BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > tuzaktan kumanda

tuzaktan kumanda

(...SHOW TV - 6 Pas) AHMET ÇAKAR: Oyuncusu Roberto Carlos olan bir Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan olamaz...



tuzaktan kumanda (...SHOW TV - 6 Pas) AHMET ÇAKAR: Oyuncusu Roberto Carlos olan bir Fenerbahçe’nin kalecisi Volkan olamaz... GÜRCAN BİLGİÇ: Neden hocam yaa?... AHMET ÇAKAR: Yorumcusu da Gürcan Bilgiç olamaz... kadınlar & erkekler KADIN: Evlenirsek senin endişelerini ve sıkıntılarını paylaşmak isterim... ADAM: Çok naziksin sevgilim... Ama en ufak bir endişem ve sıkıntım yok... KADIN: Tabii... Ama daha evlenmedik de ondan... tebeşir tozu “-Birisi barışı başlatmalı, tıpkı savaşı başlattığı gibi...” (...Stefan Zweig) itiraf reyonu... (...isim: ümit eren ...şehir: istanbul ...yaş: yirmiüç) Ayrıldığım arkadaşımı denemek için yeni bir e-posta adresi alıp, “Merhaba” faslı ile bağlantı kurmaya çalışıyorum... Bunu herkes yapabilir... Ama o adrese kendi fotoğrafını koyan tek saf benimdir sanırım... İtiraftır, rezilliktir... (omer.soztutan@tg.com.tr - itiraf edin, rezil edelim...) hayata dair... Şairin olmama izin ver Ey gece Ey gizlilik tülüne bürünmüş gece... Burda, Asırlarca, senin gölgende Tek söz etmeksizin Oturup duran Biri var; Bırak Onun şarkılarını ben söyliyeyim ... Ey zaman sarayının ecesi Ey, gizliliğe sarınmış gece... Sessizce Dünyaları dolaşan tekerleksiz arabana Al beni... ... Ne çok meraklı anlayış gizlice avlularına sızıp bir cevap arayarak o ışıksız evinde Dolaşıp durdular... Bilinmezin elinden Sevinç oklarıyla delik deşik Ne çok yürekten karanlığı köklerinden sarsıp silkeleyerek Ne çok mutlu şarkılar döküldü... ... Bırak şairin olayım Ey gece Senin derin sessizliğinin şairi... (...Rabindranath Tagore) Temel’in yeri (...Temel, Trabzon’dan göç etmiş arkadaşı Dursun’a derdini yazıyor) “Dursun’cuğum; Hani benim küçük torun var ya; Geçen akşam, geturdi ödevini önüme koydi... Bi yandan da ağlay... Zaten dertlerini hep bağa açar... Dedi ki; ‘Habunlari anliyamadum. O yüzden da yapamadum... Yarın öğretmen beni dövecek’... Dedum ki; ‘Ağlama uşağum, bunun içun öğretmen adam dövmez... Şimdi oni çözeruk’... Ne mümkün Dursun kardaşum: Bi tirenlan, bi otobos ayni istasyondan kalkmişlar. Tiren otobostan üçte bir daha hızlı gidiy... Otobos iki yerde onbeşer dakka istirahat vermiş... Tiren da bi yerde durmiş, 20 dakka su almış. Otobos saatte 60 kilometro gidiymiş. Tiren 5 saat sonra gideceği yere varmış. Otobos ise ne vakit sonra oraya varacakmış... Uğraştum yapamadum. Derken bubası geldi. O da çözemedi... Diyrum oğa ki, ‘Damat, senun taniduğun tahsilli bi otobos şofori var ise oğa soralım’... Yahutta sabah olsun ben usaği şoförler cemiyetine götüreyum... Belki tirenle yariş etmiş bi şofor vardur da bize nasihat verur... Ha, biz bi yandan da uşağa tireni tarif ediyruk. Tiren görmemiş ki... Ne anasi görmiş, ne bubasi. Ben da bi tek askerlukte Erzurum’dan Sivas’a gittiydum... Neysa kardasum, o gece çok kizdum... Diyeceksun ki niye?... Uşak daha incir ağacindan duti ayiramay; mezgiti gosteriyrum, hamsi diy... Efendum, yumurtanun fabrikada yapilduğuni sanay. Biz gelduk araba yaristiriyruk... Yani efendi, otobos saatinda varsa ne olur, geç varsa ne olur?... Gurbetten yolci mi bekliysun?... Eğer varacaği saat önemliysa, edersun yazihaneye bi telefon, derler sağa otobosun ineceği zamani... Bu kadarluk mesele içun sabiyi subyani niye telef edersun?...” (...Mehmet Eruzun’dan) S.Ö.Z. der ki; “-Görmek için gözlerini kapatman gereken anlar gelip çatar...” (...Son karalamasında geçen müthiş S.Ö.Z.leri) ayaküstü... Ayaküstü sohbetimizi, Dalkan Delican’ın örneğiyle yapıyoruz... Karşınızdaki kişiye “Hava bugün ne güzel, değil mi” diye sordunuz diyelim... Hepsi de ayrı bir kişilik yapısına işaret eden çeşit çeşit cevaplar alabilirsiniz... ... Canlı iyimser: Gerçekten harika bir hava var, insanın içi coşkuyla doluyor... Karşısındakiyle ilgilenen: Böyle havaları çok mu seversin?... Kontrollü ve ketum: Hı hı... Öyle... Uyumlu, paylaşımcı: Haklısın, çok güzel, değil mi?... Geçmişte yaşayan: Esas üç gün önce çok daha güzeldi... Şikayetçi, karamsar: Yaa, bu güzel havada eve tıkıldık işte... ... Bakın, bir tek cümleden ne kadar çok ipucu çıkartabiliyorsunuz... Yeter ki ona iyi bakın, dikkatli dinleyin ve ipuçlarını değerlendirin... -Ya da kapatın gitsin... bizimkiler... İnan’ı büyük bir skandala imza atmaktan İrfan Abi kurtardı... Kendisine gelen parfüm ve güneş gözlüğünü İnan’a verdi... Hediyeleri akşam eve götüren arkadaşımız, yengenin teşekkür ve iltifatları ile karşılaştı... O gün, hanımın doğum günüydü ve İnan bunu unutmuştu... Tesadüf; büyük bir faciayı da önlenmiş oldu... kritik “-Benim malım çok kıymetlidir... Eski şeylerimi bile kimseye veremiyorum... Paranın nasıl kazanıldığını biliyorum... Kulaklarım ‘para’ lafını duyunca hemen açılır...” (...Deniz Akaya) “-Söyleyecek çok şeyi olan bir kadın susuyorsa, sessizliği sağır edici olabilir...” (...Anna And The King filminden)
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT