BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 29 Nisan son gün mü?

29 Nisan son gün mü?

Ömer Mesud- 1983 doğumluyum. Şimdiye kadar hiçbir yerde çalışmadım. Sigortam yok.



Ömer Mesud- 1983 doğumluyum. Şimdiye kadar hiçbir yerde çalışmadım. Sigortam yok. 30 Nisana kadar sigortamı bir esnafın yanında işçi olarak başlatsam ve daha sonra memur olsam bana bir faydası olur mu? Eski kanundan yararlanmak isteyen birisi en geç ne zaman sigortalı olmalı? Biz 30 Nisan diye biliyoruz. Doğru mu? Bu kanun Anayasa Mahkemesine gitse ve iptal edilse eski kanun mu yürürlükte kalır? Son günlerin en kritik sorularından birisi olduğu için bir kez daha bu konuya değinmek istedim. Buradan bir okuyucumuza vereceğim cevap ile benzer bütün soruların cevabını bulacağınızı umuyorum. Daha önce de yazdığımız gibi, mevcut kanunlar çerçevesinde 30 Nisan tarihinden önce ilk defa sigortalı olan bir kadın en erken 58 yaş ve 7000 gün prim ödemesi, erkek sigortalılar ise 60 yaş ve 7000 gün prim ödemesi ile emekli olabiliyorlar. Sosyal Güvenlik Kanunu ile birlikte 30 Nisan 2008 tarihinden sonra ilk defa sigortalı olan kadın ve erkekler için emeklilik yaşında, prim ödeme gün sayısı ve aylık bağlama oranlarında belirli bir değişiklik meydana geliyor. Bunlardan en önemli olarak dikkat çekeni emeklilik yaşı ile ilgili olan kısmı. Kanunda son anda yapılan değişiklik ile 30 Nisan 2008 tarihinden sonra sigortalı olanlar 2036 tarihine kadar emeklilik için gerekli olan 7200 gün prim ödeme şartını yerine getirirlerse, kadınlar 58 ve erkekler 60 yaşını ikmal ederek emekli olabilecekler. Bu düzenleme bir nebze olsun bu alanda yapılan eleştiri ve spekülasyonları azaltmaktadır. Ancak, tamamen ortadan kaldırdığını söyleyemeyiz. Bilgili veya bilgisiz kişilerin konuşması sonucu ortaya çıkan panik havası neticesinde geçtiğimiz hafta içinde sigorta müdürlüklerinin önünde işe girişler nedeniyle uzun kuyruklar oluştu. Özellikle küçük çocukların sigortalı yapılmasına yönelik adeta bir yarış havası içinde davranarak koşuşturan vatandaşlarımızı anlamakta güçlük çektiğimizi belirtmek isterim. Normal çalışma çağında olan vatandaşlarımız açısından durumu ele alacak olursak; TBMM’de kabul edilen Kanun ile 30 Nisan tarihinden sonra ilk defa sigortalı olan kişiler 2036 yılına kadar en az 7200 gün prim ödemesi şartını yerine getirirlerse halen uygulanan yaş şartına göre kadınlar 58 ve erkekler 60 yaşını tamamlayarak emekli olacaklar. Örneğin; 24 Nisan 2008 tarihinde ilk defa sigortalı olan (reform öncesi) Bay (A) en az 7000 gün prim ödemesi ve 60 yaşını ikmal ederek emekli olabilecek. Reform sonrasında örneğin 30 Nisan 2008 tarihinde ilk defa sigortalı olan Bay (B) ise, 2036 tarihine kadar en az 7200 gün prim ödeme gün sayısı olursa 60 yaşını tamamlayarak emekli olabilecek. Diğerinden en önemli farkı prim ödeme gün sayısı 7000 değil 200 günlük artış ile 7200 gün olacaktır. Anılan tarihe kadar, yani 2036 yılına kadar 7200 gün prim gün sayısına ulaşamazsa kademeli yaş artışı ile birlikte belki 65 yaşında emekli olabilecektir. Sigortalılığın başlangıcının SSK veya başka bir kanuna tabi olmasının bir önemi yoktur. Bugün sigortalı olan bir vatandaşımız ileride devlet memuru olursa devlet memurluğu şartlarına göre emekli olabilecektir. Konunun Anayasa mahkemesi tarafından iptal edilmesi halinde Meclis tarafından yeni bir düzenleme yapılması gerekecektir. İptal edilen hükümlere göre işlem tesis edilmesi mümkün olmaz. Anayasa Mahkemesi meclis yerine geçerek yeni bir düzenleme de yapamaz. TBMM Anayasa Mahkemesi tarafından verilen iptal gerekçelerine göre yeni düzenleme yapar. Ortada böyle bir karar olmadan daha fazla yorum yapmak doğru olmayacaktır. Şehit ve gazi çocuklarına eğitim müjdesi Uzun süreden beri ülke gündemini meşgul eden konuların başında gelen “Sosyal Güvenlik Reformu” Türkiye Büyük Millet Meclisinde kabul edildikten sonra Cumhurbaşkanının onayına sunuldu. Sosyal Güvenlik Reformunun yasalaşma süreci içinde genel olarak vatandaşlarımızın emeklilik haklarını zorlaştıran yönleri ele alındı. Daha çok olumsuz yönleriyle değerlendirildi. Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanununda değişiklik öngören kanun incelendiğinde sanılanın aksine birçok olumlu düzenlemeleri de beraberinde getiriyor. Yaşlı ve özürlü vatandaşlarımızdan yersiz olarak aylık alanlara getirilen af konusunu birisini geçen haftaki yazımızda açıklamıştık. Sizlerden gelen tepkiler bu düzenlemenin ne kadar yerinde olduğunu göstermiştir. Okuyan her kesimin memnunluk duyacağı bir diğer önemli düzenleme, şehit ve gazi çocuklarına verilen eğitim yardımında artış yapılmasıdır. Kanunda yapılan değişiklikle şehit ve gazi çocuklarına verilen eğitim yardımı yüzde 25 oranında arttırıldı. Halen geçerli olan 5434 sayılı kanuna göre talep şartı olmaksızın her yıl ekim ayında ödenen eğitim yardımı bundan sonra talep şartına bağlanmıştır. Yani, eğitim yardımı almak isteyen şehit ve gazi çocukları her yıl eylül-aralık arasında taleplerini kuruma bildirmek durumundadırlar. Yapılan düzenlemeyle eğitim yardımlarında yüzde 25’lik bir artış sağlandı. Halen ilköğretimde okuyanlara 1000, lise öğrencileri için 1500, yükseköğrenim öğrencileri için 2000 gösterge karşılığı ödeme yapılırken bu göstergeler yüzde 25 oranında arttırılmıştır. Bu artış sonunda, ilköğretimde yıllık 594 YTL olan eğitim yardımı 742 YTL’ye, ortaöğretimde 891 YTL olan eğitim yardımı 1.114 YTL’ye, yükseköğretimde de 1.188 YTL olan eğitim yardımı 1.485 YTL’ye çıkacak.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95807
    % 0.97
  • 6.3428
    % -0.11
  • 7.4273
    % 0.29
  • 8.3507
    % -0.54
  • 245.575
    % -0.18
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT