BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Turgut Özal’ı rahmetle anıyoruz

Turgut Özal’ı rahmetle anıyoruz

Türkiye’ye çağ atlatan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının üzerinden tam 15 yıl geçti



HABER ARAŞTIRMA Hazırlayan: Cenk Esen cenk.esen@tg.com.tr Türkiye’ye çağ atlatan 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın vefatının üzerinden tam 15 yıl geçti Özal’ın en yakınındaki isimlerden olan ve 1983’te kurduğu ilk hükümette bürokrat olarak çalışan Emin Başer, içe kapalı, yasaklar ülkesi Türkiye’nin Turgut Özal ile kabuğunu kırarak küresel bir aktör haline geldiğini söyledi. YERİ DOLDURULAMAYAN DEVLET ADAMI Türkiye’nin ufkunu açtı Yaptığı ekonomik ve siyasi reformlarla ülkeye çağ atlatan, icraatları ile Türkiye’nin istikametini belirleyen büyük devlet adamı, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal vefat edeli 15 yıl oldu. Yaptıkları hâlâ konuşulurken yakınında bulunanlar onu anlattı. Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Başkanı Emin Başer, Türkiye’nin onun sayesinde küresel bir aktör haline geldiğini söyledi. Türk siyasetinde yeri doldurulamayan izler bırakan 8. Cumhurbaşkanımız merhum Turgut Özal’ı kaybedeli tam 15 yıl oldu. Bir nisan günü aramızdan ayrılan Özal’ın her alanda gerçekleştirdiği icraatları, günümüzde bile konuşuluyor. Yaşadığı devirden çok ilerisini tahayyül ederek vizyon belirleyen, çizdiği istikametle ülkesinin kalkınmasını sağlayan Özal’ı, bu heyecanına ortak olan yakınındaki insanlandan dinledik. Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği Başkanı Emin Başer, Özal’ın sıra dışı yönetim anlayışına yakından şahit olanlardan biri. 1983’te kurduğu ilk hükümette bürokrat olarak çalışan Emin Başer içe kapalı, kabuğuna hapis, yasaklar ülkesi Türkiye’nin Turgut Özal ile kabuğunu kırarak küresel bir aktör haline geldiğini söyledi. O dönem PTT Genel Müdür Yardımcısı olan Başer şunları anlattı: YA YAPARSIN YA GİDERSİN Genel müdür yardımcısı olarak beni çağırmasına çok şaşırmıştım. Görüşmemizde uzun uzun bana hükümet programını anlattı ve son olarak yapmak istediklerinin önünde bir engel olduğunu söyledi. Engelin ne olduğunu sorduğumda ‘Engel sizsiniz’ diye cevap verdi. Ne diyeceğimi bilemedim. PTT olarak 15-20 ayda bir telefon verebildiğimizi, o zaman en hızlı iletişim aracı olan teleteksi ise ancak fabrika ortaklığı sunabilenlere verdiğimizi hatırlattı. Benden meselenin hızla çözülmesini istedi ve 1 yıl süre verdi ancak bu sürede gereken yapılmazsa görevimden gideceğimi de sözlerine ekledi. Her gün beni arardı, çalışmalarımın hangi aşamada olduğunu öğrenmek isterdi. Daha sonraları benzer bir toplantıyı Karayolları Genel Müdürlüğü’nde yaptığını da öğrendim. KAÇAKÇILIK EKONOMİ GİBİYDİ Türkiye’nin karma ekonomi ile ilerleyemeyeceğini, serbest ekonominin şart olduğunu düşünüyordu. Çok önceden hazırlıklarını tamamladığı mevzuat değişikliklerini 1 ay içinde yasalaştırdı. Türkiye’de insanlar döviz taşıyamıyordu. Cebinde 1 dolar taşıyan bile hapse atılıyordu. Döviz taşınması ve dolaşımını serbest bıraktı. O dönemde sigaradan birçok ürüne kaçakçılık adeta bir ekonomi haline gelmişti. Devlet kaçak ürünlerden vergi alamıyor, üretim yapılamıyordu. Bunu da hemen ortadan kaldırdı. Özal döneminde Türkiye’de önemli bir özelleştirmenin yapılmadığı görülür ancak özelleştirmeden çok daha zor olan zihinleri değiştirmektir. Turgut Özal zihinsel değişimi başlatmıştır. Özelleştirmeye ilişkin fikirleri çok sert şekilde eleştirilen Özal’ın ‘Köprüyü satarım’ sözlerini hâlâ hatırlarız. Güvenlik dışında devletin tüm alanlardan çekilmesi gerektiğini biliyordu. Ekonomide etkinliğin böyle sağlanacağının ve kalkınmanın yakalanacağının farkındaydı. Transformasyon sözcüğünü Türk insanına ve bürokratlarına adeta ezberletti. VİZYONUNUN BİR ÖRNEĞİ İlk özel TV kanalının Magic-box Star olarak kurulmasını sağladı. O zaman Anayasa’nın 133. maddesi gereği bunun yapılamayacağı söylendi. Bu sebeple Star yayınlarını ilk etapta yurt dışından yaptı. Bugüne geldiğimizde Türkiye’de 266 özel TV kanalı, bin 160 radyo var. Özal’ın Türkiye’ye verdiği vizyon açısından bu son derece güzel bir örnektir. Radyo ve televizyonlara bakış açısı her görüşe ve düşünceye önem veren yapısından kaynaklanıyordu. ELEŞTİRENLER HATAYI ANLADI Türkiye’de iş adamlarını uçağına alarak yurt dışı gezileri düzenleyen ilk siyasetçi Özal’dı. Özellikle Orta Asya’ya gerçekleştirdiği geziler o dönemde çok gündeme getirildi. Özal’ı iş takipçisi olarak nitelendirenler bile oldu. Özal, Türkiye pazarının yeterli olmayacağını biliyordu, kalite ve üretimin artmasının dışarıdan geçtiğini savunuyordu. İş adamlarını sık sık uyarır, ellerinde çanta yurt dışına çıkmalarını tavsiye ederdi. O dönem kendisinin bu uygulamalarını yadırgayanların benzer geziler yaptığına da şahit olduk. Özel sektörün önündeki engelleri, hareket kabiliyetini zora sokan düzenlemeleri ortadan kaldırdı. Dünya ile rekabetin fiyat ve kaliteden geçtiğini Türk iş dünyasına gösterdi. Bunu yaparken pazar da aradı. Karadeniz Ekonomik İşbirliği Teşkilatı’nı kurdu. Karadeniz’e sınırı olan ülkelere yeni bir ticaret konsepti ortaya koydu. TEKNOLOJİ HASRETİ Kalkınmanın iyi bir iletişim altyapısından, bilgi toplumundan geçtiğini görerek teknoloji alan değil teknoloji üreten bir Türkiye istiyordu. Türkiye’yi bilgisayar ile tanıştırdı. Bugüne baktığımızda ilköğretim öğrencilerinin okullarında internetle tanıştığını görüyoruz. Bilgi toplumu ve bilgiye ulaşmada ilk katkıyı Özal verdi. Araç telefonu, çağrı cihazı, cep telefonu ve Türksat’ın fikir babası Özal’dı. O dönem İran’ın Zöhre adıyla bir uydu projesi vardı. Beni çağırdı ve “Biz niye uzaya uydu atmıyoruz” diye sordu. Yurt içinde yeterli talebin olmadığını, verimli bir yatırım olmayacağını söyledim. Yarın kanal sayısı, küçük yerleşim birimlerinin ihtiyaçları artınca talebin nasıl karşılanacağını sordu ve TÜRKSAT’ı kurdurdu. Bugün Türkiye TÜRKSAT uydularına sahipse bunun altında Özal’ın imzası vardır. BAŞARI DOLU BİR HAYAT Malatya’da 1927 yılında doğan Turgut Özal, 1950 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi’nden Elektrik Mühendisi olarak mezun oldu. 1952 yılında ABD’ye giderek ekonomi eğitimi aldı. Türkiye’ye döndükten sonra Elektrik İşleri Etüd İdaresi Genel Müdür Yardımcısı oldu ve Türkiye’nin elektrifikasyonu ile ilgili projelerde çalıştı. Devlet Planlama Teşkilatı’nın kurulmasına katkıda bulundu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi’nde (ODTÜ) dersler verdi. Bir süre Başbakanlık Teknik Uzmanlar Kurulu Üyesi olarak çalıştı ve 1967-1971 yılları arasında DPT Müsteşarlığı görevini yürüttü. Ekonomik Koordinasyon Kurulu, Para ve Kredi Kurulu, RCD Koordinasyon Kurulu ve AET Koordinasyon Kurulu başkanlıklarında bulundu. SİYASET YOLUNDA Dünya Bankası’nda 1971-1973 yılları arasında danışmanlık görevinde bulundu. Türkiye’ye döndükten sonra çeşitli sınai kuruluşlarda çalıştı ve 1979 yılı sonlarına doğru Başbakanlık Müsteşarı olarak atandı. Aynı dönemde DPT Müsteşarlığı görevini de vekaleten yürüttü. 12 Eylül 1980 müdahalesinden sonra kurulan hükümete ekonomik işlerden sorumlu Başbakan Yardımcısı olarak atandı. Bu görevinden 1982 yılında istifa etti. 1983 yılında Anavatan Partisi’ni kurdu ve aynı yıl yapılan genel seçimlerde partisinin tek başına iktidara gelmesiyle Türkiye’nin 19. Başbakanı oldu. ANAP’ın 1987 seçimlerinde de başarılı bir sonuç alması üzerine, 1989 yılı sonbaharına kadar sürecek ikinci Özal hükümeti dönemi başladı. 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in görev süresinin dolmasına az bir süre kala Cumhurbaşkanlığı’na aday olduğunu açıkladı. TBMM tarafından 31 Ekim 1989’da Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı olarak seçildi. Cumhurbaşı Özal, 17 Nisan 1993 tarihinde, Çankaya Köşkü’nde kalp krizi geçirerek Hacettepe Hastanesi’ne kaldırıldı. Ancak kurtarılamadı. Ahmet Kurtcebe Alptemoçin: Güzel bir rüyaydı çok kısa sürdü Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde Maliye, Devlet, Dışişleri gibi birçok bakanlık görevinde bulunan Ahmet Kurtcebe Alptemoçin, yaşadığı dönemi “Özallı Yıllar; Bir Rüyanın Ardından” kitabında anlattı. O dönem ANAP’ın kuruluşunu “Özal ve arkadaşları; Türkiye’de iş yapmış, kendi konusunda başarılı olmuş, memleketin bulunduğu şartlardan memnun olmayan, ülkeyi farklı bir yere götürmek isteyen insanlar bir araya geldiler. ANAP, Özal’ın başkanlığında ve inisiyatifiyle kuruldu” sözleriyle anlatan Alptemoçin, “Ben de Özal ve arkadaşlarının yanında olmak, onlarla aynı rüyayı paylaşmak istedim ve ANAP’a girdim” dedi. Kitabında yakın siyasi tarihe dair önemli ayrıntıları anlattığını ifade eden Alptemoçin, “Çok güzel bir rüyaydı. Büyük hamleler yapıldı. Türkiye belli bir noktadan çok yüksek bir yerlere gitti. Türkiye dünyaya açıldı. Türkiye’nin vizyonu değişti ama maalesef bu rüya çok kısa sürdü. Ben o rüyayı görenlerden biri olarak bu kitabı yazdım” diye konuştu. Mezarı başında anılacak Anavatan Partisi kurucu genel başkanı, eski Başbakan, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 15. yılında çeşitli etkinliklerle anılacak. Özal için bugün sabah Anıtmezar’da devlet töreni düzenlenecek. Anavatan Partisi İstanbul İl Başkanlığının yapacağı organizasyonda da partililer Anıtmezar’da bir araya gelecek. ANAVATAN İstanbul İl Başkanlığınca, öğle namazının ardından Eyüp Sultan Camii’nde mevlit okutulacak. Parti genel merkezinde de Özal’ı anma programı düzenlenecek. Genel merkezdeki anma programına katılmaları için tüm il, ilçe ve belde teşkilatlarına çağrıda bulunuldu. Ayrıca, Özal’ın memleketi Malatya’da da parti il başkanlığınca, Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği tarafından da Ankara’da Kocatepe Camii’nde 20 Nisan Pazar günü mevlit okutulacak.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT