BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Kadroya bazen inanamıyorduk!

Kadroya bazen inanamıyorduk!

İnönü Stadı’na lider olarak gittik. O maçta berabere dahi kalsak, liderliğimizi devam ettirecektik. Ancak bence kadro seçiminde yanlışlık vardı....



Okan Buruk anlatıyor TEZ KONUSU ŞAMPİYONLUKSA GERİSİ TEFERRUAT -4- İnönü Stadı’na lider olarak gittik. O maçta berabere dahi kalsak, liderliğimizi devam ettirecektik. Ancak bence kadro seçiminde yanlışlık vardı.... O maçı kaybettik. Kaybetmekle birlikte 18 hafta götürdüğümüz liderliğimizi, Beşiktaş’a kaptırdık. Beşiktaş da medyadan okuduk ki, bizi yenerek 137 hafta sonra liderliği yakalamış... Beşiktaş 3 hafta sonra liderliği F.Bahçe’ye teslim etti. F.Bahçe’den de 5 hafta götürdüğü liderliği, 32. haftada onları A.Sami Yen’de 1-0 yenerek geri aldık ve 21 hafta lider götürdüğümüz ligi Şampiyon olarak tamamladık. OLAYLI KUPA MAÇI Avrupa’da elendikten sonra Türkiye’deki iki hedeften biri olan Türkiye Kupası çeyrek finalinde F.Bahçe’yle eşleştik... İlk maç deplasmanda golsüz eşitlikle bitti... Rövanşta, Ali Sami Yen’de oynanan mücadele oldukça gerilim içinde geçti. Bu maçı Ümit Karan’ın son dakikada attığı golle 2-1 kazanarak turu atladık... Ancak bu maçta çıkan kırmızı kart ve Volkan ile Lincoln’ün kavgası haftaya damgasını vurdu. F.Bahçe’de Gökhan, Volkan ve Lugano, bizden de Lincoln kırmızı kart gördü. Bu maç ligde de F.Bahçe’yi yeneceğimizin bir göstergesiydi. Nitekim de öyle oldu. VE SÜRPRİZ İSTİFA Her şey yoluna girdi dediğimiz anda, kritik G.Birliği maçı öncesinde şok bir gelişme yaşadık... Maçtan bir gün önce yönetimle görüş ayrıkları bulunduğunu söyleyen Feldkamp’ın, istifa ettiğini öğrendik... Başkanımız Adnan Polat bizlere, “Şampiyonluk yarışında küçük büyük ayırımı olmaz. Her maç üç puandır. Neden kötü oynuyorsunuz? Siz bu futboldan çok daha iyisini oynayacak yetenekte futbolcularsınız” diyerek, aklımızı başımıza almamız yönünde telkinlerde bulundu... Bu toplantıdan birkaç saat sonra da Feldkamp, bizleri topladı ve vedalaştı. Bizlere “Kalan 6 maçı da kazanacaksınız. Bundan eminim. Bu kadro şampiyon olacaktır. Sizler F.Bahçe’yi ve Sivas’ı yenersiniz ancak küçük maçlara iyi konsantre olun” uyarılarında bulundu. Şoklar devam ediyordu... Bir gün sonra da Feldkamp’ın yardımcısı Ahmet Akçan’ın istifa ettiğini öğrendik. G.Birliği maçına takımı Cevat Güler, Nezihi Boloğlu ve Burak Dilmen üçlüsü hazırladı. POLAT MECBUREN... Kalli’nin, Başkan Polat’ın işlerine karıştığı için istifa ettiği yazıldı çizildi... Ancak şunu unutmamak lazım. Kalli’nin işine Polat, karışmak mecburiyetinde kaldı diyebilirim. Bazen öyle kadro çıkarıyordu ki; inanın biz futbolcular dahi çıkan kadroyla o maçı kazanamayacağımızı biliyorduk. Başkanımızın bu rahatsızlıkları bildiği için de müdahale etmesi gayet normaldi. Müdahale sonucunda da Kalli artık duramayacağını söylemiş... Bu olaylardan etkilenmemeye çalıştık. Artık iş bizlere kalmıştı. Futbolcular hep birlikte söz verdik. Bu takım için herkes elinden gelenin en iyisi yapmaya mecburdu. Sezon başında konulan hedefimize ulaşmak için artık daha fazla mücadele etmemiz gerektiğini, bizim için yazılacakları düşündük. Bu takım zaten aç, susuz, hocasız, şampiyon olması mümkün değil diyenlere cevabımızı sahada vermek için sözleştik. Birlik ve beraberliğin sadece futbolda değil, her yerde nasıl başarıyı getireceğini göstermek istedik. Bunu da başardık. ŞAMPİYONLUK MAÇI... F.Bahçe maçı geldi çattı... Puan puana ve sadece averajla liderlik koltuğunda oturan F.Bahçe maçını kazanmadığımız takdirde şampiyonluk hayaldi... Maçtan 3 gün önce Adnan Polat bizlere, “F.Bahçe karşılaşması sezonun maçı... Kazanmanız halinde F.Bahçe’nin şampiyon olması mümkün değil... Bu maçı kazanırsanız şampiyonsunuz, diğer maçlar o kadar zor değil” diyerek moral verdi. O maçta kadroyu Adnan Polat’ın kurduğu şeklinde gündem oluştu. Kadronun oluşumunda yönetim, teknik ekip ve kaptanların rolü elbette var. Biz bir takımsak bunlar tartışılır, en iyi kadroyla sahaya çıkılır. Bizde de durum öyle oldu. Bizler de ligin ilk maçında talihsiz bir şekilde yenildiğimizi, kupada orada berabere kaldığımızı ve burada (A.Sami Yen’de) elediğimizi konuştuk. Sonuçta bu takımı yenmenin hiç de zor olmayacağına inandık. O hata golü olmasaydı bile, o maçı kazanırdık. Gol olduktan sonra üzerlerine fazla gitmedik... F.Bahçe saldırsın, biz de ani kontralarla gol arayalım istedik. Maçı kazandık ve o gün artık futbolcusu, yönetimi, teknik ekibi şampiyon olduk dedik. Ancak bunu açıkça konuşamıyorduk. Önümüzde bir Denizli örneği vardı. F.Bahçe’yi yendik lider olduk. Sivas peşimizdeydi. Zorlu bir deplasmandı ancak yeneceğimize inancımız tamdı. Ancak futbol sürprizlerle dolu olduğu için ayaklarımız yere sağlam basmalıydı. Yarıştaki ikinci rakibimizi de yenerek şampiyonluğumuzu hak ettik. O nedenle kimse şampiyonluğumuza bir şey diyemiyor... Herkes şampiyonluğu hak ettiğimizi söylüyor. Onun için bu şampiyonluk daha da anlamlı... KALLİ’SİZ HEP KAZANDIK Feldkamp’la yollar ayrıldıktan sonra İstanbul Belediye Teknik Direktörü Abdullah Avcı’nın takımın başına getirileceğini medyada takip ettik. Avcı’nın teklifi 6 maçlık olduğu ve seneye yardımcı hoca olarak kalmayı kabul etmediği için reddettiği yazıldı. Doğru olabilir. Avcı’nın, bu teklifi kabul etmemesi üzerine mevcut teknik kadroyla sezonu tamamlamaya karar veren yönetim, belki de bu sezonun en isabetli kararını almış oldu... Cevat Güler, Nezihi Boloğlu ve Burak Dilmen takımın başında çıktığı 6 maçın 6’sını kazandık. Sadece Türkiye Kupası’nda oynanan G.Birliği maçından beraberlikle ayrıldık. Ancak, Kalli’nin de hakkını yemeyelim onunla da 18 maç kazandık. TRABZON HESAP EDİLMEDİ Bizler artık şampiyon olduğumuza inanıyorduk. Ancak OFTAŞ ligde iyi performans göstermiş bir ekipti. Bize karşı rahat bir oyun oynayacaklarını biliyorduk. Kutlamalar için her şey hazırdı.... Bu saatten sonra maç vermemiz düşünülemezdi. Gözden kaçan bir detay daha vardı... F.Bahçe sanki Trabzon’u orada yenecek biz de burada kaybedeceğiz... Bunu yazan köşe yazarlarının sayısı az değildi. Biz işimize baktık... Kazanırsak kimin ne yaptığı bizi ilgilendirmiyordu. Çıktık aslanlar gibi mücadele ettik ve maçı 2-0 kazanarak en yakın rakibimize de 6 puan fark atarak 2007-2008 sezonunu şampiyon olarak bitirdik... Böylece F.Bahçe ile şampiyonluk sayımızı da eşitledik. Bu kadro seneye, hem Türkiye’de hem de Avrupa’da bir iki takviye ile çok işler yapar... Sizlere şampiyonluk öyküsünü 4 gün boyunca Türkiye Gazetesi’nde (bazı konuları aile içinde bırakarak) samimi olarak yazdım... Belki de Türkiye Gazetesi’nin tecrübeli muhabiri Mustafa Karagöl yazsaydı bazı şeyleri daha da net ifade edebilirdi... Unutmayalım ki; ben halen G.Saray’ın futbolcusuyum. Yine de olayları objektif olarak yazdım. Türkiye okurlarına sağlık ve esenlikler diliyorum... Yeni şampiyonluklarda görüşmek üzere.... Hoşça kalın... SON
 
 
  • Piyasalar

    Fark %
  • 99547
    % 1.59
  • 6.0594
    % -3.21
  • 7.1276
    % -3.1
  • 7.9636
    % -2.83
  • 234.329
    % -3.49
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT