BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Özal’ın kabrine ziyaretçi akını

Özal’ın kabrine ziyaretçi akını

Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 15. yılında Topkapı’daki anıtmezarında devlet töreniyle anıldı. Hükümeti temsilen Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in katıldığı törende anıtmezar, Özal’ın sevenleriyle doldu taştı.



Kalp krizi sonucu hayatını kaybeden 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal, ölümünün 15. yılında Topkapı’daki anıtmezarında devlet töreniyle anıldı. Hükümeti temsilen Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek’in katıldığı törende anıtmezar, Özal’ın sevenleriyle doldu taştı. Turgut Özal’ı rahmetle andık 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal ölümünün 15. yıl dönümünde kabri başında anıldı. Topkapı’daki anıtmezar sevenleri ile doldu taştı > M.Kurtbay Önür Yaptığı reformlarla Türkiye’ye nefes aldıran 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal , vefatının 15. yıl dönümünde Türkiye’nin dört bir yanında özlemle anıldı. İstanbul Topkapı’da bulunan ‘anıtmezar’daki kabri başında ailesi, sevenleri tarafından dualarla yad edildi. 1993 yılında Çankaya Köşkü ‘nde kalp krizi geçirerek hayatını kaybeden merhum Özal için devlet töreni de yapıldı. Cumhurbaşkanı Genel Sekreteri Mustafa İsen, Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, İstanbul Valisi Muammer Güler, askerî ve mülki erkânın katıldığı törende, Özal döneminde partide görev yapan AK Parti Diyarbakır Milletvekili Abdülkadir Aksu, eski milletvekili Ali Coşkun gibi isimler de yer aldı. Turgut Özal’ın eşi Semra Özal ise oğulları Ahmet Özal, Efe Özal, gelini Sinem Hanım ve torunlarıyla birlikte törende hazır bulundu. Anavatan Partisi de anma etkinliği gerçekleştirdi. Anavatan İzmir İl Teşkilatı’nın düzenlediği tören sonunda ise Özal hayrına lokma döküldü. AİLESİ VE SEVENLERİ ANITMEZARA KOŞTU Rahmetli Turgut Özal’ın eşi Semra Özal oğulları Ahmet Özal, Efe Özal, gelini Sinem Hanım ve torunlarıyla birlikte Topkapı’daki törene katıldı. Sevenleriyle dolup taşan anıtmezardaki anmada, Semra Hanım’a iş adamı Zeynel Abidin Erdem ve çok sayıda vatandaş eşlik etti. Törenin ardından konuşan Ahmet Özal, “O olsaydı herhalde çok farklı bir Türkiye olurdu. Siyasetçiden ziyade bir devlet adamıydı. Bizim görevimiz onun hedeflerine ulaşmaktır” dedi. CUMHURBAŞKANI GÜL: Milletimiz hizmetlerini unutmayacak Turgut Özal’ın ölümünün 15. yılı dolayısıyla bir mesaj yayımlayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Özal’ın seçkin bir devlet ve siyaset adamı olarak Türk siyasi tarihine damgasını vurduğunu ifade etti. Gül, şunları kaydetti: “Özal, üstlendiği bütün görevlerde ülkemizin kalkınması, milletimizin yücelmesi için çalışmıştır. Türk milleti, ülkemize hizmetlerinden dolayı ona minnet ve şükran duymaktadır. Milletimiz, Özal’ı ve hizmetlerini unutmayacak, kendisini daima sevgiyle hatırlayacaktır. Vefatının 15. yıl dönümünde, Özal’ı saygı ve rahmetle anıyor, ailesine başsağlığı dileklerimi iletiyorum.” BAŞBAKAN ERDOĞAN: Bizi dünya ile birleştirdi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, yayımladığı mesajda, şunları kaydetti: “Merhum Turgut Özal, izlediği değişim siyaseti ve her kademede yaptığı görevlerle milletimizin refah ve özgürlük standartlarının yükselmesine çok büyük hizmetlerde bulunmuştur. Cumhuriyetimizin çağdaşlaşma yolculuğunda bir döneme damgasını vurmuş, ülkemizin gelişmesine ve dünyayla bütünleşmesine çok önemli katkılarda bulunmuştur. Ülkemizin kalkınma, demokratikleşme ve modernleşme sürecine yaptığı önemli katkılarla milletimizin gönlünde müstesna bir yer edinen önemli bir devlet ve siyaset adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin 8. Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’ı vefatının yıl dönümünde rahmet ve saygıyla anıyorum.” TBMM BAŞKANI TOPTAN: Özal daima gönlümüzde TBMM Başkanı Köksal Toptan, yayımladığı mesajda, Özal’ı, rahmetle andığını ifade etti. Toptan, uzun yıllar Türkiye’ye hizmet eden Özal’ın, Türkiye’nin dünya ile bütünleşmesine önemli katkılarda bulunduğunu kaydetti. Özal’ın, ortaya koyduğu siyasal anlayış ile Türkiye’de siyasetin gelişmesine, daha dinamik ve etkili bir yönetim anlayışının yerleşmesine hizmet ettiğini vurgulayan Toptan, “Merhum Özal, hizmetleri ve siyaset anlayışı ile milletimizin gönlünde seçkin bir yer edinmiştir” dedi. ÖZEL RÖPORTAJ ÖZAL’IN YAKIN KURMAYLARINDAN DÖNEMİN SAĞLIK BAKANI HALİL ŞIVGIN: “Ölümü normal değildi” Özal’ın Türk Cumhuriyetleri’ne yaptığı gezi heyetinde de bulunan Şıvgın: “Yoğun gezi programını değiştirtemedim, merhum diyetini de bozmuştu” Ailesinden Çankaya’daki görevlilere kadar herkesin töhmet altında kaldığını iddia eden Şıvgın, “Bazıları ölüm haberini önceden biliyormuş!” dedi > Şükran Kaban ANKARA Merhum 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal’ın ani ölümü Türkiye’yi derinden sarsarken, tüm siyasi dengeleri de değiştirdi. Özal’ın Türk Cumhuriyetlerine yaptığı yoğun geziden sonra rahatsızlanarak hayatını kaybetmesi bir çok tartışmayı da beraberinde getirdi. Öyle ki aradan geçen 15 yılda “Özal öldü mü, öldürüldü mü?” tartışmaları hâlâ bitmedi. Yakın kurmaylarından eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, Özal’ın ölümündeki sis perdelerini bir defa daha gözler önüne serdi. BUHARA’DAKİ TOPRAĞIN SIRRI > Gezi boyunca gözlemleriniz nasıldı, gerçekten yoğun bir program mıydı? Turgut Bey, bu ziyaretten önce Balkanlar’a gitmişti. Ondan önce de ABD’de idi ve sağlık kontrolünden geçmişti. Sonra bu Türk devletleri ziyaretine birlikte çıktık. İlk durağımız Özbekistan’dı. Oradan Kırgızistan’a sonra Kazakistan ve Türkmenistan’a geçtik ve Türkiye’ye döndük. Türkmenistan’ın 1870’lerde Ruslarla çatıştıkları bir tepe var. O tepeye çıktık. Yokuşu çıkarken Turgut Bey’in biraz da kilosu var, hafif zorlandığını hissettim koluna girdim. Oraya çıkmamız doğru değildi. İnerken “Abi akşam oturalım gezide değişiklik yapalım” dedim. Ama vali, devlet başkanı ısrar etmiş, yine baktık ki tekrar gezi gündeme geldi. > Gezi boyunca yediklerine dikkat ediyor muydu, başka neler yaşandı? Buhara’da Nakşibendi hazretlerinin türbesini ziyaret ettik. Gazeteci Servet Kabaklı baktım yerden toprak almaya çalışıyor. “Servet ne yapıyorsun” dedik. “Hafize Ana’ya toprak alıyorum mezarına götürmek üzere” dedi. Turgut bey de “Al al fazla al. Lazım olacak” dedi. Oradan alınan toprak Özal’ın mezarına da getirildi!.. ÖZEL AMBULANS NEREDEYDİ? > Geziden iki gün sonra rahatsızlandı. Size Özal’ın normal yolla ölmediğini düşündüren nedir? Ölümünden sonra ilginç şeyler tespit ettim. Ben sağlık bakanı olarak çok donanımlı ambulansların alınmasını sağlamıştım. Bunlardan birini de Cumhurbaşkanlığına verdik. Zorda kalınırsa içinde ameliyat bile yapılabilir. Turgut Bey’in hastalandığında o ambulans ile hastaneye kaldırılmadığını öğrendim. Daha da önemlisi kendisine bakmakla görevlendirilmiş iki doktorun ikisinin de olmadığını öğrendim. Kriz geçirdiği sırada Özal’a müdahale edecek hemşire dahi yok. İlk müdahaleyi bir subayımız yapıyor. Bu garip geldi bana bunu biraz irdeledim. Özal yaşabilirdi, gerekli tedbirler alınsaydı. Tedbirler alınmadığı için Özal’ın ölümünü şüpheli gördüm. Bu açıklamama Semra Hanım tepki gösterdi itiraz etti. Daha sonra benim dediğime geldi, aile de geldi. KÖŞK DEĞİL, DAĞ BAŞI! Hastaneye giderken yine bir acemilik var. Özal’ı GATA’ya götürmek istiyorlar. Kavaklıdere kavşağına geldiğinde yakın diye Hacettepe’ye bildiriyorlar. Ama Hacettepe’ye giderken Özal’ın hasta olarak geleceği söylenmiyor. Sanki ziyarete gidiyormuş gibi. O zaman Yüksel Bozer Hoca, “Bize bilgi verilseydi en azından hazırlıklı olurduk” demişti. Sanki Özal dağ başında tek başına kalp krizi geçirmiş gibi ülkenin merkezinde Köşk’te hiçbir imkân yok! Burada büyük bir ihmal gördük. KORKUNÇ İDDİALAR... > Türkiye’ye döndükten sonra Bulgaristan Büyükelçiliği’ndeki bir resepsiyonda bir limonata ikram edildiği ve ondan sonra kötüleştiği iddiası var... Her şey olabilir. Şunu söylüyorum, Özal’ın ölümü şüpheli ve hâlâ kaldırılmadı. Sonra bir şey duydum ben. Bir arkadaşım söyledi. Özal ölmeden bir hafta önce biz duyduk dedi. Kaynağını söylemedi. Avrupa ülkelerinden birisinden bir Türk’ten geldi bu bilgi dedi. Gaffar Yakın bir iddia getirmişti bize. Özal’ın öleceğine ilişkin bir bilgi aldığını söyledi bize. Şubat-mart gibiydi. Süleyman Bey’e yakın çevrelerin elinde Özal’ın yakında öleceğine ilişkin bilginin olduğunu söyledi. Sonra “Ben öyle söylemedim” dedi. Korktuğundan mı bilmiyorum. GAYET SAĞLIKLIYDI Son günlerinde onun yanında bulunan eski Sağlık Bakanı Halil Şıvgın, “Özal’ın sağlık durumunda bir bozukluk var mıydı” sorusuna şu cevabı veriyor: “Özal’ın ölümünden sonra doktoru Muhammed Attar ile uzun bir görüşmem oldu. O, ‘Bizim yaptığımız tahlillere göre, ölmesini gerektirecek hiçbir tıbbi bulgu yoktu’ dedi. Bu benim için çok önemli bir tespit.” Otopsi bile yapılamadı > Siz hastaneye gittiniz mi? Otopsiyi kim istemedi? Özal’a Hacettepe Hastanesi’nde bizim gözümüzün önünde doktorlar canlandırma yapmaya çalışıyorlardı. Yanında Hüsnü Doğan, Semra Hanım ve bazı arkadaşlarımız vardı. Doğan’a dedim: “Turgut Bey öldü otopsi yapılması lazım. Semra Hanımla konuş. Ölüm sebebini bulmamız lazım. O sadece ailenizden birisi değil, devlet başkanı. Sonradan bir takım şeyler söylenebilir, onun önüne geçmemiz lazım.” Semra Hanım buna gerek yok demiş. Bunu duygusal bir tepki olarak gördüm. Ailesi ölümü araştırmalı > Sizce aile yeterince araştırma istemedi mi? Aile, Ahmet Özal da dahil olmak üzere, babasının ölümünü gerçekçi bir şekilde araştırmadı. Bence sorumlular. Çünkü kamu vicdanında tereddütlerin ortadan kaldırılması lazım. Bu nedenle biraz aramız açıldı. Kendisine, “Her zaman Özal’a dikkat ederdin. Yani ne oldu da dikkatinizi Özal’dan kaçırdınız” dedim. Buna alındı sanıyorum. Ama sonra benim fikrime geldiler. Şimdi gerçeği Türk halkına açıklamaları lazım. Varsa bildikleri. Kim ne biliyorsa açıklaması lazım. Sanki bir şeyler yapılmış Özal’a...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT