüreksiz, daha çapsız bir hoca görünümüne bürünüverdi birden. Sonra “garanti penaltıcısı” dururken, “problem çocuk” topun başına geçiverdi ve ne kaptandan, ne de hocadan bir müdahale gelmedi. Gelemedi... Koca Chelsea fantastiğini oluşturan takım, Şampiyonlar Ligi’nde muhteşem izler bırakan takım, Ankara’da çok kritik bir penaltıyı halı saha ciddiyetinde; ya da daha doğrusu ciddiyetsizliğinde, dağlara taşlara attı. Üstelik penaltı kararı da yeni bir hakem tavrı sorgulamasını beraberinde getirmedi değil. Hakemden yardım alıp da kazanamamak fotoğrafı bulandıran şey işte... Chelsea önünde cesaret, kişilik, hocalığın tüm unsurları var... Ankara’da uyumsuzluk, disiplinsizlik ve de korkaklık dibine kadar... Orada Levitra yutmuş gibi karşı konulamaz bir cevval oyun, önüne geleni deviren bir performans, üç gün sonra itişen ve kakışan ve hakemi zorlama alışkanlığından vazgeçemeyen bir durum. Orada en büyük performans artırıcı Levitra mahareti, burada uyuşturucu almış gibi bir mücadelesizlik... Türkiye’de Avrupa’dan daha ciddi olmaları gerekirken, “nasılsa iter kakarım, nasılsa biri atar, atamazsam hakem çözer işi” gibi bir müdanadır bana ters gelen. Lugano’yu Mehmet Yılmaz Drogba’dan daha fazla mı zorladı ve tehdit etti ki; benim garibimi dövmeye kalkarken Uruguaylı, Fildişi Sahili’nin krosuna karşı çok daha saygılı oynamayı seçti? Hayır maç seçti... Hakem seçti... İşte budur fotoğrafı bulandıran ve sakin denizin kaptanı olan Alex ve Zico’yu bunaltan... >> Ölüm birleştirdi onları.. Galatasaraylı yüzücü genç kızımız Merve Terzioğlu, Amerika’da bir trafik kazası sonucu hayatını kaybetti. Pırıl pırıl bir genç kızdı ve rekortmendi. Cenaze töreni geçen salı günü yapıldı. Ama nasıl ve nerede?.. Merve için tören F.Bahçe’nin yarımadasındaki G.Saray Camiinde yapıldı. Ardından F.Bahçe Camiinde cenaze namazı kılındı. Sonra da Beşiktaş’ın Ümraniye Tesisleri’nin oradaki mezarlıkta toprağa verildi. Ölümün hayırlısı oluyormuş demek ki.. >> S-ÖZ İki cins hürriyet vardır. Biri; bir insanın istediği her şeyi yapmakta hür olmasıdır. Diğeri ise bir insanın yapmaya mecbur olduğu şeyleri yapmakta hür olmasıdır. (Charles Kinley) >> Tek kelimeyle bravo!.. Cumhurbaşkanlığı Bisiklet Turu muhteşem bir başlangıç yaptı. Bu işlere çok düşkün olan Gençlik Spor Genel Müdürü Mehmet Atalay dostumun ne kadar mutlu olduğunu kestirebiliyorum. Hayaliydi bu... Üstelik TRT’nin muhteşem bir yayını tüm teknik desteğini seferber ederek ve deneyimlerinin tümünü dökerek bir ders niteliğinde yayınlamakta olduğunu izledim ve gurur duydum, o mektepte geçen yıllarımdan ve gençliğimden. Levent Özçelik muhteşem bir anlatım ile olayı süsleyince nasıl bir zevk aldığımı anlatamam. Tarihi doku ile yarışmanın harmanı olağanüstü başarılıydı... Bravo... Bu mudur? Budur! >> Avcıdır avlanan G.Saray hoca avına çıktı ve avlandı. Yahu kimdir bu Luis Van Gaal? Elinde defteri ile maç izleyen bir istatistikçidir ve son çift kalenin en iyisini sahaya koyar. Oyuncunun ruhundan, hele bizim gibi Akdenizlilerin insan malzemesinden hiç anlamaz. Zaten o nedenle İspanya arkasından teneke çalarak gönderdi onu. Zaccheroni kimdir? İşsizin teki. Eğer “casting” listelerinden sürpriz bir isim çıkaramazlarsa Abdullah Avcı’yı çok ararlar. Bir daha da bulamazlar. >> POST-İT Bir hemzemin kenarındaki levha: “Bu hemzemin geçitten 14 dakikada bir tren geçer. Aracınız ister rayların üstünde olsun, ister olmasın.” Bu ligin zirvesinden dört hafta boyunca her hafta bir tren geçecek. Takımınız ister yol üstünde olsun, ister olmasın. >> Star Alliance güvencesiyle rezillik Londra dönüş uçağı için havaalanına gelip de uçağa binmek, 1 saatten fazla bekleyip indirilmek ve sonra da hiçbir açıklama alamadan 4 saat daha beklemek ve sabaha karşı ülkeye dönebilmek. Nasıl bir Star Alliance güvencesidir? Havaalanında bir muhatap bulamamak, üçüncü dünya vatandaşı yerine konup itilmek ve kakılmak, sonra da 7 sterlinlik “voucher” yani çay kahve markasıyla baştan savılmak... Bir İngiliz’e asla, bir Amerikalıya kat’a, bir İsveçliye namümkün bir durumu benim insanıma reva görmek... Sigorta güvencesiyle sürünmek... >> Beşiktaş; G.Saray ve Sivasspor’u yendi ve F.Bahçe’ye yenildi. Kendi durumundan olduğu kadar, ligin bu manzarasından da Kara Kartallar sorumludur.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95525
    % 0.67
  • 6.2865
    % -0.99
  • 7.3549
    % -0.69
  • 8.2927
    % -1.23
  • 243.634
    % -0.97
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT