BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Anadolu’ya açılan kapı...

Anadolu’ya açılan kapı...

Otantic Anatolian Projesi’nin mimarı Aliye Horuz: “Ebru, hat, tezhip, örgü, bakır ve altın işlemeciliği gibi yüzlerce farklı sanatla uğraşan ustalar tek çatı altında Anatolian Sokağı’nda dünyayla buluşacak...”



Otantic Anatolian Projesi’nin mimarı Aliye Horuz: “Ebru, hat, tezhip, örgü, bakır ve altın işlemeciliği gibi yüzlerce farklı sanatla uğraşan ustalar tek çatı altında Anatolian Sokağı’nda dünyayla buluşacak...” > M. Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr Reklamcılık, projecilik, gazetecilik, sigorta ve basın halkla ilişkiler derken Anadolu’nun kültürel zenginliğini dünya ile paylaşma düşüncesiyle 5 yıl önce yola çıkılan bir çalışmanın ürünü olan Otantic Anatolian Projesi’yle zirveye çıktı Aliye Horuz... Bu projenin mimarlığını yapan Aliye Horuz, el sanatlarını dünya pazarına taşıyacaklarını, ayrıca farklı sanatkârları bir sokak üzerinde toplayarak dünyanın en çok ilgi çeken sokağını hazırlamayı düşündüklerini söylüyor... PROJELER BEYNİMDE DURUYOR Aliye Hanım çalışmalarını ve Otantic Anatolian Projesi’ni şöyle anlatıyor; “60 Erzincan doğumluyum, çocukluğum Kilis ve Maraş’ta, gençlik yıllarım Bartın’da geçti. Anadolu’yu bir parça iş için gezdik... ‘Vali olacağım’ diye siyasal bir idealim vardı, bu dertle Şişli Siyasal’a birinci tercihte girdim. Tabii sonra işin içine girince ‘kadınların vali olamama derdi’ gibi birtakım problemlerle mezun oldum. Vali olamayınca kendimi özel sektöre attım. Herkesin ‘Ne oluyo be’ dediği bir ortamda işe başladım. Üretim, tüketim, pazarlama... Reklamcılığı öğrendim ve sonra ihracat araştırma-geliştirme gibi ‘saha araştırması’ yapan firmalarla ilgili analiz yaptık. İlk fuar kataloğunu hazırladık. Çok büyük holdinglerden tutun da orta ölçekli işletmelere kadar bir yelpaze oluştu. Davranış ve yönetim bilimini o dönemde öğrendim. ‘600 grostonluk üretim yapan yöresel adam’ı da o dönemde tanıdım...” Bir dönem gazetecilik de yaptığını söylüyor Aliye Horuz ve “Bulaştım” dediği yayıncılık sürecini anlatıyor; “Biraz yayıncılığa bulaştık. Daha sonra hoca olan arkadaşlarımın baskısıyla master’a itelendim. Bir sigorta şirketini batma döneminde, kurtarma operasyonunda kritik bir görev aldım. Bu arada firmayı kurtarma ve proje üretme zorundaydık. Sağlık sigortası derken değişik bir alanlarda bulundum. Alsana tazminat yerine özürlü çocuklar için hamile proje yaptık. Özal ailesinin doktoru Cengiz Aslan bir ara projenin arkasına geldi. Tınaz Titiz’le bir araya geldik. Sonuçlanamadı, Türkiye şartlarında olmadı.” AYKIRILIĞIN BEDELİNİ ÖDEDİM Türkiye’de farklı bakmanın ağır bir yükümlülük olduğunu kaydeden Horuz, “Bunun bedelini yeri geldiğinde Başbakanlar, bilim adamları ödedi. Memur zihniyetiyle 09:00-18:00 çalışabilirsin kimsenin sana bir şey diyeceği yok.. Cumartesi pazarım yokken, gecem gündüzüm yokken. Birileri sadece şikayet etti. Babam yıllarca genel müdürlük yaptığı için ondan bana yöneticilik bulaştı. Babama göre halen babamın kızıyım. Biraz aykırılığın bedelini ödedim ve evlenemedim. 3-4 saatlik uyku, japonların kalkınma programını incelediğimde bunun üzerinde durduklarını gördüm. Uyku yarı ölüm hali... Dantel, kanevice, örgü de yaptım. Börek de açarım. Boş durmayı sevmiyorum” dedi. ANATOLİAN ÇOK KONUŞULACAK Projenin yerel kalkınma ve üretime dayalı bir çalışma olduğunu kaydediyor Horuz ve bu çalışmanın “kadın-usta”, “iş gücü”, “geleneksel otantik üretim”, “üreterek tüketen birey” yaklaşımı olduğunu söylüyor ve ekliyor; “Kültür Bakanlığı da dahil olmak üzere büyük firmalar projeye sahip çıktı. Proje, geleneksel el işi ve el sanatlarının pazarına kazandırılıp devamlılığını sağlayarak maddi kazanca dönüştürmek, öncelikle kadına yönelik olmak üzere işsizliği ve uzun vadede bölgesel kalkınmayı sağlamak amacıyla hazırlandı. Dünya üzerinde hayat sürmüş, sürdürmekte ve sürdürecek olan her kültürün ürettiği değerlerin, insanların ortak değerleri olduğu ve paylaşılması gerektiğinden hareket eden bir anlayışın ürünüdür...” KADININ GÜNLÜĞÜ CİLT tipine göre bakım Dermatoloji Uzmanı Dr. Makbule Dündar; cilt tipine göre nasıl bakım yapmanız gerektiğini şöyle sıralıyor: NORMAL CİLT Görünümü şeffaf, nem ve yağ durumu dengeli, gözenekler kapalı ve pürüzsüz bir cilttir. Kullanılabilecek ürünler: Krem veya süt tipi temizleyici, alkol oranı normal tonik (%5-7.5) hafif bir nemlendirici ve peeling krem. KURU CİLT Görünümü mat, yağ salgılanması normalin altında ve nem oranı çok düşük bir cilttir... Gözenekler ufak ve kapalıdır. Kullanılabilecek ürünler: Krem veya süt tipi temizleyici, alkolsüz tonik, yoğun bir nemlendirici, yoğun yağ ihtiva eden besleyici gece kremi, nem ve yağ depo edici maskeler, göz çevresi ve boyun kremleri, peeling krem... HASSAS CİLT Deri, damarları gösterecek kadar incelmiştir. Kızaran, kaşınan dalga dalga olan ve yanan bir cilt türüdür. Kötü şartlara hemen reaksiyon gösterir. Susuz ve çok gerilen ciltlerdir. Kullanılabilecek ürünler: Süt tarzı temizleyici, alkolsüz tonik ve hassasiyet giderici bakım kremi. UZMAN GÖRÜŞÜ TERLEME kâbusu! Vücut ısısının kontrolünü sağlayan terleme, yaz mevsiminin en büyük problemlerinden biri. Pek çok kişinin hem özel, hem de sosyal hayatını olumsuz yönde etkileyen terleme problemi kökten çözülebilecek. Bu teknik, lokal anestezi altında yarım saat içinde, hatta bir öğle tatilinde bile kolayca uygulanabilecek... Yöntemin, esas olarak özel bir liposuction aleti ile koltuk altındaki ter bezlerinin alınmasına dayanıyor. Operasyon lokal anestezi ile yapıldığı için hastanın aynı gün işine dönmesi sağlanıyor. Koltuk altı bölgesi, kola giden ana damar ve sinirlerin bulunduğu bir bölge olduğu için bu operasyonun mutlaka plastik cerrahi uzmanı ve bu konuda ayrıca eğitim görmüş uzmanlar tarafından yapılması gerekiyor. Yöntem, uygun şekilde yapıldığı takdirde sonuç kalıcı ve ömür boyu oluyor. Yeteneğini ortaya çıkarın... >> Çocuğunuzun oynamasına fırsat verin, onu engellemekten çok bol bol izleyin. >> Çocuğunuza taklit edeceği etkinlikler yaptırın (temizliğe, bulaşığa yardım etmesini isteyin, sırasında yemek pişirmeye de yardım etmesine imkân sağlayın) >> Çocuğunuzun evin dışında da oynamasına izin verin. Böylece doğa ile iletişime geçer. Örneğin kum, toprak, su ile açık havada oynama imkanları tanıyın. >> Çocuğu heyecanlarını açıklamaya fırsat veren bazı sanatsal etkinliklerde bulunun. Örneğin parmaklarıyla veya süngerle parlak dikkat çekici renkler kullanarak resim yapması gibi. >> Çocuğunuza düşüncelerini, buluşlarını ve sorularını bir teybe kaydetmesini öğretin. >> Çocuğunuza onun hayal dünyasını harekete geçirecek, karmaşık değil basit oyuncaklar alın. İNCİ “-Yoğun tempo içinde kendimle uğraşacak vaktim olmuyor... Ama bir fırsatını bulup mutlaka spor yapıyorum, kendime özen gösteriyorum... Çünkü bizimle birlikte vücudumuz da yıpranıyor ve tenis oynayarak, koşu bandına çıkarak formda kalmaya çalışıyorum...” (...Çağla Şikel - Manken/Oyuncu) SİZDEN GELENLER Mesajınız (...Arzu Beyaz’ın mesajı) Peki şimdi bu amansız gidiş niye?... Sevgiyi, yalnızlığı, gözyaşını, çaresizliği sende buldum ben... Seni görür oldum yağmur damlalarında, seni duyar oldum deniz dalgalarında... Güllerin yaprakları oldun, seni koklar oldum... Her yerde sen varsın...Güneşimi kaybettim ben... Galiba alıştırmam lazım kendimi yokluğuna... Ama... Gözlerimde bir renk, kulaklarımda bir ses ve içimde bir nefesken... Peki şimdi bu amansız gidiş niye?... Albümünüz (...İsmail Özdemir’in albümünden) SELİN ÖZDEMİR Bugün onun doğum günü... Ve babasının notu; “Hayatımızın anlamı kızım... Gülen yüzün hiç solmasın...” El Emeğiniz (...Aysun K.’nın uğraşı) Eskimiş taburelerinize daha güzel bir görüntü verebilirsiniz... Yapacağınız şey çok basit... Taburenizi önce zımparalayıp ardından boyayın... Üzerine dilerseniz kendi seçtiğiniz bir deseni boyayın dilerseniz her tarafını veya istediğiniz bölümünü dekupaj kağıtlarını yapıştırarak süsleyin... Ardından da vernikleyip güle güle kullanın... GÜNÜN YEMEĞİ LAHANALI BÖREK >> Küçük boy lahana >> 1 adet soğan >> 1 yemek kaşığı salça >> 100 gram kıyma >> Tuz, pul biber >> 3 adet yufka >> 1 kahve fincanı sıvı yağ >> 1 kahve fincanı süt >> 1 yemek kaşığı tereyağ >> 1 adet yumurtanın sarısı >> Çörek otu HAZIRLANIŞI: Lahanaları ince ince kıyın. Soğanı doğrayın. Kıymayı tereyağında kavurup, soğanı ekleyin. Kıyma kavrulunca salça, pul biber ve tuz ilave edin. Lahanaları ekleyip az su ilave edin. Tencerenin ağzını kapatıp kısık ateşte lahanalar yumuşayıncaya kadar pişirin. Sıvı yağ ve sütü çanakta karıştırın. Yufkanın birini tezgaha yayın ve harçla ıslatın. 2. ve 3. yufkaları da üst üste koyarak harçla ıslatın. Önce yufkayı ortadan kesin. 4 parmak eninde şeritler halinde keserek uzun parçalar elde edin. Uç kısmına lahanalı harçtan koyup, muska şeklinde sarın. Yağlanmış fırın tepsisine dizip, yumurta sarısı sürün. Üzerine çörek otu serpip, 180 dereceye ayarlanmış fırında kızartıp servis yapın. ...afiyet olsun... BİZE ULAŞIN: e-posta: omer.soztutan@tg.com.tr telefon: (0212) 454 30 00 faks: (0212) 454 31 00 adres: türkiye gazetesi ihlas medya plaza 29 ekim caddesi, 34197 yenibosna/istanbul
Reklamı Geç
KAPAT