BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > Sihirli kutuya HANIMELİ

Sihirli kutuya HANIMELİ

Kadınlar her alanda hemcinslerini bilgilendirmek hem de temsil etmek için çabalıyor... Radyo ya da TV’lerde yer alan kadınlar, insanlara kendi dünyalarını yansıtıyor...



> M. Kurtbay Önür kurtbay.onur@tg.com.tr Kadınlar her alanda hemcinslerini bilgilendirmek hem de temsil etmek için çabalıyor... Radyo ya da TV’lerde yer alan kadınlar, insanlara kendi dünyalarını yansıtıyor... Hülya Aksu, Hande Oylumer, Umay Aygut, Emel Şenoğlu ve Saliha Mengüç objektiflerimize böyle poz verdiler... Bir zamanlar sadece “müzik kutusu” olarak algılanan radyo, topluma ulaşmak ve onlarla bağlantı kurmak için kullanılan medyanın en önemli “iletişim” araçlarından biri... Toplumbilimciler; televizyon veya internetin bir gün demode olabileceğini, ancak radyonun gündemdeki yerini koruyacağını söylüyor... Biz de TGRT FM’in bayan sunucuları ile bir araya gelerek, sesleriyle dünyaya açılan kadınların penceresini görmeye çalıştık... İşte; radyocu hanımların hikayeleri; BİR KOLTUKTA İKİ KARPUZ ZOR Yıllarca özel bir televizyonda 7 yıl boyunca ‘Sağlık Olsun’ adlı televizyon programını hazırlayan ve şu anda radyo spikerliği yapan 17 yıllık tecrübeli programcı Hülya Aksu, işinin yanı sıra evini de ihmal etmiyor: “İnsanın ilgi alanı yaşadıklarıyla bağlantılı... Bir çocuk annesiyim... Oğlum Aybar aynı masallardan sıkılınca, farklı masallar üretmeye başladık. Masal kitapları ortaya çıktı. Şimdilerde radyonun yanı sıra masal kitapları hazırlıyorum. Yayındayken spontane konuşurum, ama evde farklı... İyi bir anne olmaya çalışıyorum. Her Türk ailesi gibi ev hanımı olduğumu unutmuyorum. Evdeki işlerimi hep bir gün önceden planlıyorum. Bir koltukta iki karpuz götürmek gerçekten zor...” ANNE SEVGİSİYLE İLETİŞİM Radyoculukla tanıştığında evli ve bir çocuk annesiydi Saliha Mengüç... Onun hikayesi de şöyle: “O sıralar aynı zamanda üniversitede sosyal bilimleri okuyordum. 1-0 galip başladım aslında, anne olmanın avantajıyla... Çalıştığım radyo aileye çok önem veriyor. Önce program yönetmenliği sonra halkla ilişkiler departmanında çalıştım. Daha sonra Atlı Karınca adlı çocuk programına başladım. Anne sevgisiyle çocuklarla iletişim kurmaya başladım. Çocuk eğitimi üzerine pedagogların yazdığı bütün kitapları okudum. Aile içi iletişimin hafife alındığı dönemde, çocuklarımızın ailesine bağlı ve ülkesine faydalı olmaları için çalışıyorum...” HEDEF KİTLEMİZ KADINLAR Zeytindalı ile kadınlara yönelik program hazırlayan Hande Oylumer, aynı zamanda TGRT HABER TV’de “Yerel Yönetimler” adlı programın sunuculuğunu yapıyor. Oylumer, radyoculuğu ne kadar çok sevdiğini anlatıyor: “Çok utangaçtım. Beni nasıl keşfettiler anlamadım, şimdi 8 yıllık bir tecrübem var. Bu işi layıkıyla yapabilmek için uzun süre diksiyon derslerine gittim. Kısa zamanda beklentilerimi gerçekleştirdim. Gelmek istediğim noktaya ulaştım. Evli olmadığım için açıkçası bugüne kadar zorluk çekmedim. Şimdi evleniyorum, bir taraf aksayacak ama yoluna koyacağım. ‘Zeytindalı’ adlı programda sağlık konularına eğiliyoruz. Radyo olarak da yoğunluklu hedef kitlemiz kadın...” SESİMLE HİZMET EDİYORUM Umay Aygut, çocukluk hayalini nasıl gerçekleştirdiğini heyecanla ifade ediyor: “Üniversitenin radyo-televizyon bölümünü kazandım ve bu konuda eğitim yaptım. Sunuculuk ve spikerlik kurslarına da gittim. Kamera arkasında birtakım görevler aldım. Küçük küçük seslendirmeler yaptım. Daha sonra özel bir radyoda haber spikeri ve gazetelerin okunduğu sabah kuşağı yaptım. İşin açıkçası habercilikten ziyade kendimi programcılığa daha yatkın gördüm. Programın metinleriyle yarışmada dereceye girdim. Metinlerden yola çıkarak bir kitap hazırlıyorum. Şimdi pazar günleri ‘Memleketim’i yapıyorum. Stüdyoya konuklar geliyor, canlı telefonlar alıyoruz. Türkiye’nin farklı noktalarında insanlara ulaşmak güzel. Sesle insanlara ulaşmayı seviyorum...” İYİ BİR EV HANIMI OLACAĞIM Emel Şenoğlu, halkla ilişkiler konusunda kendisini yetiştirmeye çalışan bir ev hanımı adayı... O da meslektaşı Hande gibi evlilik hazırlıkları yapıyor. “Müstakbel eşimle müzakere edeceğiz, ama çalışma hayatıyla birlikte zor görünüyor. Halkla ilişkileri tercih ettim. Çünkü çok canlı, kanlı ve sosyal biriyim. Hande ile birlikte Gökkuşağı programını yapmaya başladık. Programda daha rahatım. Ancak halkla ilişkilerin zorlukları var. Bir kere farklı psikolojilere sahip insanlara istediğinizi lanse etmek zor. Ayrıca reklam konusunda farklı firmalarla iletişim halindesiniz. Yaptığınız işleri ve etkinlikleri patlatmanız lazım. Büyük organizasyonlar düzenliyoruz. Tabii radyodaki herkesin katkısı var. İletişim kısmı bana ait....” HÜLYA AKSU Haber merkezine gittiğim ilk gün beni direkt canlı yayına attılar... Yüzme bilmeyen denizci gibi... O ilk heyecanı anlatamam... EMEL ŞENOĞLU Herkes şaşıracak ama hedefimi sorarsanız “Ev hanımı” olmak derim... Uzun zamandır çalışıyorum. Yorulduğumu hissediyorum. HANDE OYLUMER Ev hanımı, çocukları ve eşi için sürekli üretmek zorunda kalıyor... O yüzden hem sağlıklı, hem mutlu olma sorumluluğu var... UMAY AYGUT Şiir okumayı ve yazmayı seviyorum... Şehr-i Ayin adlı program tam bana göreydi... Çünkü şiir ve edebiyat içerikliydi... SALİHA MENGÜÇ Minikler beni gezegenine kabul ettiler... Dinleyici çocuklara karşı bir anne-baba kadar kendimi sorumlu hissediyorum... İNCİ “-Kadınlar iş yerinde dayanışma ve iletişime daha çok önem veriyor, kendilerini katkılarına değer verilen, iyi ve dost bir çevrede hissettikleri zaman daha iyi performans gösteriyorlar... Bu ortamlarda daha yüksek takım ruhu ve kreş gibi asgari sosyal desteğin sağlanmasının çok önemli olacağını düşünüyorum...” (...Prof. Dr. Ayşe Erzan) TÜRKİYE HATIRASI KAAN & ZÜLAL SARIÇAY ve REYYAN DOĞAN İzmirli afacanların hamak keyfi, objektiflere böyle yansıdı... (...Şakir Sarıçay’ın albümünden) GÜNÜN YEMEĞİ EMİNE’NİN ALİŞUKE ÇORBASI Malzemeler > 1 adet patates > 1 adet soğan > 3 yemek kaşığı kıyma > 5 yemek kaşığı un > 1 adet yumurtanın sarısı > Yarım limonun suyu > 1 yemek kaşığı salça > 2 yemek kaşığı tereyağı > Tuz, karabiber, kuru nane HAZIRLANIŞI: Tencerede tereyağını eritip ince kıyılmış soğanı ve kıymayı kavurun. Salçayı ekleyip kavrulunca tuzu ve 4 su bardağı suyu ekleyin. Patatesleri küp şeklinde doğrayıp ilave edin. Unu kaseye koyup, tuzlu suyla koyu bulamaç haline getirin. Çay kaşığı ile çorbanın içine kaşık kaşık ilave edip biraz daha pişirin. Yumurta sarısı ve limon suyunu birlikte çırpıp alıştıra alıştıra çorbaya ekleyin. Üzerine karabiber, kuru nane ekledikten sonra servis yapabilirsiniz. ...afiyet olsun... PÜF NOKTASI Elma ve ayva gibi sert meyvelerden yapacağınız kompostolarda, meyveleri önce su ile yumuşayıncaya kadar pişirin... Daha sonra şekeri katın ve kısık ateşte kaynatmayı deneyin... Meyvelerin istenen yumuşaklıkta olduğunu göreceksiniz...
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT