BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Peki taşları kim söktü, vitrinleri kim parçaladı?!.

Peki taşları kim söktü, vitrinleri kim parçaladı?!.

İstanbul’da, yasalara aykırı 1 Mayıs toplantı ve gösterileri sonucu, kaldırımlardaki binlerce beton parke sökülüp parçalandı. Beton saksılar kırıldı, yüzlerce dükkanın vitrinleri paramparça oldu. Neticede, on kadar polisimiz yaralandı. 505 kişi de göz altına alındı.



İstanbul’da, yasalara aykırı 1 Mayıs toplantı ve gösterileri sonucu, kaldırımlardaki binlerce beton parke sökülüp parçalandı. Beton saksılar kırıldı, yüzlerce dükkanın vitrinleri paramparça oldu. Neticede, on kadar polisimiz yaralandı. 505 kişi de göz altına alındı. Ertesi gün 505 kişi serbest bırakıldı. Şimdi soruyorum; bu tahribatı kimler yaptı. Bu suçu işleyenlere ne yapıldı. Bu tahribi polis yaptı diyecek halleri yok ya. Polis bu saldırılarda imhası gereken hedef muamelesi gördü. Bazı kanallar, haberlerde polisin attığı biber gazı fişeği boş kovanlarını seyirciye gösterdi. Yani suç unsuru olarak sundu!!! Güvenlik güçleri, yasaları hiçe sayanlara nasıl davranacaktı. Onları durdurmak için hipnoz yapamazdı. Kaldırım taşlarını söküp, kanun dinlemeyenlerin üzerine atamazdı. Tabancasına davranamazdı. Ne yapsın. Tabii ki biber gazı atacak. Kaldırım taşlarını sökenlerin hiç mi suçu yok... Suçlular bulunmalı ve derhal gereken kanuni ceza verilmeli. Taksim, Beyoğlu hassas muhitlerdir. 1953’teki 6-7 Eylül olayları Taksim’de başlatıldı. Milli servet mahvedildi. Ceremeyi Devlet, dolayısıyla da Halk çekti.. 1978’de yine Taksimde 1 Mayıs kutlaması yapılacaktı. Sıkıyönetim vardı. Komutanlık iki gün önce, birçok yayın organı ile herkesi uyardı. Sıkıyönetim güçlerine 30 metreden fazla yaklaşanlara ihtarsız ateş açılacaktı. Merter’de bir eski Prof.’un koordinesinde, yüzlerce eve, bir gece önceden bin kadar militan yerleştirilmiş. 1 Mayıs sabahı bunlar aniden E-5 yolunu trafiğe kapatarak, yürüyüşe başladılar. Sıkı yönetim güçleri yere yat komutu ile ve ateş etmeden grubu durdurdu. Sonra gözaltı. Sonra da 16 Mayıs günü, sıkı yönetim mahkemesinin huzuruna çıkış. O gün hepsi mahkeme salonunda serbest bırakıldılar. Davutpaşa’daki sıkıyönetim gözaltı evine bile gelmeden. Denebilir ki “efendim toplumsal kargaşa olmasın diye devlet olgunluk gösteriyor.” Peki bu olgunluk, cambaza bak aldatması nereye kadar! Güvenlik güçlerini de ne zaman takdir edip moral vereceğiz. Sıhhıye Meydanında polise on kişi sopalarla saldırdı. O polis bir adım geri atmadı. Bugün 12 Mayısa kadar bekledim. Bu polis ve benzerleri kamuoyuna kahraman olarak takdim edilip ödüllendirilmedi. Polisimiz var ki kapımızı kapatıp rahatça uyuyoruz. Bendeniz olaylarda güzel bir idare ile olayların üstesinden gelen bütün polisimizi candan kutluyorum.
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT