BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kimerizm anneyi sevgisiz bırakıyor

Kimerizm anneyi sevgisiz bırakıyor

Prof. Dr. Osman Demirhan, kromozom bozukluğu olan bebeğine sevgisiz kalan annenin, diğer çocuklarına daha fazla ilgili gösterdiğini ifade etti.



> ADANA Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Tıbbi Biyoloji ve Genetik Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Osman Demirhan, “aynı bedende farklı DNA’lar” ya da “Tek bedende çift kimlik” diye tanımlanan kimerizmde, kadının, dünyaya getirdiği çocuğuna karşı sevgisiz kaldığını, bunun da hem çocuk hem de annede ağır ruhsal problemlere yol açtığını bildirdi. Prof. Dr. Demirhan, “kimerizm”in uluslararası araştırmalarla kanıtlanmış bir kromozom bozukluğu olmasına rağmen yeterince bilinmediğini, bu yüzden dünyaya getirdiği bebeğine karşı sevgi beslemeyen annelerin “neden?” sorusunun cevabını bulamadığını, çocuğun ise “sevgisiz” büyümeye mahkum bırakıldığını belirtti. Kimerizmin, döllenmiş iki yumurtanın birleşmesi ve ikiz doğacağı yerde, tek bebeğin doğması sonucu oluştuğunu ancak, dünyaya gelen bu bebeğin vücudunda farklı DNA’lar taşıdığından habersiz olduğunu ifade eden Demirhan, şunları söyledi: “Bu tür vakalarda örneğin, kadının kalbi kendisine, akciğerleri dünyaya gelemeyen ikizine, sağ taraftaki yumurtalıkları kendisine, sol taraftaki yumurtalıkları ise yine ikizine ait olabiliyor. Bu durumda, kadın hamile kaldığında dünyaya gelen bebek doğamayan ikizinin DNA’sını taşıyabiliyor. Yani, kadının DNA profili ile dünyaya getirdiği bebeğin DNA profili birbirini tutmayabiliyor.” ARAŞTIRMA KABUL GÖRMÜYOR Prof. Dr. Demirhan, şöyle devam etti: “Üniversitemize yönlendirilen anneler, DNA araştırmasını kabul etmiyorlar. Oysa, bu araştırmada kimerizm vakasının teşhisini koyabiliyoruz. Yaklaşık 2-3 bin YTL’ye mal olan bu teşhisin bedeli sosyal güvenlik kurumlarınca karşılanıyor. Ancak, toplumsal baskılar buna izin vermiyor. Anne, (çevre ne der) ya da kendisine kötü gözle bakılır korkusuyla araştırma yapılmasına izin vermiyor.” Prof. Dr. Demirhan, güçlükle ikna ettikleri Adanalı 34 yaşında ve 14 aylık bebeğini reddeden bir annenin DNA araştırmasını yaptıklarını ifade ederek, “Bu araştırmada kimerizm teşhisini koyduk, ancak aile bunun gizli kalmasını, bilimsel makalelerde bile isimlerine yer verilmemesini istedi, biz de buna saygı duyuyoruz” dedi. Teşhisin konulmasının en önemli avantajının, annenin, çocuğuna karşı neden sevgi besleyemediğini anlaması olduğuna dikkati çeken Demirhan, şöyle devam etti: “Anne sebebi bildiğinde ilaç tedavisini bile kesiyor. Biz bu durumdaki kadınlarımızın dünyaya getirdiği bebeklerinin teyzesi olduklarını söylüyoruz. Bu yüzden toplumsal baskılar bir yana bırakılıp, bilimsel gerçekler göz ardı edilmemeli.” DNA farkı etkiliyor Prof. Dr. Osman Demirhan: “Kimerizm vakasında anne, doğmayan ikizinin DNA’larıyla dünyaya gelen bebeğine karşı sevgi beslemezken, kendi DNA’sını taşıyan bir diğer çocuğuna daha fazla sevgi duyabiliyor.” Demirhan şunları söyledi: “Bebeğine karşı niçin sevgi besleyemediği sorusuna cevap bulamıyor. Buna rağmen dünyaya gelen bebek de sevgisizlikten kaynaklı problem yaşıyor.” Demirhan, bu durumun anne ve bebekte oluşturduğu psikolojik tahribatın yanı sıra, adli bilimcilere de sıkıntı yaşattığını, DNA testlerinin doğruluğunu tartışılır hale getirdiğini kaydetti. Son yıllarda yaygınlaşan tüp bebek uygulamalarının da ileride kimerizm vakalarında artışa yol açabileceğini savunan Demirhan, “Çünkü, bu uygulamalar, iki embriyonun aynı anda döllenmesi ihtimalini artırıyor” diye konuştu.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92708
    % 1.11
  • 5.3097
    % -1.41
  • 6.0564
    % -1.27
  • 6.8048
    % -1.13
  • 210.111
    % -0.72
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT