BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Türkiye, Ege’de açılıma hazır

Türkiye, Ege’de açılıma hazır

AB’ye tam üyelik yolunda önemli sıkıntı olarak duran “Kara suları, kıta sahanlığı, hava sahası ve FIR hattı” gibi konular çözüm bekliyor



BAKAN BABACAN’IN TEKLİFİNE YUNANİSTAN’DAN CEVAP BEKLENİYOR AB’ye tam üyelik yolunda önemli sıkıntı olarak duran “Kara suları, kıta sahanlığı, hava sahası ve FIR hattı” gibi konular çözüm bekliyor İLK KIVILCIM TÜRKİYE’DEN Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi (ASAM) Başkanı Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu, arkadaşımız Mahmut Bulut’a yaptığı açıklamada, Dışişleri Bakanı Ali Babacan’ın “Ege meselelerini çözeceğiz” sözlerinin Yunan tarafında da bir kıvılcım oluşturmasını temenni etti. > Mahmut Bulut ANKARA Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan’ın Ege meselelerinin çözümü için yeni açılımdan söz etmesi gözleri Türk-Yunan ilişkilerine çevirdi. Ege meseleleri, Türkiye’nin Avrupa Birliği (AB) ile başladığı tam üyelik müzakere süreci ile yeni bir boyuta taşındı. Türkiye 1999 yılında AB tam üyeliğine başvururken, “Ege meselelerinin çözmesi bir ön şart” olarak kabul edildi. Dolayısı ile Kıbrıs’tan sonra Ege meseleleri de AB tam üyelik yolunda önemli bir sıkıntı olarak duruyor. Ege’de ilk önce “karasuları kaç mil olacak” meselesinin çözülmesi gerektiği belirtiliyor. Peki neden karasularının çözümü öne çıkıyor? Çünkü karasuları ile birlikte kıta sahanlığı ve hava sahası meseleleri de çözülmüş olacak. 12 MİL SAVAŞ SEBEBİ Eğer Yunanistan, Ege’de Türkiye’nin “Casus Belli” yani savaş sebebi kabul ettiği karasularını 12 mile çıkarma kararını uygularsa, çok sayıdaki Yunan adası yüzünden Ege’nin tek hakimi olacak, Ege’de deniz ve hava trafiğini de denetleyecek. Mesela bu durumda, İstanbul’dan İskenderun’a gidecek Türk gemileri Yunan karasularından geçmek zorunda kalacaklar ve Yunan makamlarının onayına tabi olacak. Hava sahası da karasuları ile aynı genişliğe sahip olduğu için askeri ve sivil uçaklar da yine Yunan hava sahasını kullanmak ve uluslararası hava sahasına her uçuşu önceden Yunan makamlarına bildirerek izin almak zorunda kalacak. Bu durumda da Türkiye’nin Ege üzerinden Akdeniz’e çıkışı kapanmış olacak. Bu yüzden Ege’de 12 mil uygulaması Türkiye açısından kesinlikle kabul edilemez ve savaş sebebi olarak görülüyor. İSTEK VAR EYLEM YOK İki ülke de meselelerin çözümünü istediklerini söylüyorlar. Ama yöntem noktasında şimdilik bir uzlaşma yok. Bu da Babacan’ın “yeni açılım” açıklamasının önemini arttırıyor. Halen iki ülke aralarındaki sıkıntılar Güven Arttırıcı tedbirler paketleri ve görüşmelerle çözüm bulmaya çalışıyorlar. KRİZ KONULARI NELER? >> Karasuları: Ege’de Türkiye ve Yunanistan karasuları fiilen 6’şar mil olarak uygulanıyor. Ancak Yunanistan, Uluslararası Deniz Hukuku Sözleşmesine dayanarak karasularını 12 mile çıkartmaya çalışıyor. >> Hava Sahası: Yunanistan 1950 yılından bu yana hava sahasının 10 mil olduğunu savunuyor. Uluslararası hukuk ise 1944 tarihli Şikago Sözleşmesi ile ülkelerin hava sahasını karasuları ile sınırlıyor. Yunanistan’ın 10 millik temelsiz hava sahası iddiaları, iki ülke savaş uçaklarının 6’şar millik hava sahaları dışındaki uluslararası hava sahasında sık sık “it dalaşı” yapmalarına ve krizler yaşanmasına yol açıyor. >> Kıta Sahanlığı: Kıta sahanlığı kavramı denize kıyı bir ülkenin denizin altındaki doğal uzantısını ifade ediyor. Taraflar 1974, 1975 ve 1987 yıllarında Ege’de petrol arama faaliyetine başlama arzusu yüzünden savaşın eşiğinden döndüler. >> FIR Hattı: Flight Information Region (Uçuş Bilgi Bölgesi) teriminin kısaltılması... Ege’deki hava sahasının özünde Yunanistan’ın Atina/İstanbul FIR hattını Yunan ulusal hava sınırı olarak kabul ettirmeye çalışması yatıyor. >> Adaların Silahlandırılması: Yunanistan Lozan antlaşmasına göre 12 adaları kesinlikle silahlandıramaz. Ama Yunanistan, 1969 yılından beri söz konusu adaları silahlandırıyor. >> Issız Adacık: Ege’deki Türk karasuları içerisinde yer alan ve Kardak kayalıkları krizi ile simgeleşen 140 civarındaki ıssız adacık bulunuyor. Kayalıklara Türk ve Yunan ordularının yaptığı çıkarmalar sebebiyle iki ülke Lozan’dan bu yana en ciddi savaş tehlikesini yaşadı. >> Azınlık Meselesi: Batı Trakya Türkleri’ne baskı yapan Rumlar, buna karşılık Heybeliada Ruhban Okulu’nun açılması ve Rum Patriği’nin “Ekümenik” sıfatının tanınması gibi taleplerde bulunuyor. UZMANLARIN GÖRÜŞLERİ >> Emekli Büyükelçi Faruk Loğoğlu (Avrasya Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı): Dışişleri Bakanlığı’nda önce Müsteşar Yardımcısı sonra Müsteşar olarak gördüm ki Ege meseleleri karşılıklı siyasi iradenin ortaya konmasıyla çözülebilir. Türkiye ve Yunanistan siyasi kadroları bu meseleyi çözmeyi kafalarına koydukları takdirde, teknik çalışmalar oldukça süratli bir şekilde bitirilebilir. Muhtemelen şöyle olur: Paketin yüzde 90-95’i karşılıklı anlaşma ile çözülür. Çözülmeyen geri kalan kısmında da Uluslararası Adalet Divanı’na gidilmesi konusunda taraflar mutabık kalır. Mahkemeye gidilir, onlar da çözüme bağlar ve sıkıntılar biter. Bu mümkün. YUNANİSTAN YAN ÇİZİYOR Sayın Dışişleri Bakanı’nın ‘siyasi açılımlar yapacağız’ demesi bu siyasi irade kıvılcımının başlangıcına yol açabilir mi? Yol açmasını temenni ederim. Ama Yunanistan’a bugün baktığınızda böyle bir siyasi iradeyi gösterebilecek bir yapı var mı? Tahmin etmiyorum. Yunanlılar zaten mecbur kalmadıkça, Ege’deki problemleri çözmek için özel bir gayret göstermeyecekler. >> Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu (Global Strateji Enstitüsü Başdanışmanı): Sayın Dışişleri Bakanı’nın çözüm için açılımdan söz etmesi önemli. Ama iki ülke arasındaki meselelerin çözümü için Türkiye güçlü olmak zorundadır. Barış ancak ve ancak Türkiye güçlü olduğu sürece vardır. Temel mesele, Yunanistan İyon Devleti ve Bizans medeniyetlerini kabul ederken, Türklerin bölgedeki varlığını geçici bir dönem olarak görmesinde. KARŞI TARAF SAMİMİ DEĞİL 1999’da terörist başı Öcalan’ın yakalanması, iki ülkede yaşanan depremlerdeki yardımlaşma, ekonomik ilişkiler ve başlatılan güven arttırıcı tedbirler, önemli. Ama Yunanistan samimi değil. Bir yandan güven arttırıcı tedbirlerden bahsederken diğer yandan askeri olarak teknolojik üstünlüğü ele geçirmeye çalışıyor. Türkiye, Yunanlı iş adamlarına satılan banka ve diğer şirketleri AB’ye uyum ve globalleşmenin bir parçası olarak görürken, Yunanistan bunları Türkiye’nin ekonomisine müdahale aracı olarak görüyor.
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 93699
    % 0.94
  • 5.2716
    % -1.23
  • 6.0028
    % -1.12
  • 6.7306
    % -1.44
  • 211.531
    % -0.51
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT