BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Ettekraru ahsen...

Ettekraru ahsen...

"Düşünceyi ifade hürriyeti, teşebbüs hürriyeti, inanç hürriyeti. Bu üç temel hürriyet bir ülkenin gelişmesi, ilerlemesi için mutlak şarttır.”



"Düşünceyi ifade hürriyeti, teşebbüs hürriyeti, inanç hürriyeti. Bu üç temel hürriyet bir ülkenin gelişmesi, ilerlemesi için mutlak şarttır.” Türkiye’nin en büyük vizyoneri, tabu yıkıcısı Turgut Özal’ın düşünce sistematiğinin temeli olan bu “3 hürriyet” mottosu, aslında modern dünyanın da anafikri... Turgut Özal Düşünce ve Hamle Derneği’nin yayınladığı “Turgut Özal” belgeselini seyrederken, Özal’ın çeyrek asır önce yaptığı “hayat kadar gerçek, hayat kadar yalın, hayat kadar vazgeçilmez” bu tespit tüm benliğimi sardı yeniden... “Ne var bunda, biz de defalarca okuduk bu tespiti” diyeceksiniz. Evet dinledik, okuduk. Toplum kendi hayatında bir ölçüde uyguladı da bu tespiti... Ama devlet? Özgürlüklerden korkmamaya, düşüncelerini ifade edenleri düşman olarak görmemeye alıştırabildik mi devlet mekanizmalarını? *** “Baba devlet yoktur, kutsal devlet yoktur” demişti Özal; “kutsal devlet” perdesinin altında ikbal sürdürenler itiraz etmişlerdi. “Devlet ekonomik faaliyetlerden çekilmeli, işletmeler özelleştirilmeli” demişti; kamu rantından semirenler “devlet malı satılmaz” diye seslerini yükseltirken... “Kürt realitesini tanımalıyız” demişti; statüko bekçileri “Kürt kelimesini telaffuz edemezsin” diye diklenirken... *** Özal bu sözleri söyleyeli 20 yıl; vefat edeli de 15 yıl oldu. Ve bugün, bunca yılın ardından Türkiye devletin değil bireyin haklarını tartışıyor. İfade hürriyetinin önündeki 301 gibi engelleri kaldırmaya çabalıyor; özelleştirmelerle devlet elini ekonomik faaliyetten çekiyor “Kürt yoktur”dan “Kürt sorunu vardır”a geliyor. *** Evet Özal büyük vizyonerdi, geleceği ve gelişimi öngörebiliyordu. Ama ülkenin geri kalan siyasetçileri de bir o kadar miyop idiler. Bırakın geleceği, önlerini bile görmekten aciz kaldılar. Ve bu ülkeye koskoca bir 10 yıl kaybettirdiler. Toplum değişti, taşra dönüştü, bireyler özgürlük ve refah talep eder oldular ama o kaskatı devletçi oligarşi, korkular ve sloganlarla ördüğü duvara sırtını dayamış, direniyor. Özal’ın “üç temel hürriyet”ine direniyor. Beyhude ama tahrip edici bir çaba... Onlar direnecek, bizler 3 temel hürriyeti tekrar edecegiz. Yüzseksen kere bile olsa...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT