BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > OTO DÜNYASI

OTO DÜNYASI

Ural Hakverdi 25 yıl önce ilk Japon aracı Suzuki’yi Türkiye’ye getirdiğinde doğruca Turgut Özal’ın yanına gider ve onu bizzat direksiyona geçirerek test ettirir...



EDİTÖR: MEHMET GEL mehmet.gel@tg.com.tr Türkiye’ye ilk Japon arabasını getiren adam Ural Hakverdi 25 yıl önce ilk Japon aracı Suzuki’yi Türkiye’ye getirdiğinde doğruca Turgut Özal’ın yanına gider ve onu bizzat direksiyona geçirerek test ettirir... Ural Hakverdi, Suzuki Otomobil Türkiye’nin Başkanı. O Türkiye’ye ilk Japon arabasını sokan adam olarak biliniyor. 25 yıl önce 8 tane Suzuki’yi Türkiye’ye getirdiğinde ilk testi Turgut Özal’ı direksiyona bizzat geçirerek yaptırdı. Özal’ın eşi Semra Özal’ı bizzat yanına oturtarak yaptığı test ona ‘Suzuki’nin Türkiye yolunu açtı. Ve o günden bu yana Suzuki 50 binden fazla araç satmayı başararak emin adımlarla yolunda ilerlemeye devam ediyor. TÜRKİYE YOLLARININ ARACI Suzuki Türkiye’nin 25 yıllık geçmişini gazetecilerle sohbette paylaşan Ural Hakverdi, o yıllarda yaşadıklarını anlatırken tıp kı o zaman ki gibi heyecanlanıyor. 1984 Şubat sonlarında yapılan kanuni değişiklikle ithal araçların Türkiye’ye getirilmesinin serbest bırakılmasıyla Suzuki’yi Türkiye’ye getirmek için harekete geçtiğini anlatan Hakverdi şunları söylüyor; “Ben de o tarihlerde Almanya’da yaşıyordum. Suzuki Almanya’da çok iyi satıyordu. Distribütörlüğünü almak istedim. Suzuki’yi seçmemde ana faktör araçların Türkiye’ye uygunluğu idi. Türkiye gibi dağlık ve yokuş bol bulunan bir ülkeye göre çok iyi performans göstereceğine inandım. Ve Türkiye’ye 8 tane Japon aracı getirdim. “ SEN BU ARABAYI GETİR... “Türkiye’ye ilk Japon arabası sokan kişiyim” diyen Hakverdi, konuşmasını şöyle sürdürüyor; “İlk araç geldiğinde doğruca Turgut Özal’ın Yeniköy’deki evine gittim. Özal bizzat kendisi direksiyona geçip aracı test etti. Sonra ‘Semraa.. Gel sende bin. Çok iyi araç’ dedi. Sonra bana dönüp ‘Bu çok güzel bir araç ama acaba bizim yerli imalatı engeller mi? diye sordu. Ben de ‘teknolojilerini geliştirdikten sonra onlar da ayakta kalırlar’ dedim. Özal ‘doğru’ deyip koluma vurdu ve ‘Sen bu araçları getir, getir’ dedi. Gerçektende Türk otomotiv sektörü iç pazarda birkaç bini üretebilirken şimdi yüz binleri üretir duruma geldi ve dünya ile rekabet halinde ürettiğinin çoğunu ihraç ediyor. Nimet Abla Camii yanında bayim vardı. 300 aracı 5 günde sattı. İkinci 300 araçlık siparişi de verdik. Derken dört ayı öyle geçirdik. Ve distribütörlüğümüz başladı. Bugüne kadar 10 binlerce araç sattık, tek bir şikayet bile gelmedi. Bu da bizim gururumuz.” FABRİKA KURMAK İSTİYORUZ Suzuki’yi Türkiye’de üretmek için fabrika kurma düşünceleri olduğunu belirten Ural Hakverdi, Japonlardan cevap beklediklerini söyledi. Hakverdi, tekliflerinin kabul edilmesi durumanda Suzuki’nin GrandVitara modelini üretmeyi düşündüklerini kaydetti. 25 YILLIK MAZİ Zamanın başbakanı Turgut Özal’ı ikna eden Suzuki Otomobil Pazarlama ve Ticaret A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı N. Ural Hakverdi 25. yılını, Suzuki Türkiye Genel Müdürü Edmondo Morigi, Suzuki Türkiye Murahhas Azası Ali Savcı ve ekibiyle kutladı. ‘5 bin araç satacağız’ Suzuki Türkiye Murahhas Azası Ali Savcı, 2007 yılında 2 milyon 350 bin adet satış gerçekleştiren Suzuki’nin dünyanın 12’nci büyük otomobil üreticisi olduğunu söylüyor. Savcı, “Önümüzdeki 5 yıllık hedefi ise 3 milyon adet üretim. Türkiye’de geçen yıl yükselen bir satış grafiği ile yüzde 40 artış kaydettik. 2008 yılının ilk dört ayında da hedeflediğimiz rakamlara ulaştık ve 2 bin araç satışı gerçekleştirdik. Bu yıl 5 bin adet otomobil satışı gerçekleştirmeyi hedefliyoruz”dedi. TEST SÜRÜŞÜ Orta sınıftan ama 4x4 heyecanında Nissan Qashqai; arazi araçlarına imrenenlerin nefsini köreltmeyi amaçlayan yegane seçenek Son dönemde SUV yani “iri kıyım” arazi araçları moda oldu. “Crossover” denilen rüzgar, Amerika’dan başlayarak Türkiye’ye kadar yayıldı. Yani hem abartılı değil, hem SUV havasında. Ama aynı zamanda da bir binek otomobil kadar rahat. İşte bu yeni rüzgarın adı Nissan Qashqai. Okunuşu ‘Kaşkay’. “Kompakt orta sınıf otomobiller sınıfına alternatif olan, ama 4x4 zevki veren bir araç. DIŞI KÜÇÜK İÇİ BÜYÜK Qashqai dışardan küçük gibi görünse de içine bindiğinizde çok geniş bir mekanla karşılaşıyorsunuz. İç mekan, gerçekten sportif bir orta sınıf otomobili andırıyor. Yuvarlak ve içeri gömülü göstergeler, onların ortasında yer alan dairenin içindeki dijital benzin ve hararet göstergeleri, sportif ve tüm kumandaların sol tarafa toplandığı çok fonksiyonlu direksiyon simidi... Yine hoş tasarlanmış ancak bir miktar alışkanlık gerektirebilecek müzik seti ile klima kumandalarının bulunduğu orta konsol göze çarpanlardan. Yol bilgisayarının fonksiyonlarını göstergenin dibindeki düğmeden değiştirtmek ise, herhalde Asyalı üreticilerin yeni trendi olsa gerek. Bunun dışında koltuklar, gerçekten de sportif havada yapılmaya çalışılmış. 5 yıldızlı cee’d Avrupa’da yılda 150 bin adet üretilen Kia cee’d, 1.6 lt. CRDi 90 ps, 5,000 YTL özel lansman indirimi ile 31.790 YTL fiyat etiketiyle satışa sunuldu. Tamamen Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere tasarlanan cee’d, Kia’nın C segmentindeki en güçlü iddialı modeli olma iddiasıyla yola çıktı. Kia cee’d, ülkemizde 1.6 lt. CRDi 90 ps ve 1.6 lt. CRDi 115 ps olmak üzere iki farklı motor seçeneği ile satışa sunuldu. 3 ve 5 kapı olarak 2 farklı gövde tipine sahip olan cee’d, Cool ve Motion adıyla 2 farklı donanım paketi ile Türk tüketicilerle buluştu.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT