BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Lübnan patlamak üzere...

Lübnan patlamak üzere...

Güney komşusu İsrail, başta Bush olmak üzere çok sayıda devlet başkanının iştirakiyle bağımsızlığının altmışıncı yılını kutlarken; Lübnan yeni bir felaketin eşiğinde geziniyor!..



Güney komşusu İsrail, başta Bush olmak üzere çok sayıda devlet başkanının iştirakiyle bağımsızlığının altmışıncı yılını kutlarken; Lübnan yeni bir felaketin eşiğinde geziniyor!.. 23 Eylül 2007 tarihinden bu yana, bir türlü yapılamayan devlet başkanlığı seçimi, şimdiye kadar tam on dokuz defa ertelendi. Sebebi iktidar ve muhalefet kanadının ortak bir aday üzerinde anlaşma sağlayamaması... 23 Kasım’da görevini tamamlayan Emil Lahud’dan sonra, Cumhurbaşkanlığı makamı boş duruyor. On sekiz ayrı din ve mezhep mensubu insanların yaşadığı bu küçük ülke, bölgesel ve küresel güçlerin nüfuz, rekabet ve dolaylı çatışma alanı olarak adım adım yeni bir iç savaşa sürükleniyor. 14 Şubat 2005’te suikast sonucu hayatını kaybeden eski başbakan Refik Hariri’nin oğlu Saad Hariri ve Dürzi Lider Velid Canbolat; diğer tarafta Hizbullah, Şii Emel Örgütü, Dürzi Arslan Ailesi, Ermeni Taşnak Partisi ve Lübnan İslami Amel Partisi (Sünni). Son bir hafta içinde meydana gelen çatışmalarda yaklaşık yüz kişi hayatını kaybetti. Daha önce de, yedi ayrı suikast olayında; Genelkurmay Başkanı ve bir bakan (Eski Cumhurbaşkanı Cemayel’in oğlu) da dahil olmak üzere, birçok kişi hayatını kaybetti. Hariri ve Canbolat’ın (14 Mart İttifakı) desteklediği, Fuad Senyora hükümetine; ABD ve Suudi Arabistan da destek veriyor. Hizbullah’ın arkasında ise, Suriye ve İran’ın olduğu sır değil!.. İki gün önce Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Suud El Faysal, Hizbullah’ı doğrudan; Suriye ve İran’ı da dolaylı olarak hedef alan bir açıklama yaptı ve Lübnan’daki olayların bölgede tehlikeli gelişmelere yol açabileceğini söyledi. Bu arada Fransa da, kendi çapında ayrı bir politika uygulamaya çalışıyor. 2000 yılında, İsrail’i Güney Lübnan’dan çekilmeye zorlayan Hizbullah; 2005 Mayıs ayında yapılan seçimlerde, siyasi açıdan gücünü hayli pekiştirdi. Keza Temmuz 2006’da patlak veren ve yaklaşık bir buçuk ay süren çatışmalarda İsrail’e karşı gösterdiği askerî başarı da; Hizbullah’ı Lübnan’da bazı Hıristiyan grupların nezdinde dahi popüler hâle getirdi. Bu arada epey zamandan beri, ABD ve İsrail’in; Lübnan’daki durumu bahane ederek İran’a müdahale etme planları yaptıkları dillendiriliyor. ABD’li gazeteci Seymour Hersh bu iddiayı ilk seslendirenlerden biri... Lübnan’da, Hıristiyanlar da kendi aralarında bölünmüş durumda. Hizbullah’ın Cumhurbaşkanlığına aday gösterdiği Mişel Aoun (Lübnan Anayasasına göre, Cumhurbaşkanının Hıristiyan Maruni olması gerekiyor), Suriye’ye yakın olduğu için iktidar kanadı karşı çıkıyor. İktidar, eski Cumhurbaşkanı Emil Lahud’un kuzeni Nassib Lahud’u aday göstermişti. Eski Cumhurbaşkanlarından Emin Cemayel de Mişel Aoun’a karşı cephede... Kontrolü altındaki silahlı militanlarla etkili olmaya çalışan Samir Ca’ca da İsrail’den büyük destek alıyor... Dolayısıyla Suriye yandaşı Mişel Aoun’a şiddetle karşı. 1975-1990 arasında yaşadığı iç savaş sonucunda; büyük bir yıkıma uğrayan Lübnan şu sıralarda benzer bir felaketin eşiğinde görünüyor. Amerika; hem Rusya’nın Suriye’nin Lazkiye limanında kurmayı düşündüğü askerî üsse denge olmak üzere, hem de buradan yararlanarak İran’a müdahalede derinlik kazanmak için Lübnan’da bir üs kurmak istiyor. Bu üssün aynı zamanda İncirlik’e de bir alternatif olabileceği değerlendiriliyor. Hizbullah ise, buna şiddetle karşı çıkıyor ve işgalle eş değer göreceğini ihtar ediyor. Kısacası Lübnan’da durum çok kritik!..
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT