BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kimin eli kimin cebinde belli değil

Kimin eli kimin cebinde belli değil

Acaba benzeri uygulama başka ülkelerde de olmuş mudur?



Acaba benzeri uygulama başka ülkelerde de olmuş mudur? Mesela 12 Eylül’den sonra Demirel yasaklıydı. Partisi vardı, başında da emanetçi isimler.. Herkes o partide son sözü kimin söylediğini bilirdi ama resmi görüşmeler genel başkan görünen isimle yapılırdı. Muhataplar, “Acaba DYP’nin genel başkanı bu işe nasıl bakar?” demezdi.. Demirel’in ne düşündüğü merak edilirdi. Yılar geçti, Refah Partisi kapatıldı, Erbakan’a siyaset yasağı kondu, yeni kurulan partide yine bir emanetçi vardı. Erbakan geri planda son sözü söyleyen adamdı. Bu da bilinirdi. Bizim iktidar-muktedir işlerinde de buna benzer bir görüntü var. Fakat bu ülkede son sözü söyleyen yer -eğer zannımız doğru ve varsa- yasaklı parti liderleri gibi kolayca işaret edilemiyor. Herkes üstü örtülü birşeyler söylüyor, ima ediyor, net adres gösteremiyor. Gösterilebilecek bir yer de yok zaten. Kanunsa kanun.. Anayasa ise anayasa.. Seçimse seçim.. Parlamentoysa parlamento.. Diğer kurumlarla beraber hepsini yanyana getirince kağıt üzerinde bir problem yok. Fiiliyatta öyle olmuyor. Herkes kavgalı. Herkes çaresiz gibi. İpin ucu görünmez bir yerde. Tam kalkışa geçerken vitesi boşa atan, imdat frenine asılan bir el var. Son yıllarda bir “derin devlet” tabiri çıktı. Olup bitenleri seyredince şu züğürt halimle onların da en az bizim kadar bu eli ararken çaresiz kaldıkları hissine kapılıyorum. Bilgisayarlarda bazan virüs tarama programlarının aciz kaldıkları haller olur. Ülkeyi bilgisayar gibi düşündüğümüz zaman ortaya şu çıkıyor: REM’iyle, hardiskiyle, ekran kartıyla, monitörüyle mükemmel bir donanım var.. Ama işletim sistemi iptidai.. Yahut donanım uyumsuz. Diğer gelişmiş özelliklerinden de istifade edemiyorsunuz. Yeni bir işletim sistemi lazım. Format kesmez artık.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT