BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gözlerin korkulu rüyası: KATARAKT

Gözlerin korkulu rüyası: KATARAKT

Opr. Dr. Bülent Yiğit: Katarakt ilerlemiş göz tansiyonuna veya göz içinde reaksiyona sebep olarak insanları körlüğe itebilir



> Taner Özlen taner.ozlen@tg.com.tr Özellikle orta yaşlardan sonra daha yaygın halde görülen ‘katarakt’ın tedavi edilmesi durumunda görme oranının yüksek derecede artabileceğini söyleyen Opr. Dr. Bülent Yiğit, tedavi edilmediği zaman ise körlüğe sebebiyet verebileceğine dikkat çekti. Kataraktın ilaç veya gözlükle tedavi edilmediğini, damla anestezi ile dikişsiz olarak kısa süre içinde tedavi edilebilir bir sağlık problemi olduğunu söyleyen Opr. Dr. Bülent Yiğit, ‘katarakt’ konusununda ayrıntılı bilgi verirken, önemsenmemesi durumunda başımıza gelebilecek hayati problemlere de dikkat çekti. BELİRTİLERİ NELERDİR? Görme keskinliğinde azalma, ışığa karşı aşırı duyarlılık ve kamaşma, yazılarda silikleşme, tek gözde çift görme, loş ışıkta yazıların okunmasında güçlük, renklerde soluklaşma ve renklerin farklı görünmesi (mavi, soluklaşmış yeşil şeklinde algılanabilir) ve sürekli gözlük değiştirilmesine rağmen görme keskinliğinden memnuniyetsizlik şeklinde sayılabilir. Olgun hale gelmiş, beyaz yada buzlu cam görüntüsü veren katarakt bir an önce tedavi edilmelidir. Aksi halde ilerlemiş katarakt göz tansiyonuna veya göz içinde reaksiyona sebep olarak körlüğe sebebiyet verebilir. Yenidoğan bebeklerde veya çocuk yaşta tespit edilmişse bir an önce tedavi edilmelidir. NASIL TEDAVİ EDİLİR? Kataraktın tedavisi cerrahidir. Katarakt ameliyatında başarı oranı çok yüksektir. Başka bir hastalık olmadığı sürece görmede ortalama yüzde 95 oranında artış sağlanabilir. Günümüzde katarakt fako denilen yüksek frekanslı ultrason enerjisi ile dikişsiz olarak yapılmaktadır. FAKO’NUN AVANTAJLARI NELER? Operasyon genel olarak 10-15 dakika anca sürüyor. Hastanede yatmayı gerektirmez. Görme erken dönemde düzelir. Genellikle ameliyattan sonraki ilk günden itibaren hastalar net görmeye başlar. Gözün içine önceden hesaplanmış mercekler takıldığından eğer yüksek astigmat mevcut değilse hastalar uzak gözlüğü takmaktan kurtulurlar ve sadece yakın gözlüğü takarlar. Günümüzde hem yakını hem uzağı gösteren göziçi mercekleri de kullanılmaya başlanmıştır. Hastalar eğer ağır iş şartlarında çalışmıyorlarsa birkaç gün içinde işlerine dönebilirler. NEDİR? Katarakt, göz merceğinin tamamında veya bir kısmında oluşan bulanıklılıktır. Gençlerde göz merceği saydam olduğundan ışınlar, retina denen sinir tabakasına rahatça ulaşabilir. Yaşlılarda ise katarakt bu ışınların sinir tabakasına ulaşmasına engel olur ve görme azlığına sebep olur.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT