BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Parti kapatmalar AİHM’den dönüyor!

Parti kapatmalar AİHM’den dönüyor!

8 parti, ‘haksız yere kapatıldığı’ iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Türkiye, bu yüzden 324 bin euro tazminat ödemeye mahkum edildi



İNSAN HAKLARI SÖZLEŞMESİNE AYKIRI 8 parti, ‘haksız yere kapatıldığı’ iddiasıyla Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurdu. Türkiye, bu yüzden 324 bin euro tazminat ödemeye mahkum edildi > Cem KOR - ANKARA Parti kapatmalara Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) de karşı. AİHM’ye müracaat hakkının tanındığı 1990 yılından bu yana Türkiye, ‘haksız yere kapatıldığı’ iddiasıyla 8 partiye tazminat ödemeye mahkum edildi. Türkiye, bu mahkumiyetlerinde TBKP, Sosyalist Parti, ÖZDEP, DEP, HEP, EP, DKP ve STP için toplam 324 bin euro (634 bin YTL) tazminat ödedi. 1998 yılında kapatılan Refah Partisi’nin AİHM’ye yaptığı başvuru ise reddedildi. Kapatıldıktan sonra uluslararası mahkemeye başvuran partilerden HADEP ve DEHAP’ın davaları devam ediyor. FARKLI YAKLAŞIMLAR AİHM, siyasi partiler söz konusu olunca örgütlenme özgürlüğünü mümkün olan en geniş ölçüde koruma altına alıyor. Hukukçulara göre, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) sistemi ile ulusal hukuk sistemimiz, parti kapatma konusunda çelişiyor. Özellikle bölünmezlik ilkesi bağlamında Anayasa Mahkemesi ile AİHM, farklı yaklaşımlar sergiliyor. Yapılması gerekenin “Cumhuriyetin temel nitelikleri ile bağdaşmayan siyasi modeller öneren siyasi partilerin bu modelleri gerçekleştirmek için şiddete başvurmadıkça ya da bunu tahrik etmedikçe yasaklanmaması” olduğuna dikkat çeken hukukçular, ayrıca AİHM’in kararlarında “ulusal güvenlik” ve “devletin bölünmezliği” kavramlarını da birbirinden ayırdığını belirtiyor. YENİ DÜZENLEME ŞART Türkiye, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin kararlarının gereğini, genel olarak yerine getiriyor. Mahkeme, ihlali belirlemekle birlikte adil bir tazminata karar verdiğinde de, bu meblağın ödenmesi yoluna gidiliyor. Ancak Türkiye’nin, mahkeme kararlarına uyma yükümlülüğünü yerine getirmesi için sadece tazminat ödemesi yeterli değil. Hukukçulara göre, bu bağlamda İnsan Hakları Sözleşmesi’ne aykırılık teşkil eden uygulamaların önlenmesi, mevzuat hükümlerinin değiştirilmesi ve ulusal mahkeme kararlarının yeniden gözden geçirilmesine ilişkin düzenlemelerin de yapılması şart. AİHM, bugüne kadar Türkiye’de kapatılan partiler hakkında verdiği dört kararda İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 11. maddesinde yer alan örgütlenme hakkının ihlal edildiği sonucuna varmış. Bir kararda ise, 11. maddenin ihlal edilmediğini belirlemiş. Söz konusu madde; herkesin asayişi bozmayan toplantılar yapmak, dernek kurmak, sendikalara katılmak haklarına sahip olmasını düzenliyor. Sözleşmenin İfade Özgürlüğü başlıklı 10. maddesinde ise, yine herkesin görüşlerini açıklama ve anlatım özgürlüğüne sahip olduğuna dikkat çekiliyor. Asıl problem uygulamada Parti kapatmayla ilgili görüşlerine başvurduğumuz hukukçuların yorumları şöyle.. >> Doç. Dr. Mustafa Şentop: Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, yapılan değişikliklerle üstün hukuk normu haline geldi. Hukuk kurulları açısından bir eksikliğimiz yok. Problem uygulama ile ilgili. Uzun zamandır Türkiye’de yargıçlar, hukuk kurallarına göre değil kendi içtihatlarına göre karar veriyor. Temel mesele, zihniyet değişikliğidir. Devleti de, rejimi de ayakta tutan adalettir. >> Prof. Dr. Mustafa Kamalak: AİHM, Refah Partisi (RP) davasında konuya inanç noktasında yaklaşmıştı. Bu münasebetle, Fazilet Partisi davasını geri çektik. AİHM’in bazı davalarda Türkiye’yi mahkûm etmiş olması, kapatılan partiyi diriltmiyor. AK Parti ne yapıp edip Anayasa değişikliğine gitmeli.
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT