BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > “Bakkal Gazi”

“Bakkal Gazi”

Tüketim topraklarında amansız bir savaş yaşanmaktadır. Marketos, süpermarket diyarının kötü kralıdır. Kalesinden bet kahkahalar atarak gıda piyasasını istila etmekte, bakkalları tek tek yok edip, geçtiği yerleri yakıp yıkmaktadır.



Tüketim topraklarında amansız bir savaş yaşanmaktadır. Marketos, süpermarket diyarının kötü kralıdır. Kalesinden bet kahkahalar atarak gıda piyasasını istila etmekte, bakkalları tek tek yok edip, geçtiği yerleri yakıp yıkmaktadır. Bakkal Gazi, Küçük Esnafya’lı yiğit bir akıncıdır. At üstünde çitlemek için çekirdek almaya bakkala geldiğinde ise... dumanlar hâlâ tütmektedir! Dişlerinin arasından “Marketosss!” diye hırsla mırıldanır. Bakkal Gazi, talan olmuş dükkancığa, asılı filesinden savrulmuş toplara, saçılmış para üstü mahiyetindeki sakız ve gripinlere acı dolu gözlerle bakar... Ve intikam yemini eder! Atının terkisine atlar, doooğru Marketos’un kalesine. Dınnırıııı nııııım! Dığıdık dıgıdık... Zekice bir stratejiyle, tebdili kıyafet yapıp Çengelköy hıyarı olarak kaleye, ay, markete sızar. Bir iki demir eğer büker, tek okla beş şövalye haklar. Marketos’un kızı Prenses Kasiyer, bu yağız delikanlının kekremsi acı kuvvetine kayıtsız kalamaz, direkt abayı yakar. Bakkal Gazi ise, hatuna “Düşman beldenin yaman güzeli” falan gibisinden şiirimsi laflar ederken yakalanır ve zindana atılır. Prenses Kasiyer, zindanın anahtarını yürütüp şövalye kılığına girer (ten rengi süper ince çoraplı şövalye) ve Bakkal Gazi’yi işkencede pert olmadan kurtarır. Sonrası malum; Bakkal Gazi kılıcını şakırdatır, atıyla surlara dalar, geri döner bir daha dalar, serçe parmağıyla ok atar, tükürüğüyle mancınık vee hepsini haklar. Bakkal Gazi, soluklanırken prensese döner ve; “Gün gelecek bakkallar, nostalji icabı baş tacımız olup romanlarda, hikayelerde hoş birer emektar olarak kalacaklar... Ne parmaklarının ucunda yükselip tezgaha avucundakileri boşaltan çocuklar, ne onların “bakkal amca bu paraya ne olur?” soruları, ne leblebi tozları, ne de bakkal defteri kalacak. “Ver ordan 250 gram peynir, yaz hesaba, aybaşı öderim” rahatlığı da, pijamayla bi koşu ekmek alma konforu da kalmayacak... Terliyken sıcak gazoz açan, hatta kapaklarını bizim için biriktiren, babaya selam söyleyen, bayramlarda çikolata arada da nasihat ikram eden bakkallar tek tek kapanacak. Kasada bilmem kim amca veya bilmem ne teyzenin oturmadığı alışveriş merkezlerinde ruhsuz “dıt dıt” sesleriyle barkodlar okunacak. Hatta belki bir gün insanlar da barkodlanacak... “ der. Neyse... Bakkal Gazi intikamını almıştır, prensesi de. Bakkala dönerler. Prenses Kasiyer ismini Çırak olarak değiştirir, evlenirler, mutlu mesut hayatla yaşlanıp, bağ-kurdan tekaüt olurlar... >> Ninem diyor ki: Züğürtlük zâdeliği bozar... >> Profesör Mualla: Tarafsızlık, geri tepen bir armağandır...
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT