BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Gözü yaşlı tarih

Gözü yaşlı tarih

Suriye’deki Süleymaniye Camii ve Külliyesi eski ihtişamına kavuşturuluyor. Hicaz Demiryolu tamir ediliyor. Ancak hâlâ birçok ülkede binlerce eser kurtarılmayı bekliyor.



OSMANLI MİRASI KAYIT ALTINDA -3- Hazırlayan: Hayrettin Turan hayretttin.turan@tg.com.tr BAZI ÜLKELER TÜRK ESERLERİNİ RESTORE EDİP FARKLI MAKSATLAR İÇİN KULLANIYOR Suriye’deki Süleymaniye Camii ve Külliyesi eski ihtişamına kavuşturuluyor. Hicaz Demiryolu tamir ediliyor. Ancak hâlâ birçok ülkede binlerce eser kurtarılmayı bekliyor. VAHDEDDİN HAN’IN KABRİ Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün restorasyon çalışması yürüttüğü Şam’daki Süleymaniye Külliyesi’nde, Sultan Vahdeddin ile birlikte, Sultan Abdülhamid ve Sultan Abdülmecid’in çocukları ve torunlarının da aralarında yer aldığı 18 kişinin kabri bulunuyor. ŞAM’IN KAPALIÇARŞISI İsmini Sultan II. Abdülhamid Han’dan alan Suriye’nin başkenti Şam’daki Hamidiye Çarşısı, İstanbul’daki Kapalıçarşı’ya çok benziyor. Günün her saati tıklım tıklım olan çarşıda, yüzlerce halı, kilim ve hediyelik eşya dükkânı yer alıyor. Asırlarca Osmanlı toprağı olan Suriye, Osmanlı kent mimarisinin en önemli mirasçıları arasında bulunuyor. Bu ülkede de “Yurt dışındaki Tarihi Türk Eserlerinin Envanteri Projesi” kapsamında tarihî Türk eserleri bir bir kayda geçirildi. Yüzüncü Yıl Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdülselam Uluçam başkanlığındaki bir ekip, Osmanlı döneminden kalma kültür mirasına sahip en önemli kent olan Halep’teki Türk eserlerinin önemli bir bölümünün envanterini çıkardı. 4 ASIR OSMANLI’DA KALDI Suriye topraklarındaki Osmanlı mirasını bütün güzelliğiyle yansıtan önemli eserlerden Süleymaniye Camii ve Süleymaniye Külliyesi de restorasyon kapsamına alındı. 402 yıl Osmanlı’nın önde gelen kültür merkezlerinden biri olan başkent Şam’daki Süleymaniye Külliyesi, sadece Suriye’nin değil dünyanın kültürel mirası arasında yer alıyor. 1554 yılında Kanuni Sultan Süleyman tarafından Mimar Sinan’a yaptırılan külliye, aynen Türkiye’deki örnekleri gibi; pek çok yapıyı bünyesinde barındırıyor. Külliyenin içerisinde Süleymaniye Camii, medrese, Selimiye Camii, Selimiye Çarşısı, imarethane, aşevi, Sultan Vahdeddin Han ve Osmanlı ailesinden 18 kişinin kabri bulunuyor. Yaklaşık 10 yıldır kapalı olan Süleymaniye Camii ve Süleymaniye Külliyesi, 2009 yılı sonunda hem ibadete hem de ziyaretlere açılacak. Bu konuda Vakıflar Genel Müdürlüğü çalışmalar yürütüyor. Restorasyon talebi, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere, Türkiye’den birçok siyasetçinin de teşebbüsleriyle tatlıya bağlanmıştı. HİCAZ DEMİRYOLU YENİDEN... 1908 yılında, Osmanlılar tarafından inşa edilen Hicaz Demiryolu yeniden canlandırılacak. Amman ve Şam arasında yolcu ve yük taşıyan demiryolu Ürdün, Suudi Arabistan ve Suriye’yi birbirine bağlayacak. Tarihî hattın Şam istasyonu ihtişamlı yapısıyla hizmet veriyor. Macaristan’da Budapeşte’den Eğri’ye, Zigetvar’den Estergon’a kadar birçok şehirde çok sayıda Osmanlı eseri bulunuyor. Bunlardan biri de sadece minaresi kalmış olan Eğri Cami... Fatih zamanında yapılan Büyük Cami, Sofya Arkeoloji Müzesi olarak kullanılıyor. Bulgaristan’da HAZİN TABLO 78 eser var diye gidilen ülkede 500 Osmanlı yâdigârı çıktı. Ancak kimisi lokantaydı, kimisi gazino, kimisi de harap halde. Komşu Bulgaristan, envanter çalışması yapan uzmanları en çok şaşırtan ülke oldu. 78 Türk eseri bulunduğu zannedilen ülkede Doç. Dr. Mehmet Z. İbrahimgil ve ekibinin yürüttüğü çalışmalarda bir bölümü Türkiye’de de kayıtlarda bulunmayan tam 500 eserin varlığı tespit edildi. Başta Sofya, Filibe ve Şumnu olmak üzere üç ana merkezde yapılan çalışmalarda, belirlenen eserlerin fotoğrafları çekildi, ölçüleri alındı, modelleri yapıldı. SOFYA’NIN VEFASIZLIĞI Çalışmalar sırasında cami ve türbelerin içler acısı hali yürekleri burktu. Zira, birçok eserin lokanta ya da gazinoya dönüştürüldüğü görüldü. Sultan I. Murad tarafından 1378’de Osmanlı topraklarına katılan başkent Sofya’da, bir zamanlar 170 vakıf eseri ile 82 cami bulunuyormuş. Ancak şehirde Osmanlı dönemindeki medeniyet eserlerinden bugün fazla bir şey kalmamış. 1456 yılında yapılan Seyfullah Efendi Camii ayakta kalan birkaç eserden biri. Şehirde ayrı bir mimari zarafet örneği gösteren Büyük Cami bugün Arkeoloji Müzesi olarak kullanılıyor. Tarihî Türk konağı ise resim galerisi ve sergi salonu olarak kalmayı başarmış... Sofya’da 1528 yılında Kanunî Sultan Süleyman’ın Mimar Sinan’a yaptırdığı mimari harikası olan Kara Camii kilise olarak kullanılıyor. Bahçesi de ne hazindir ki park haline getirilmiş. Malkoçoğlu’nu ilgisizlik yıktı Bulgaristan’da kayıt altına alınan tarihî eserlerin arasında Niğbolu Savaşı’nda (1396) kahramanlığıyla ün yapan akıncı Malkoç Bey’in türbesi de bulunuyor. Hayatı sinemaya uyarlanan ve Cüneyt Arkın tarafından canlandırılan ünlü komutan Malkoç Bey’in türbesi, Bulgaristan’da Gabrova ile Lofça arasında bulunan ve 1950 yılında adı Bourya olarak değiştirilen Malkoç Köyü’nde gün yüzüne çıkarıldı. İlgisizliğe terk edilen ünlü komutanın türbesi restorasyon yapılacak günü bekliyor. Macarlar Türk eserlerine sahip çıktı Osmanlı Devleti, bugünkü Macaristan topraklarında yaklaşık 165 yıl kaldı. Bu süre içerisinde bölgede birçok eser bina edildi. Budapeste, Eğri, Peç ve Zigetvar şehirlerindeki Osmanlıdan kalma eserler, yeniden restore edilerek dünya turizminin ziyaretine açılacak. Bu eserler arasında Peyç’teki Ferhad Paşa ve Yakovalı Hasan Camileri, Buda’daki Sokullu Mustafa Paşa Kaplıcası, Gül Baba Türbesi, Debbağhane Raç Kaplıcası, Toygun Paşa Camii, Buda Kalesi, Eğri Kalesi, Hamza Bey Mescidi Minaresi, Valide Sultan Hamamı; Estergon’da burç kalıntıları; Malkoç Bey Camii, İdris Baba Türbesi ve Zigetvar’daki Ali Paşa Camii gibi onlarca eser bulunuyor. Bu çalışmalar Peç’in 2010 yılında İstanbul ile birlikte Avrupa Kültür Başkenti unvanını taşıyacak olmasıyla da bağlantılı. -BİTTİ-
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT