BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Taksim, Kızılmeydan niyetine kullanılmıştı

Taksim, Kızılmeydan niyetine kullanılmıştı

Taksim’den çok çektik. Tâ 1968’-lerden 1980’e kadar Taksim bir dehşet alanı oldu. 10 küsur yıl, her 1 Mayıs, buradan çıkarak ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktü. Güya işçi günüydü, güya Bahar Bayramıydı. Olanlarsa ne işçi günüydü ne de bayram.



Taksim’den çok çektik. Tâ 1968’-lerden 1980’e kadar Taksim bir dehşet alanı oldu. 10 küsur yıl, her 1 Mayıs, buradan çıkarak ülkenin üzerine bir kâbus gibi çöktü. Güya işçi günüydü, güya Bahar Bayramıydı. Olanlarsa ne işçi günüydü ne de bayram. Ellerde sopalar. Ellerde kızıl bayraklar. Yürüyen militan sendikalılar. Havada portreler. Bu portreler Marx, Lenin, Engels, Stalin, Che, Mao, Enver Hoxa ile bizdeki ihtilalci öğrenci liderleri. Bıyıklar sarkık, kaşlar çatık, yüzler asık, üstlerde parkalar. Sabahın köründe zorla meydana getirilmiş işçiler. Her 1 Mayıs Taksim bir felaket meydanı olurdu. İhtilalci komünist eylemciler, Taksim’i Moskova’daki Kızılmeydan niyetine kullanıyorlardı. Onlara göre dünyanın kurtuluşu SSCB gibi komünist rejimle mümkündü. İşçi sınıfını iktidarı için yürüyorlardı. Hasan Sabbah afyonkeşleri gibi, komünist hülyalar zihinlerde hakikat olmuştu. Halbuki çok değil bizdeki karşı darbeden sadece 10 sene sonra SSCB çöktü, komünizm devrildi. Olan dehşet dolu yıllarımıza oldu. Olan her fikirden binlerce maktul gencimize oldu. Geriye gözü yaşlı ana-babalar, sakat insanlar, ölen istikballer kaldı. Öyle oldu ki Taksim’de bir ânda çıkan kargaşayla onlarca insan hayatını kaybetti. Kim vurduya gitmişlerdi. O meşhur gizli el, İstanbul’un ortasını kana bulamıştı. Bu yüzden her 1 Mayısta İstanbul boşalırdı. Taksim Meydanında in-cin top oynar, güvercinler bile meydana inmekten ürkerdi. Bu meydanın işte böyle bir geçmişi vardır. Ki sütunlara sığmaz. Ki filmleri, romanları gerekir. Yakın tarih hafızamız bile nisyan ile malûl. Osmanlının su taksim ettiği yerde silahlar patlıyor, sopalar kırılıyordu. Bunlar doğru, fakat az. Tarih, ders alınmadığı için bir şekilde tekerrür etmekte. Bazıları dehşet nostaljisi yaşarcasına inatlaşmaktalar. Yoksa 1 Mayıs Taksim’de kutlansa ne olur? Hiçbir şey olmaz. Başbakan dahi eski bir işçi hatta bugün de yine işçi olmakla bu mitinge iştirak etseydi ne olurdu? Çok iyi olurdu. Ama ya niyetler, ya planlar, projeler, fırsat kollamalar? 1 Mayıs için Taksim’in tahsis edilmesinin pratikte hiçbir faydası yok. Tersine zararı var. İstanbul o gün trafik felcine uğrayacak. İşçi üzerinden servet sahibi olanların hiç umurunda değil. Halbuki her türlü bayram kutlamasının şehrin cadde ve meydanlarından çekilerek stadyumlara alınması en isabetli olanıdır. Bayramı çok bir milletiz. Bir de kurtuluş günlerimiz var ki artık onlara da bir çeki-düzen vermek gerekir. Bu sebeple İstanbul sık sık bayramzede, kurtuluşzede, mitingzede, yürüyüşzede olmakta. Nevruz, doğu âleminde yaşanıyor bizde bölücü örgüt gösterilerine dönmekte. Eğer, niyetler temiz olsaydı. Taksim olurdu. Her şeye rağmen... Kimse sertlik yapmasın. Ne işçi, ne polis. Kötü günler mazide kalsın. İflas etmiş ideoloji müsveddesi fikirlerle işçi cebinden ideologluk yapmak sadece suiistimaldir. Baş derdimiz bu suiistimal. İnancı, İşçiyi, İnsanı Ve hayatı. Bir yerde bu sömürüler varsa huzur Kaf Dağının ardındadır. Huzurlu günlerimiz ne kadar az. Acaba huzurun borsasını düşünür müsünüz?
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT