BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > SAÇIM ERKEK GİBİ KESİLİNCE!

SAÇIM ERKEK GİBİ KESİLİNCE!

“Of’ta bayan kuaförü yoktu... Annem erkek kuaförüne kestirirdi saçlarımı... ‘Yine erkek gibi oldum’ diye hayıflanırdım... ‘Bana bayan kuaför lazım’ dedim ve...



> M.Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr 18 yaşında ilk dükkanını açan 1999 yılında kozmetik dalında Türkiye şampiyonu olan, Almanya’da düzenlenen kozmetik yarışmasında 60 ülke arasında dünya üçüncüsü olan Güzellik Salonları ve Kuaförler Odası Başkanı Ayşe Aydın, milyonlarca kuaför ve güzellik uzmanının misyonunu üstlenmiş durumda... Otoriter ve disiplinli bir hanım olan Ayşe Aydın, bu mesleğe nasıl başladığını şu esprili cümlelerle anlattı: “Ben Karadenizliyim... Ortaokula kadar okudum. Hayalim hep kuaför olmaktı... Of’ta hiç bayan kuaförü yoktu. Annem saçlarımı erkek kuaförüne kestirirdi. ‘Yine erkek gibi oldum’ diye söylenirdim. Bir gün ‘Ben saçlarımı bayan kuaföre kestireceğim’ diye anneme baskı yaparak, Trabzon’da bir bayan kuaföre gittik. Saç kesimi çok hoşuma gitti. Hele kurutma makinesinde saçım yapılınca mest oldum. 1983’te İstanbul’a taşındık. Annem okul yerine bayan kuaförüne merakımı görünce en azından nasıl olsa vazgeçerim umuduyla beni bir ustanın yanına verdi. Ustaya ‘öyle bir eziyet et ki, koşa koşa okuluna gitsin’ diye telkinde bulunmuş. Tokat bile yedim, ama vazgeçmedim. Ustam; ‘Bu kız bu meslek için doğmuş, ne yaptıysam olmadı. Bırakın yanımda iş öğrensin. Bu meslekten ayırmayın’ diye ailemle bir konuşma yapınca 1 yıl içinde en kalifiye kuaför oldum. İlerleyen yıllarda güzellik uzmanlığı konusunda Türkiye, Almanya ve Hollanda’da ihtisas aldım. Ardından evlendim. Çocuk sahibi oldum. Babam her zaman en büyük lojistiğimdi...” SANKİ HEP PATRONDUM Kuaförlük mesleğinde 9 yıl eleman olarak çalıştığını dile getiren Ayşe Aydın, “Kendimi hiç eleman olarak görmedim. Sanki hep patrondum. İlk işyerimi açtığımda 18 yaşındaydım. 1999 yılında kozmetik dalında Türkiye Şampiyonu oldum. Almanya’da Düsseldorf’ta 60 ülke arasında dünya üçüncüsü oldum. Meğer ‘Türkler nasıl olsa dereceye giremez’ diye bayrak getirmemişler. ‘Bayrağım olmadan kupayı almam’ diye tutturunca, organize sorumluları kapı kapı bayrak aradı. Göndere ay-yıldız çekilince ben de ‘Bi zahmet kupamı alayım’ dedim. O günü hiç unutmuyorum... 2000 yılında o şampiyonluğu aldıktan sonra; Ferdi Tayfur, Ebru Gündeş gibi birçok ünlü isme 15 sene makyözlük yaptım. Ancak sanat camiasında bizim gibi sanatkâra saygının olmadığını gördüm ve geri çekildim. Biz olmadan TV’lere çıkamazlar. Neticede onların saygı göstermesi lazımdı. Çünkü biz sanatkârız onlar sanatçı” diye konuştu. KUAFÖRLERE SAHİP ÇIKTIK Meslekte 26 yılını geride bıraktığını sözlerine ekleyen Aydın şöyle devam etti: “Bu meslekte birçok insanı iş sahibi yaptım. Sokak çocuklarına da meslek eğitimleri verdik. Depremde kuaförlüğün bir lüks değil, ihtiyaç olduğunu bilerek bölgeye gidip, insanların bakımını yaptık. Bizim mesleğimiz lüks değildir, ihtiyaçtır. Bu mesele gibi birçok alanda güzellik salonları çirkin bir mağduriyete uğradığı için oda kurma çalışmalarına başladık. Kapı kapı gezdik ve 2005 yılı haziran ayında odamızı kurduk. 1.5 milyona yakın üyemiz var. Lazer epilasyonu gibi bir sürü uygulamalar güzellik uzmanları tarafından yapılıyor. Bizler de bunu yapabilmek için 2-3 milyara doktor diploması kiralıyorduk. Buna son verdik” EL SANATLARINA SAYGI KALMADI Bakırcılık, sepetçilik, sedef, ebru ve benzeri el sanatları gibi kuaförlüğün de mitolojik bir meslek olduğunu kaydeden Ayşe Aydın, “Her alanda 20-25 yıllık ustalar kepenk kapatıyor. Berberlik dediğimiz kuaförlük de öyle. Bence bu meslekler koruma altına alınmalı” şeklinde konuştu. ÖDÜLE DOYMUYOR Ayşe Aydın, sıfırdan zirveye giden yolda birçok başarının sahibi... Aldığı ödüller arasında, sadece vitrindekilerle poz verdi... Gizli kalorilere dikkat! “Uzun zamandır rejim yapıyorum, yediğim porsiyonları da küçülttüm ama bir türlü kilo veremedim” diyenlerden misiniz?... Cevabınız “evet”se, siz de gizli kalorilerden habersiz rejim yapıyorsunuz demektir... Düşünün; acaba rejim yaparken salatanıza “bir kaşıktan bir şey olmaz” deyip mayonez kattınız mı?... Eğer öyleyse siz de gizli kalorilerden bihaber rejim yapanlardansınız. Sadece çayınıza attığınız şekeri azaltarak ya da tereyağlı börekleri yemeyerek kilo veremezsiniz. Gizli kalorilere de dikkat etmeniz gerek... SOSLAR Salatanıza ya da sandviçinize lezzet katmak için ilave ettiğiniz bir kaşık mayonez yediklerinize ekstra 100 kalori ekler. Bir kaşık sos 100 kalori almanıza neden olur. Kızartmak yerine fırında yaptığınız patatesinize eklediğiniz bir kaşık yağ da tam tamına 100 kalori demektir. AZ YAĞLI BESİNLER Bir besindeki yağın azaltılmış olması, her zaman kalorilerin azaldığı anlamına gelmez. Etiketini incelediğinizde az yağlı olduğu söylenen birçok besinde kalori miktarının bazen neredeyse yağlı besinlerdeki kadar yüksek olduğunu görebilirsiniz. Kahvaltının olmazsa olmazları arasında yer alır bir dilim kızarmış ekmek üzerine sürülmüş bal ya da marmelat. Bunlar da en az 50 kalori içerir. Kahvenize krema veya şeker ya da çayınıza bal koyuyorsanız 65 kalori daha alıyorsunuz demektir. Meyveli yoğurtların yağı alınmış bile olsa, içlerindeki şekerden dolayı kalorileri yüksek olabilir. Bunları almadan önce etiketlerini okuyarak kalorilerini kontrol edin. İÇECEKLER Tonik sodanın bir kutusunda içindeki şekerden dolayı 150-200 kalori vardır. 3 tane içerseniz günlük kalori ihtiyacınıza yaklaşabilirsiniz. KURUYEMİŞLER Televizyonun karşısında film izlerken önce bir iki tane tadımlık yemeye başlarsınız ama daha sonra kendinizi tutamayıp bir avuç yerseniz. Aslında iyi bir protein ve E vitamini kaynağı olmalarına rağmen bir avuç kuru yemişte 100-200 kalori bulunur. PÜF NOKTASI Karnabahar pişirirken eve yayılan kokuyu hanımların çoğu sevmez... Bu kokudan kurtulmak için, pişirme suyuna bir parça tuz ve iki kaşık sirke ilave edip, suyun üzerinde köpük oluşumunu bekledikten sonra, içine sebzeleri atmayı deneyin... Evi saran kötü kokudan eser kalmadığını göreceksiniz... GÜNÜN YEMEĞİ Körili Balık Çorba Malzemeler > 30 gram tereyağı > 25 gram un > 4 gram köri > 2 gram sarımsak > 5 gram kabak > 5 gram havuç > 1 dereotu > 7 gram somon balığı > 6 ml. Krema > 3 gram kereviz > 3 gram tane karabiber > Yarım limon > Yeteri kadar tuz Hazırlanışı Somon balıklarını iyice yıkadıktan sonra bir taşım kaynatın. Üzerinde oluşan kefleri alın, bir saat sonra içerisinde bulunan buke garni ve somon balıklarını çıkartıp, küçük parçacıklara bölün. Kalan balık veluteyi bir kenara ayırın. Diğer tarafta tereyağı ve unu pembeleşinceye kadar kavurup az soğuk su ilave ederek, daha önce ayırmış olduğunuz balık veluteyi yedirerek 10 dakika kaynatın. İstediğiniz kıvama geldikten sonra bir miktar krema ilave edin. Kasedeki çorbaların üzerine daha önceden hazır olan balıkları ve minik parçalara böldüğünüz kabak ve havuçları ilave edin. Dereotu ile servise sunabilirsiniz. ...afiyet olsun... KADININ GÜNLÜĞÜ çocuĞu tv’den nasıl koparırsınız? > Öncelikle çocuğunuz için örnek teşkil ettiğinizi sakın unutmayın. Eğer siz de bir televizyon bağımlısıysanız bunun çocuğunuzu da etkilemiş olabileceğini bilerek hareket edin. > Bir seçim yapmasını sağlayın. Eğer daha fazla televizyon izlemek istiyorsa, basket oynamak, kitap okumak gibi başka şeylerle de ilgilenerek zaman geçirmek zorunda olmalı... > Televizyona konsantre olduğunda sakın bağırmayın. Bu onu size karşı daha agresif yapacaktır. Daha sakin ve ılımlı olursanız istediklerinizi daha kolay yaptırabilirsiniz. > Televizyonu çocuğunuzla birlikte izleyin. Ona gerçekler ve ekranda izledikleriniz arasındaki farkı anlatın. > Çocuğunuzun odasında televizyon varsa bunu hemen kaldırın. Eğer onu kontrol altında tutmak istiyorsanız odasına televizyon koymayın. > Şiddet içerikli, çocuğunuzun seyretmesini istemediğiniz programlar sırasında ya kanalı değiştirin ya da tümüyle televizyonu kapatın. Ancak bunu neden yaptığınızı açıklayın. İNCİ “-Bizden iki jenerasyon önce zorlamalar vardı, çocuklar babalarının islerini devam ettirirlerdi... Ama biz şanslı jenerasyonuz... Allaha şükür imkanlarımız vardı ve babam bana seçenekler sundu... O seçenekler içerisinde kendi gitmek istediğim yönü seçtim ve başarılı oldum...” (...Sevil Sabancı - İş kadını) SİZDEN GELENLER Tavsiyeniz (...Melek T.Y.’nin tavsiyesi) Her ne kadar her gün yeni bir saklama kabı çıksa da; eskilerin yöntemleri her zaman daha iyi, daha doğru sanırım... Bisküvilerin ve kurabiyelerin taze kalması için, teneke bir kaba koyun ve yanına bir avuç pirinç bırakın... Bayatlama problemini bundan iyi çözen bir şey bulamadım ben... Albümünüz (...Funda Yıldırım’ın albümünden) TÜRKİYE HATIRASI HALİD YILDIRIM Sevgili kardeşimiz, çok sevdiği uzun saçlarına elveda derken görülüyor. Mesajınız (...Behiye Sarıaslan’ın mesajı) Hatırladığım ilk şeydir o güzel ninni sesin, Beni taşırken karnında kim bilir, Ne zorluklar çektin?... İyi günümde, kötü günümde, Hep benimleydin... En iyi dosttan öte, kusursuz dost misali, Bu misal bile yetersiz “CANIM ANNEM”... Her şeyden öte; Dünyanın en fedakâr annesi sensin, Yavrularını, dünyaları verseler değişmezsin, Yegane olmak, tevazu sahibi olmak, Sevgini evladından esirgememek, Sana özdeştir. Peygamberimiz ne güzel demiş, “CENNET ANALARIN AYAKLARI ALTINDADIR...” Ana hakkı üç, baba hakkı bir, Senin gibi anne dünyada bir, Sağol, varol, daima bizimle ol... (Annem... Ne kadar üzsem de, seni çok seviyorum) Görüşünüz (...Kadınların Medya İzleme Grubu-MEDİZ’den Cinsiyetçi reklamlardan bıktık !... Biz kadınlar üzerinden satış yapmaya çalışan tüm bu ürünleri tüketmiyoruz - tüketmeyelim... Cinsiyetçi reklamları protesto etmek için Çarşamba (Bugün) 19:00’da Reklamcılar Derneği önünde yapacağımız basın açıklamasına katılmanızı bekliyoruz... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 92849
    % -0.47
  • 5.4144
    % -1.09
  • 6.1199
    % -1.17
  • 6.935
    % -2.41
  • 210.816
    % -0.94
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT