BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “TV’yi Kapat Hayatı Aç!” kampanyası

“TV’yi Kapat Hayatı Aç!” kampanyası

“Televizyon, elektronik bir sakinleştirici olması sebebiyle, sürekli televizyon seyreden çocuklarda, uyuşturucu ve sakinleştirici bağımlılığının kolaylaştığı ortaya konuldu....”



Bizdeki televizyonların görmediği, yer vermediği için kamuoyunun pek haberi olmadığı, bütün dünya çapında yürütülen bir kampanya var. Bu çalışma aslında yeni de değil, 13 yıldır devam ediyor. Her sene nisan ayının son haftası gerçekleştiriliyor. Orijinal adı ile, “Turn off TV Turn on Life Week” Türkçesi “Televizyonu Kapat/Hayatı Aç, Haftası”. Bu kampanya ile ilgili etkinlikleri düzenleyen sivil toplum örgütleri bir hafta süre ile, insanları; televizyonun bağımlılık yapan bir uyuşturucu olduğunun farkına varmaya çağırıyor. Televizyonun kapı dışarı edilmesi teşvik ediliyor. Tüm dünyada nisan ayının son haftasında gerçekleştirilen bu etkinlikler, ilk kez 1995 yılında ABD’de başladı. İlk yılında 45 bin okul ile 8 milyon insanın katıldığı kampanyaya katılanların sayısı, sonraki yıllarda katlanarak arttı, bütün dünyaya yayıldı. BU ÖNEMLİ BİR GELİŞME! Bu kampanyanın bütün dünyada tutması aslında önemli bir olay. Çocuk, genç, yaşlı herkesin üzerinde büyük etkisi olan televizyonun, şimdilik bir hafta da olsa kapatılması, kullanılmaması sıradan, basit bir iş değildir. Bu olay, insanların bu sihirli, büyüleyici kutudan kurtulmayı ne kadar çok istediklerini, fakat bir türlü kurtulamadıklarını, kurtulmak için çareler aradıklarını gösterir. Bu önemli bir gelişme; çünkü insanlar televizyonun zararlarını anlamış durumdalar. Yıllardır, ilim adamları, psikologlar, psikiyatristler televizyonun insanlar üzerindeki özellikle çocuklar üzerindeki olumsuz etkilerini devamlı dile getiriyorlar, fakat pek etkili olamıyorlardı. Demek ki, bu ilmi çalışmalar boşa gitmemiş. Toplumlar zararın farkına varmaya başlamış. Bu gerçekten çok sevindirici bir gelişmedir. TV’nin zararları hakkında yapılan istatistikler ortadadır. TV’nin insanları etkileme gücü üzerinde psikologların yaptığı araştırmaların sonuçları bu acı gerçeği ortaya koymaktadır. Batılı ilim adamları TV’ye, “Aptal kutusu”, “Suç okulu” gibi isimler vermişlerdir. Yapılan araştırmalar, TV seyretme oranında Avrupa’nın çok üstünde, ABD’den sonra dünyada ikincisi olduğumuzu göstermektedir. Evlerimizde silah zoruyla, “Eller yukarı” denilerek teslim alınmamıza lüzum kalmamış, bunu ışıltılı ve de parıltılı cihazlar, silahsız, tehditsiz rahatça yapmakta ve yegâne sermayemiz olan zamanı gasbetmektedirler. Bu durumu da ilim adamları “Yavaş intihar”a benzetmektedirler. Sadece bununla kalmamakta, çaldıkları bu zaman bize zarar vermek için silah olarak geri dönmektedir. Fransız Çocuk Psikiyatri Profesörü Marcel Rufo, “Televizyon, mükemmel bir suç okuludur” diyor. Prof. Rufo’nun tespitlerinde ve televizyonun olumsuz etkileri konusunda yapılan bir değerlendirmede şu görüşlere yer verilmiştir: KÖTÜ ALIŞKANLIKLARIN ODAĞI “Televizyon, elektronik bir sakinleştirici olması sebebiyle, sürekli televizyon seyreden çocuklarda, uyuşturucu ve sakinleştirici bağımlılığının kolaylaştığı ortaya konuldu. Günde 2-3 saat televizyon seyreden çocukların, okulda başarı gösteremedikleri anlaşıldı. Araştırma sonuçlarına göre, ayrıca çocukların yüzde 47’sinde televizyon yayınlarının etkisiyle, ‘kötü yeme alışkanlıkları’nın görüldüğü, bunun da sindirim ile ilgili hastalıklara yol açtığı belirlendi. Ayrıca televizyondaki vurdulu-kırdılı filmlerin çocukları suça özendirdiği görülmektedir. Çocuk çeteleri kuranlar, arkadaşlarını televizyonda gördükleri gibi “asarak öldürme” oyunu oynarken, çocuğun gerçekten asılarak ölmesine sebep olmuşlardır.” Televizyon seyretme süresi arttıkça, çocuğun başarısı ve sosyal ilişki kurabilme kabiliyetinin giderek azaldığı da gözlenmiştir. Çok fazla TV izleyen çocukların yemeden, içmeden kesilme, uyuma güçlüğü, kötü rüyâlar görme, ders çalışmaya karşı ilgisizlik, hayâl dünyasında yaşama, TV’deki tiplemeleri ve kahramanları taklit etme, içine kapanma, sosyal ilişkiler kurmada başarısızlık gibi problemlerle karşılaştıkları görülmüştür. Bütün bunlar, böyle bir kampanya düzenleyenlerin ne kadar haklı olduklarını göstermektedir.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT