BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tarih okumanın faydaları...

Tarih okumanın faydaları...

Büyük milletlerin, büyümelerinin ana sebeplerinden biri de tarihlerine verdikleri önemdir. Bunun için, herkes gibi biz de tarihimizi güzel bir tarzda öğrenmek zorundayız...



Tarih şuuru insanlara mahsustur. Hayvanlar tarih yapamazlar. Onlarda “zaman ve mekân” kavramı olmadığı gibi, tecrübelerini biriktirme ve gelecek nesillere devretme kabiliyetleri de yoktur. İnsan toplulukları tarihsiz kalsa idi, hayvan sürülerinden farksız olurlardı. Bugünkü kültür ve medeniyetimizi şüphe yok ki tarihimize borçluyuz. Büyük milletlerin, büyümelerinin ana sebeplerinden biri de tarihlerine verdikleri önemdir. Bunun için, herkes gibi biz de tarihimizi güzel bir tarzda öğrenmek zorundayız. Bu arada, elbette Selçuklu ve Osmanlı tecrübelerine bilhassa ağırlık vermeliyiz. Çünkü bunlar, tarihimize şanla şerefle dolu sayfalar açmakla kalmamışlar, günümüzün kültür ve medeniyetine, sosyal, ekonomik ve siyasi hayatına da ışık tutmuşlardır. Biz sadece tarih araştırmaları ile yetinmemeliyiz. Tarihimize ışık tutan bu dehâların nasıl yetiştirildiğini öğrenmeliyiz. YARINLARI KURMAK İÇİN MİLLİ TECRÜBE LÂZIM... Milletlere tarihlerini unutturmak, onları yok etmeğe çalışmak demektir. Milli tecrübelerinden mahrum kalan topluluklar, yarınlarını kurmak için sağlam bir zemin bulamazlar ve eriyip yok olmaya mahkumdurlar. Tarih okumanın çok faydaları vardır. Birincisi insan yaratılışı itibariyle çok yaşamak ister. Birine dua ederken de diyoruz ki; çok yaşa, ömrün uzun olsun... Hayat şartları ne kadar sıkıntılı da geçse, insan yaşamaktan memnundur. Çektiği sıkıntılar, gördüğü lezzetlerin bin katı bile olsa insanoğlu yine de ölümden hoşlanmaz, hep yaşamak ister. Tarih okuyan adam, o zamandan beri yaşadığını zanneder, sanki o hadiselere şahit imiş gibi hisseder kendini ve bundan da büyük zevk alır. ONLARDAN DERS ÇIKARMAYA ÇALIŞIRIZ! İkincisi; insan, yaşadığı müddetçe birçok hadiselerle karşılaşır, nasıl hareket edeceğini bilemez, kararsızlık içinde bocalar. Bu da insanı sıkıntılara sokar, yanlış karar vermesine sebep olur. Hepimiz, zaman zaman yaptıklarımıza pişman oluruz. Bazen de yapmadıklarımıza. Yapanları kârlı görünce, keşke ben de yapmış olsaydım deriz. Tarih okursak, yapacağımız işlerin aynısına veya bir benzerine şahit oluruz. Bazıları muvaffak olmuş, başarı elde etmiş, bazıları ise netice alamamıştır. Başaranların nasıl hareket ettiklerini öğreniriz, onlar gibi davranmaya çalışırız. Böylece umduklarımıza kavuşabilme ihtimali yüksek olur. Üçüncüsü; tarih okumakla dünyaya olan aşırı düşkünlükte de azalma meydana gelir. Bakar ki dünyaya hükmedenler, saltanat sürenler bugün ne haldeler. Hepsi toprak olmuş, böceklere yem olmuş, çürümüş gitmişlerdir. Biz de aynı akıbete uğrayacağız onların gittiği yere gideceğiz, kurtuluşumuz imkânsızdır. “EN GÜZEL NASİHATİ BUGÜN YAPTIN!..” Dünyanın tamamına hakim olanlardan birisi de İskender-i Zülkarneyn hazretleridir. Peygamber olup olmadığında ihtilaf vardır. Peygamber değilse bile büyük velilerdendir. Bu zat vefat eder, tabuta konur. Hikmet sahibi bir adam tabutunun önünde durur ve der ki: “Ey büyük adam! Sen eskiden de bize çok güzel nasihatler ederdin, ama en güzel nasihati bugün yapıyorsun. Yani diyorsun ki; halimden ibret alınız. Düne kadar dünyaya sahip idim, bugün tabuttayım, birkaç saat sonra da toprağın altında olacağım. Ne kadar çok servetiniz artarsa artsın, aynı şeyler sizin de başınıza gelecektir. Mağrur olmayınız, dünyaya bel bağlamayınız. Çünkü kalıcı değildir.”
 
 
 
 
 
 
 
Kapat
KAPAT