BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Tuzla gerçeği -2-

Tuzla gerçeği -2-

Tuzla Tersanelerinde 9 ayda 23 kişi iş kazası sonunda hayatını kaybetti.



Tuzla Tersanelerinde 9 ayda 23 kişi iş kazası sonunda hayatını kaybetti. Son on yıllık periyodu göz önüne alıp, genel trende baktığımızda Türkiye’deki tersanelerde meydana gelen iş kazalarındaki ölüm oranı on binde 3’tür. Bu durum Avrupa’nın gelişmiş ülkelerinde on binde 2’dir. Uzak Doğu’daki Kore, Çin gibi ülkelerde ise on binde 13’tür. Bizdeki durumun vahameti, ölümlü kazaların giderek artış kaydetmesinden dolayıdır. Genel çerçevede baktığımızda; deniz taşımacılığı son senelerde ivme kazanmış olup, bu durum gemi yapımındaki talebi artırmaktadır. Eskiden bu sektörde söz sahibi bazı ülkeler (İngiltere gibi) bu işi yapmaktan vazgeçtiler. Dolayısıyla bizim gibi ülkelere gün doğmuş oldu! Tuzla’da dar bir alana sıkışmış onlarca tersane mevcut ve her birisinin işi başından aşkın... Yerinde yapmış olduğumuz gözlemlerde tespit ettik ki, Avrupa ile yarışabilecek çok modern tersanelerimiz olduğu gibi, kapısından girilemeyecek ve “tersane denmeye bin şahit lazım” durumunda olan yerler de mevcut. Böyle bir durumda alınabilecek tedbirleri de kısa, orta ve uzun vadeli olarak tespit edip uygulamaya başlamak lazım. Evvelemirde, tersane denmeyecek yerler derhal kapatılmalıdır. Onca sıkışıklığa rağmen, hâlâ orta bölümde dolgu yapılmak suretiyle düşünülen yeni tersanelerin oluşmasına asla imkân tanınmamalıdır. Gayet mükemmel olan İş Güvenliği Yasasına paralel yönetmenlikler bir an önce çıkartılıp hayata geçirilmelidir. Mevcut cezalar caydırıcı olmaktan uzaktır. Dolayısıyla onları, günün şartlarına göre yeniden düzenlemek gerekmektedir. Ülkemizin üç tarafı denizlerle çevrili. Tersaneciliği, kıyı şeritlerimizin muhtelif bölgelerine yaymalıyız. Ulaştırma Bakanlığımızın bu yöndeki gayretleri fevkalade olup, her türlü takdirin üzerindedir. Tuzla’daki tersane sayısını yarıya indirip, diğer yarısının yeni yerlere taşınmasını teşvik etmeliyiz. İş güvenliği konusundaki denetimlerin sürekli olmasını temin etmeliyiz. Her iş kolunda olduğu gibi, tersanecilikte de eğitim, eğitim, eğitim, diyoruz. Öyle, taşeronun amele pazarından getirttiği eğitimsiz işçilerle bu kazaların önünü alamayız. Tabiatıyla milli eğitime büyük görev düşüyor. Açılmış olan ve açılacak olan Deniz Meslek Liselerinin “gemi inşa” bölümlerine ağırlık verilmelidir. Komisyonumuz çalışmalarına devam ediyor. Fırsat buldukça bu mühim konuya yeniden döneceğiz...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT