BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Her yaşın bir bakımı var

Her yaşın bir bakımı var

20’li yaşlarda cildiniz parlaktır... Siyah noktalar en büyük probleminizdir... 30’lu yaşlarda ise alkol, nikotin ve uykusuzluk cildi mahveder... 40’lı yaşlara gelince özel gece kremleri kullanmak cilde iyi gelir... İşte her yaşta cilde ayrı özen göstermemizi öğütleyen bir derleme...



20’li yaşlarda cildiniz parlaktır... Siyah noktalar en büyük probleminizdir... 30’lu yaşlarda ise alkol, nikotin ve uykusuzluk cildi mahveder... 40’lı yaşlara gelince özel gece kremleri kullanmak cilde iyi gelir... İşte her yaşta cilde ayrı özen göstermemizi öğütleyen bir derleme... 20’Lİ YAŞLARDA PARLAK CİLT Uzmanlar cildin parlayan bölgelerini matlaştıran özel kozmetikler ve yağ içermeyen makyaj ürünleri kullanmayı tavsiye ediyor... Toz pudra ve farlar bu yaşlarda makyajın ömrünü uzatmak için ideal. Ayrıca özel bakım ve temel bir cilt temizliği için haftada bir kez çeşitli maskeler (özellikle kil maskesi) uygulamak gerekiyor. 30’LU YAŞLARDA KARMA CİLT 30’lu yaşlarda T bölgesi olarak adlandırılan burun çevresi ve alnın yoğun bir şekilde yağlanması, maske ve özel ürünler yardımıyla gideriliyor... Daha sonra C vitamini içeren kremlerle günlük cilt bakımı tamamlanıyor. Ancak sigara, düzensiz bir hayat, uykusuzluk ve alkol bu yaşlarda cildin bir numaralı düşmanı... C vitamini içeren maskeler ile cilt ihtiyacı olan nemi alıyor, stresten dolayı oluşan parlamayı önlüyor. 40’LI YAŞLARDA CANSIZ CİLT Geceleri yatmadan önce cilt bakımını tamamlamak için besleyici özel gece kremleri kullanmak şart. Lifting etkisi oluşturan ve glikolik asit içeren kremlerle yapılan cilt tedavilerinde C vitamini, kolajen ve elastin açısından zengin, cilde ışıltı sağlayan ürünler kullanılıyor. 30-35’li yaşlardan itibaren ciltte oluşan ince çizgilerden kurtulmanın bir başka yolu da bu konuda uzman kişilerin yönlendirdiği estetik ve güzellik merkezlerine başvurmak. Kardeş kıskançlığını önlemenin yolları Aileye katılan yeni üyelerin, eski çocuklar üzerinde oluşturduğu kıskançlık duygusu kimi zaman büyük problemlere sebep olabiliyor...Ya yeni bebek zarar görüyor, ya da kıskanan çocuk, kıskançlık sebebiyle psikolojik problemler yaşıyor. > Süleyman Demir suleyman.demir@tg.com.tr Aileye katılan yeni üyelerin, eski çocuklar üzerinde oluşturduğu kıskançlık duygusu kimi zaman büyük problemlere sebep olabiliyor. Ya yeni bebek zarar görüyor ya da kıskanan çocuk, kıskançlık nedeniyle psikolojik problemler yaşıyor. İşte bu meselenin önüne geçmek için titiz bir gözlem yapan emniyetin psikolog ve rehberlik uzmanları, kardeş kıskançlığını önlemek için bir dizi öneriyi dile getiriyorlar. Polis aileleri de benzeri sıkıntılar yaşayabiliyorlar. Ailelerin sıklıkla bu konuda başvurduğu yöntemleri eden Rehberlik ve Büro Danışma birimi, kıskançlık sendromlarını önlemek için şu önerilerde bulunuyor. >> Kardeşi doğmadan önce çocuğa anlayabileceği bir dille aileye yeni bir üyenin geleceği ve evdeki ortamın değişeceği açıklanmalıdır. >> Anne, yeni bebekle ilgilenirken babanın diğer çocukla ilgilenmesi, çocukta kendisiyle de ilgilenildiğini ve dışlanmadığını hissetmesini sağlar. >> Sevginizin eşit olduğunu göstermeye çalışmak yerine her bir çocuğa ayrı olarak sadece kendisine özel bir sevgi duyulduğunu göstermek daha doğru olacaktır. >> Çocukla birlikte yapılan, parka gitmek, uyumadan önce kitap okumak gibi etkinliklere, kardeş doğduktan sonra da devam edilmelidir. Böylece, çocuk statü kaybına uğramadığını fark ederek özgüvenini yitirmeyecektir. >> Eve sık gidip gelen kişileri sadece bebekle ilgilenmek yerine büyük çocuğa da alışık olduğu tarzda ilgi ve sevgi göstermeleri konusunda önceden uyarmak gerekir. >> Aşırı kaygı içeren davranışlarla çocuk, bebekten uzaklaştırılmamalıdır. Bebeğe zarar veren davranışların kesin bir dille anlatılması gerekir. >> Her çocuğun kendine özgü bir birey olduğu kabul edilmeli ve kardeşler, birbiriyle kıyaslanmamalıdır. >> Çocuğun eşyaları, kardeşi için kullanılacaksa önceden çocuktan izin alınmalı ve onun kararlarına saygı gösterilmelidir. UZMAN GÖRÜŞÜ Lahana, meme ve rahim kanserine yeşil kalkan Lahana kan şekerini düşürür ve vücuttaki kan şekerinin dengelenmesini sağlar. Aynı zamanda kan dolaşımını düzenler, hormonları dengeler. Enfeksiyonlara karşı vücuda direnç kazandırır, kadınların korkulu rüyası olan meme ve rahim kanserini önlemede önemli rol oynar. Beyaz lahana antioksidan özelliğine sahip olduğundan bağırsak kanserine karşı önleyici bir etkisi vardır. Zayıflama ve selülitleri yok etme özelliği bulunur. Hızlı kilo vermeyi sağlayan diyetlerin başında gelir fakat perhiz mutlaka doktor kontrolünde yapılmalıdır. Yaraların iyileşmesini sağlar. Astıma, sarılık ve safra kesesi hastalıklarına iyi gelir. Vatandaşlarımızın lahanayı bol bol tüketmesi gerekir. Bu sebzenin bir yan etkisi yoktur, aksine birçok hastalığa iyi gelir. Çok pahalı bir sebze olmamasını da göz önünde bulundurup lahanayı günlük hayatımızda vazgeçilmez sebzelerin arasına koymamız gerekir. KADININ GÜNLÜĞÜ Parfümü doğru kullanmanın sırları... >> Kim mis gibi kokmak istemez ki?... Fakat her defasında bir ton para verip sonra da neden bir türlü kokmuyorum diye şikayet edenlerdenseniz şu tavsiyelerimize kulak verin. >> Doğru parfümü bulmak önemli fakat parfümü nasıl kullandığınız da çok önemli. Eğer siz bir parfümü nasıl süreceğinizi bilmezseniz işin sırrını bilmiyorsunuz demektir. >> Parfümünüzü sıkarken şişeyle aranızda 10-15 cm’lik mesafe bulunmasına dikkat edin. Böylelikle kokunun özü teninizle bütünleşecektir. >> Parfümünüzü vücudunuzda nabız noktalarına yoğunlaşarak uygulayın. Dalga dalga kokunun yayılacağı birkaç nokta; bilekteki nabız noktaları, kulakların arkası, göğüs kafesinin ortası... >> Parfümlerinizin ömrünü uzatmak için mümkün olduğunca karton kutuları içerisinde koruyun. Güneşe ve klimatik değişimlere göre ömrünün uzadığını göreceksiniz. İNCİ “-Spor yaparak bedenen sağlıklı olursunuz... Sağlıklı olduğunuzda başarıyı bulursunuz... Ben hayatımda kazandığım her şeyi sabırla kazandım... Güce dayalı bir spor olan halteri de bu inanışla yaptım ve başardım...” (...Nurcan Taylan - Milli Halterci) PÜF NOKTASI >> Sosislerin patlamasını önlemek için, fırın ya da ızgaraya koymadan önce soğuk süte batırınız... >> Meyvelerin arasına serpiştireceğiniz herhangi bir türden yapraklar onları uzun süre taze tutacaktır... >> Sarımsakların daha çabuk ezilmesi için cam bir kavanozda ve buzdolabında saklamanız yeterli olacaktır... >> Yemeğinizin yağı fazla kaçtı ise içine birkaç küp buz atarak yağların buzun üzerine toplanmasını sağlayabilirsiniz... GÜNÜN YEMEĞİ Mengen Pilavı Malzemeler >>2 Su Bardağı Pirinç >>3 Çorba Kaşığı Tereyağı >>3 Su Bardağı Et Suyu >>250 gr Mantar >>4-5 Raze Soğan >>2 Domates >>2 Yeşil Biber >>Bir Tutam Tozşeker >>Karabiber, Tuz Hazırlanışı Mantarları ve sivribiberleri ince kıyın. Pirinci yıkayıp süzgece alın. Bir tencerede yağı eritip önce mantarları sonra da biberleri kavurun. Kıyılmış yeşil soğanı ve pirinci ekleyip kavurmaya devam edin. Domateslerin kabuklarını soyup küp şeklinde doğrayın ve tenceredeki malzemeyle birlikte soteleyin. Et suyu, tozşeker, tuz ve karabiberi de ekleyip 15 dakika kısık ateşte pişirin. ...afiyet olsun... SİZDEN GELENLER Hikâyeniz (...Semra Polat’ın hikayesi) Büyük depremden bana kalan en acı tabloydu; komşum, arkadaşım, can dostumun veda sahnesi... Oturduğu bina çökmüş o anda arkadaşım bebeğini emziriyormuş... Fedakarca siper etmişti vücudunu beton yığınına... Kendisi ölmüştü ama yavrusu, daha doğrusu yavrumuz bir hatıra olarak yaşıyor... Allah kalanlara selamet versin... Albümünüz (...Nurgül Fidan’ın albümünden) ALMİRA NUR FİDAN Bursa’da lunaparkta mutlu bir çocuk... Fotoğrafı yollayan yengesi bir tanesi... Mesajınız (...N. Betül Altan’ın mesajı) Sözlerim, kahkahalarım, çıkışlarım, haykırışlarım, kaçışlarım, saçmalıklarım, sevdiklerim, yorgunluklarım, kaprislerim ve aklıma gelmeyen her şey için affet beni... Pişmanlıklarım ve nefretim şakaklarımda yerleşmiş birer zonklama haline dönüşmüş, gözlerimde karartılarla son bulmuşken affet beni... Gülümserken gözlerimle yansıtamadığım huzur ve mutluluk için, içimden taşanları koparıp atamadığım için, kalbimdeki son yaşama gücünü sana veremediğim için affet beni... Sensiz akşamlarda telefonuma sarılıp ağlayarak senden af dileyemediğim, yanına koşup gelemediğim için affet beni... Affet beni böyle çekip gittiğim için... Affet beni yalnızlığım ve yalnızlığın için... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT