BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Birinci adım kapatmak, ikinci adım grubu bölmek

Birinci adım kapatmak, ikinci adım grubu bölmek

AK Parti’ye açılan kapatma davasının hukukî olmaktan çok siyasî bir dava olduğunu iç ve dış kamuoyu artık fark etmiş durumda.



AK Parti’ye açılan kapatma davasının hukukî olmaktan çok siyasî bir dava olduğunu iç ve dış kamuoyu artık fark etmiş durumda. Bu siyasî projenin ilk adımı 367 kararı ve 27 Nisan e-bildirgesiydi. 22 Temmuz seçimlerinde millet bu iki girişimi onaylamadığını ortaya koyarak saf dışı bıraktı. Ondan sonra da TBMM, hiçbir baskıya boyun eğmeden kendi özgür iradesiyle cumhurbaşkanını seçti. İşte o seçimle olanlar oldu. 27 Nisan muhtırası ve 367 kararı o seçimi engellemek için ortaya konan girişimlerdi. Ama sonuç vermedi. Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra AK Parti’nin yeni anayasa hazırlığı yapması, bu siyasi projeyi hazırlayanları tekrar harekete geçirdi. Yeni anayasada birçok şey değişecek, egemenliğin kullanımının paylaşımı yeniden düzenlenecekti. Egemenliği, gücü kullanan kurumların sistem içerisindeki yeri, konumu ve sınırları, yetki ve sorumlulukları AB ülkelerindeki uygulamalara dönüştürülecekti. Bütün ikaz ve girişimlere rağmen cumhurbaşkanlığı seçimlerinde söz dinlemeyen bu meclis, yeni anayasayı da yapabilirdi. Seçilen cumhurbaşkanı da yeni bir anayasa yapılmasını AB standartlarında teşvik ediyordu. Bu girişimi mutlaka engellemek gerekiyordu. Bunu engellemenin tek yolu kalmıştı; öncelikle Tayyip Erdoğan’ı ve bilahare de AK Parti’yi siyaset alanında etkisizleştirmek. AK Parti’nin üniversitelerde baş örtüsü yasağını biraz da MHP’nin teşviki ile kaldırma girişimi, bu projeyi hazırlayanlara istediği fırsatı verdi. Yeni anayasanın meclise geleceği dönemde devreye sokulacak olan AK Parti’yi kapatma davası erkene alındı. Birinci adımda kapatma davası ile Tayyip Erdoğan ve yakın çevresini siyasî yasaklı haline getirmek, ikinci adımda da AK Parti grubunu parçalamaktı. AK Parti’ye açılan davanın kapatma ve siyasî yasakla sonuçlanacağından emin görünen bu proje sahipleri bazı medya gruplarının da gönüllü desteği ile ikinci adımın altyapısını hazırlamaya başladılar. Bir taraftan eski Bakan Abdüllatif Beyi dolduruşa getirip parlatıyorlar, bir taraftan da AK Parti içerisinde arzu ettiği makam ve mevkilere gelemeyen milletvekillerine el atıp onları konuşturuyorlar. Bazı medya organlarının bir haftadır Kırıkkale Milletvekili Vahit Erdem’i göklere çıkarmasının altında yatan gerçek budur. Vahit Bey gibi tecrübeli bir insanın, partisinin ve liderinin bu süreçte yaptığı hataları önce partisinin yetkili kurullarında, grupta dile getirmesi gerekirdi. Sonuç alamadığı takdirde kamuoyu paylaşması daha iyi niyetli bir girişim olmaz mıydı? 6 yıl sus, partinin kapatma davası açılınca bülbül kesil. Şimdi yaptığı eleştirilerin bir faydası var mı? Bu eleştiriler yapılan hataları düzeltecek mi? Araştırdım Vahit Bey, şimdiye kadar grubun basına kapalı bölümlerinde söz alıp bugünkü ikazlarını hiç yapmamış. Acaba Vahit Bey 22 Temmuz seçimlerinden sonra Milli Savunma Bakanlığı koltuğuna oturmuş olsaydı bugün yine aynı eleştirileri yapar mıydı?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT