BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > ERMENİSTAN açılımı geliyor

ERMENİSTAN açılımı geliyor

DIŞİŞLERİ BakanI Alİ Babacan: Ermenistan ile ilişkilerde önümüzdeki dönemde bazı yeni gelişmeler yaşanabilir” dedi



Nuri Elibol, Babacan’ın Londra dönüşü yaptığı açıklamaları yazdı > LONDRA / İSTANBUL Dışişleri Bakanı Ali Babacan, AB’ye tam üyelik sürecinin sebat ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğunu ancak, Türkiye’nin üyelik konusunda kararlı ve azimli olduğunu söyledi. Babacan dış politika konusunda ‘Kıbrıs, PKK, Ermeni meselesi ve Ege’ olmak üzere dört önemli hedef belirlediklerini de kaydederek, “Ermenistan ile ilişkiler konusunda önümüzdeki günlerde önemli açılımlar yaşanacak” dedi. Filistinlilere Yardım İçin İrtibat Komitesi (AHLC) toplantısına katılmak üzere Londra’ya giden Dışişleri Bakanı Ali Babacan, Türkiye’ye dönüşte uçakta gazetecilerle sohbet etti. Babacan, Türkiye’nin ilk defa özel davetli olarak komite üyesi tüm ülkelerin onayı ile bu toplantıya davet edildiğini hatırlattı. DÜNYANIN HABERİ OLUYOR Babacan, yurt dışında görüşme fırsatı buldukları meslektaşları ve diplomatların Türkiye’nin şu anda karşı karşıya olduğu siyasi belirsizlik problemini daha önce cumhurbaşkanlığı seçiminde olduğu gibi kendi demokrasisinin gücü ile aşacağına inandıklarını söyledi. Babacan, “Ortam artık eskisi gibi değil, AB ile müzakerelere başlamış olan Türkiye açık bir toplum. İfade özgürlüğü var, basın yayın organları her şeyi aktarıyor. Türkiye’de olup biten her şeyden dünyanın anında haberi oluyor” diye konuştu. SESSİZ ÇOĞUNLUK ARKAMIZDA Babacan, AB’nin Türkiye’ye tam üyelik için kesin bir tarih vermemesinin, birliğin Türkiye üzerindeki yaptırım gücünün azalmasına sebep olduğunu söyledi. Babacan, AB’den gelen olumsuz açıklamalar karşısında kamuoyunun umutsuzluğa kapılmamasını da istedi. Babacan “Bir söz söyleniyor ardından şok açıklama diye haberler çıkıyor. AB çoklu bir yapı. İçinde 27 başkent var. Her birinin siyasi partileri var. Bütün zorluklara rağmen genel eğilim Türkiye’nin lehine. Karşı çıkanların sesi daha çok çıkıyor ama Türkiye’nin arkasında sessiz çoğunluk var” dedi. CHP KİMSEYİ İNANDIRAMAZ “Sosyal demokrat olduğunu söyleyen bir parti özgürlükleri genişleten bir maddeyi kıyasıya engelliyor” diyerek CHP’yi eleştiren Babacan “Sosyal demokratlığın da evrensel kriterleri vardır. Bu şekilde devam ederlerse dünyada kimseyi sosyal demokrat olduklarına inandıramayacaklar” şeklinde konuştu. Bakan Ali Babacan Londra’daki Filistin’e yardım toplantılarında Türkiye’nin Fransa, İtalya, İsveç, Almanya ve İspanya gibi zengin ülkelerde aynı masada yer almasının önemine işaret etti. Gazze ve Batı Şeria’daki durumun enine boyuna tartışıldığını anlattı. İsrail’in dolaşımla ilgili getirdiği kısıtlamaların Filistin’in ekonomik gelişmesine mani olduğunu söyledi. BATI ŞERİA’DA İŞLER ZORLAŞTI “Batı Şeria’da 500 - 600 kontrol noktası var. Burası küçücük bir coğrafyada 2,5 milyon insanın yaşadığı bir yer. Bu iş kolaylaşmadı tam tersine zorlaştı. Belki güvenlik kaygısıyla alıyor ama malların ve insanların rahat dolaşamadığı bir yerde ekonomik gelişme zor. Kamyonlar ve tIr’lar rahat çıkabilsin diye biz serbest ticaret bölgesini kuruyoruz” diye konuştu. Babacan mayıs ayı programının da çok yoğun olduğunu belirterek, bu kapsamda Strasbourg, Slovenya, Finlandiya, Mısır, Bulgaristan ve İsveç’e gideceğini kaydetti. Babacan, Ankara’da ise Birleşik Arap Emirlikleri, Slovenya ve Fransa’dan bakanları ağırlayacak. Ayrıca Hırvatistan ve Tunus Dışişleri Bakanları ile Ankara’da ikili görüşmelerde bulunacak. Fransa’nın Avrupa Birliği’nden sorumlu bakanı salı günü Ankara’da temaslarda bulunacak. Ayrıca Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn 6 Mayıs Salı günü Türkiye’de olacak. BİR ADIM DAHA ATTIK Bakan Babacan Mısır’da Dünya Ekonomik Forumu toplantısına, Bulgaristan’da ise Güneydoğu Avrupa Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısına katılacak. Türkiye, İsrail ve Suriye barışı için üstlendiği arabuluculuk girişiminde bir adım daha attı. İsrail basınına göre Babacan, görüşmede İsrail Dışişleri Bakanı Livni’ye Şam yönetiminin mesajını iletti. Görüşmenin detaylarına ilişkin henüz bir bilgi edinilemedi. ŞAM TEMİNAT BEKLİYOR Babacan-Livni görüşmesi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la geçen hafta Şam’da yaptığı görüşmenin ardından Türkiye- İsrail arasındaki ilk temas oluyor. Suriye basını, Başbakan Erdoğan’ın İsrail’in 1967 savaşında işgal ettiği Golan Tepeleri’nden çekilmeye hazır olduğu yönündeki mesajı Şam’a ilettiğini duyurmuştu. Şimdi, Şam yönetimi, İsrail’den Golan Tepeleri’nden çekilme konusunda teminat bekliyor. REHN TEKRAR GELİYOR Avrupa Birliği’nin Genişlemeden Sorumlu Üyesi Olli Rehn; 6 Mayıs Salı günü Türk yetkililerle tekrar görüşmeye geliyor. Rehn ve Barosso, geçtiğimiz ay da İstanbul’a gelerek Bakan Ali Babacan ile temaslarda bulunmuştu. ‘Ulusal programı bu yaz tamamlayacağız’ “Bundan sonra biz iç reformlarımızı AB için değil, ülkemiz için yapacağız. 35 başlıkla ilgili içerde yapılması gereken herşeyi takvime bağlayıp ulusal program halinde bu yaz yayınlayacağız.” AB’nin Kıbrıs konusundaki tutumunu eleştiren Bakan Babacan birliğin 2006’da Kıbrıs konusunda aldığı kararın Türk kamuoyunu çok kötü etkilediğini hatırlattı. Babacan, “Ben bunu halka anlatamam. Bunu savunmak mümkün değil. Arkasından Merkel’in ve Sarkozy’nin tutumlarını savunmamız mümkün değil. Halk burada çifte standart olduğunu görüyor” dedi. Babacan, böyle bir ortamda yasal düzenlemeleri TBMM’ye götürüp ‘bunları AB istiyor’ şeklinde sunmayacaklarını söyledi. KISA, ORTA VE UZUN VADELİ Babacan, “Bundan sonra biz iç reformlarımızı AB için değil, ülkemiz için yapacağız. Türkiye’nin AB’ye tam üyelik hedefi sulandırılmadan, zayıflatılmadan, kararlılıkla devam edecek. Biz hükümet olarak 35 başlıkla ilgili içerde yapılması gereken tüm reformları bir takvime bağlayıp ulusal program halinde bu yaz yayınlayacağız. Kısa, orta ve uzun vadeli iş takvimi yapacağız. Siyasi irade olarak engellerden yılmadan az veya çok başlıklar açarak yolumuza devam edeceğiz” FRANSA’NIN TEKLİFİNE RET Babacan, Fransa’nın Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine karşı bir çözüm olarak getirdiği Akdeniz Birliği konusunda da değerlendirmelerde bulundu. Öneriyi bu haliyle Türkiye’nin kabul etmesinin mümkün olmadığını söyleyen Babacan, AB içinde de Akdeniz’e kıyısı olmayan ülkelerin Fransa’nın önerisini desteklemediklerini bu nedenle sürecin “Akdeniz İçin Birlik” adı altında daha farklı bir yapıya büründüğünü söyledi. Babacan, ardından Fransa’nın da aralarında bulunduğu ülkelerin bu sürecin Türkiye’nin AB’ye tam üyeliğine alternatif olarak getirilmediği yönünde bir açıklama yapmak durumunda kaldıklarını hatırlattı. Babacan, “AB’ye tam üyelikten başka hiçbir alternatifi kabul etmeyiz. Bu yeni proje AB’nin alternatifi değil” dedi. Babacan, Fransa ve Almanya liderlerinde ortaya çıkan Türkiye aleyhindeki tutumun bu ülkelerin iç politika dengelerinden kaynaklandığını buna rağmen Fransa’da yeni hükümetin iş başına geldiği günden bu yana üç faslın açıldığını anlattı. 301’İ KENDİMİZ İÇİN YAPTIK Bakan Babacan, Türkiye’nin her şeye rağmen yola devam etme kararlılığını açıklarken 301. madde örneğini verdi ve “Böyle bir ortamda 301’in getirilmesi çok önemli. Eğer biz bu düzenlemeyi yapmasaydık AB açısından hiçbir yaptırımı da olmazdı. Biz 301’le ilgili düzenlemeyi kendimiz için yaptık” diye konuştu. Babacan, Türkiye’nin tam üyelik yolundaki hazırlıklarının büyük bölümünü 2013 yılına kadar tamamlamayı hedeflediğini belirterek “Biz o tarihe kadar tamamlar hazır hale gelmeye çalışırız. Ondan sonra AB’nin Türkiye’ye ne zaman hazır hale geleceğine bakması gerekir” değerlendirmesini yaptı. HAZIRLIKLAR 2013’TE BİTER 17 ve 24 Nisan’da iki faslın daha açılması için davet aldıklarını hatırlatan Babacan, Slovenya’nın dönem başkanlığında bu iki başlığın açılmasını umut ettiklerini söyledi. AB müktesebatı ile ilgili Meclis’te çıkarılması gereken yasaların bulunduğunu belirten Babacan, haziran sonuna kadar bu düzenlerin yasalaştırılmasını planladıklarını kaydetti. 2013’e kadar yapmayı hedefledikleri 576 ikincil düzenlemeden 93’ünün tamamlandığını ifade eden Babacan, “Ancak muhalefet partileri bir yandan AB’yi istiyoruz diyorlar ama reformların yapılmasında ise gönülsüz davranıyorlar. Bize daha çok yardımcı olmaları gerekir” dedi. ‘AVRUPA BİRLİĞİ süreci için kararlı ve azimliyiz’ Avrupa Birliği’ne tam üyelik hedefinin zorlu ancak sebat ve kararlılık gerektiren bir süreç olduğunu belirten Babacan, Türkiye’nin bu süreçte bir büyük devlet nasıl davranması gerekiyorsa öyle davrandığının altını çizdi. Babacan, Kıbrıs, Almanya ve Fransa’nın politikaları nedeniyle ağırlıklı olarak problemler yaşandığını ancak buna rağmen yola devam ettiğimizi söyledi. Türkiye’nin stratejisinin aynı kaldığını ancak izlediği taktiğin değiştiğini anlatan Babacan şöyle konuştu: “Biz yine adımları atacağız. Ama bunların bir öncelik sırası var. İlk planda işimize gelmeyecek bazı adımları atmayız. Örneğin AB’ye üye olunca her ülkenin üreteceği bir tarım kotası var. Ben şimdiden buğday kotasını niye konuşayım. Balık üretimini, pirinci niye konuşayım” ‘Türkiye’nin dış politikasında dört problemli alan var’ Babacan, Türkiye’nin dış politikada öncelikli konusu olarak dört madde belirlediklerini söyledi. Babacan bu tespiti şöyle açıkladı: > “KIbrIs: Milli davamız, sürecin bir tarihi var. AB ile ilişkilerimizde son derece önemli > PKK: Kuzey Irak boyutundan bakıldığında aynı zamanda bir dış politika meselesi. > Ermenİ meselesİ: Türkiye’nin etrafında güvenlik barış ve huzur halkası oluşturmak istiyoruz. Ermenistan ile ilişkiler konusunda önümüzdeki günlerde önemli açılımlar yaşanacak. > Ege: Her ne kadar Türkiye ile Yunanistan arasında önemli bir yakınlaşma süreci yaşansa da derine indiğimizde meseleler orada duruyor”
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 95258
    % 1.36
  • 5.8794
    % -0.79
  • 6.4915
    % -0.69
  • 7.4849
    % 0.15
  • 280.247
    % -1.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT