BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > 50 kuruşun hesabı

50 kuruşun hesabı

Lahmacununu çok methettiler..İki arkadaş gidip deneyelim, dedik.



Lahmacununu çok methettiler..İki arkadaş gidip deneyelim, dedik. Siparişten önce tarif ettik: Hamuru ince olsun, çıtır olsun.. Yemekten sonra kebapçı sordu: Lahmacunumuzu nasıl buldunuz? İyi de içinde hiç kıyma yok, dedim.. Fiyatını bir lira yukarı çekip azıcık daha kıyma koysaydın. Ah ah, deyip anlatmaya başladı: Bizim satışımızın yüzde 70’i dışarıya servis..30’u buradan. Lahmacunumuz 15 gün öncesine kadar 1.5 liraydı. 2 lira yaptık, satışlar kesildi. Adam arayıp soruyor: -Lahmacun kaç lira? İki lira deyince telefonu kapatıyor. 50 kuruş bu kadar önemli mi dedim.. Kebapçıya bakılırsa, bu bir tarz. İnsanların sıkıntısından kaynaklanmıyor. Bu bölgedeki insanlar para kazanmayı biliyor ama harcamayı bilmiyor, diyor. Daha önce başka bir semtte imiş. Orada insanlar böyle hesap yapmazmış. Burada müşteri telefon açıp iki lahmacun istiyor. İki lahmacun da olsa paketleyeceksin, yanına yeşilliğini koyup ayrıca paketleyeceksin. Bir kişinin eline verip göndereceksin, diyor; kurtarmasa da müşteriye hayır diyemezsin, yok diyemezsin..Niye? Yarın belki büyük siparişi olur. Ama burada olmuyor. Amaç-araç İş hayatında önemli yerlere gelmiş arkadaş grubu üniversitedeki hocalarından birini ziyarete gitmiş. Çeşitli konular konuşulduktan sonra sohbet, işe bağlı strese ve hayatın zorluklarına gelmiş. Yaşlı üniversite hocası ziyaretçilerine kahve ikram etmek üzere mutfağa gitmiş ve değişik boy, renk ve kalitede birçok fincanın bulunduğu bir tepsiyle geri dönmüş. Kimi porselen, kimi seramik, kimi cam, kimi plastik olan fincanları ve kahve termosunu masaya koyup kahvelerini oradan almalarını söylemiş. Eski öğrenciler kahvelerini alıp koltuklarına döndüğünde hocaları onlara şunu söylemiş: “Farkına vardınız mı bilmem, zarif görünümlü, güzel, pahalı fincanların hepsi alındı, masada yalnızca ucuz ve basit görünümlü fincanlar kaldı. Elbette ki kendiniz için en güzelini istemek ve onu almak çok normal ama işte bu demin bahsettiğiniz problemlerinizin ve stresin sebebi. Hepinizin istediği fincan değil, kahve iken, bilinçli olarak her biriniz birbirinizin aldığı fincanları gözleyerek daha iyi olan fincanları almaya uğraştınız. Hayat kahveyse, iş, para ve mevki fincandır. Bunlar yalnızca hayatı tutmaya yarayan araçlardır. Hayatın kalitesi bunlara göre değişmez. Bazen yalnızca fincana odaklanarak, içindeki kahvenin zevkini çıkarmayı unutabiliyoruz.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT