BAŞA DÖN

Türkiye Gazetesi

Anasayfa > Haber > TAHIL İHRAÇ EDECEĞİZ

TAHIL İHRAÇ EDECEĞİZ

Başbakan Erdoğan GAP, KOP ve DAP için 12.5 milyar dolar yatırımla tarımda büyük bir atılım yapacaklarını ve Türkiye’nin tahıl ihraç eden ülke haline geleceğini söyledi



BAŞBAKAN TARIM SEFERBERLİĞİNİ BUGÜN DİYARBAKIR’DAN BAŞLATIYOR Başbakan Erdoğan GAP, KOP ve DAP için 12.5 milyar dolar yatırımla tarımda büyük bir atılım yapacaklarını ve Türkiye’nin tahıl ihraç eden ülke haline geleceğini söyledi > Nuh ALBAYRAK Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, hükümetin bundan sonraki en önemli hedefinin Türkiye’de sulu tarımı güçlendirmek olacağını, bunun için önümüzdeki 5 yılda toplam 12.5 milyar dolar tutarında yatırım yapılacağını belirtti. Recep Tayyip Erdoğan, önceki gün dört saatliğine Beyrut’a giderek ülkenin Genelkurmay Başkanı Mişel Süleyman’ın Cumhurbaşkanlığı’na seçildiği oylamayı ve yemin törenini Lübnan Parlamentosu’nda izledi. Başbakan, Ankara’ya dönüş yolunda ANA uçağında gazetecilerin sorularını cevapladı: BUĞDAYI VER PETROLÜ AL >> Körfez’le yatırım ve ticaret gelişiyor mu? Arap dünyası Türkiye’yi yeni yeni benimsemeye başladı. Karşılıklı ilişkilerimiz hızla gelişiyor. Türk-Arap Forumu’u için teklifimizi verdik. İlişkilerimiz hızla gelişiyor. Önümüzdeki 10-15 yılda petrol, doğal gaz neyse buğday ve pirinç de öyle olacak. Belki buğdayı verip petrol alacağız. Onun için tarımda yaşanan problemleri hızla aşarak bu sürece hazırlanmalıyız. GAP ve DAP’a 12.5 milyar dolar yatırımı salı günü (bugün) açıklayacağım. Bu yatırım çerçevesinde, beş yıl içinde GAP yatırımlarında, eksik kalan sulama ünitelerini hızlandıracağız, eksik kanaletleri tamamlayacağız, yağmurlama usulü sulamayı bilişim teknolojisi eşliğinde uygulayarak topraktaki tuzlanma ve çatlamayı önleyip verimi arttıracağız. >> Konya Ovası Projesi var... Konya Ovası’ndaki Mavi Tünel’i hızlandıracağız. KOP tamamlandığı zaman Konya Ovası tahıl ambarı haline gelir, Türkiye’nin bütün buğday ihtiyacı karşılanır, hatta tahıl ihraç etmeye başlarız. Yine Suriye sınırındaki mayınlı bölgenin temizlenerek tarıma açılması ile ilgili kanuni düzenlemeyi Meclis’e gönderdik. Bu konuyu yakından takip ederek hızlandıracağız. Az arazi değil, 780 km’lik bir sınır ve burada da organik tarım yapacağız. Bu konuda da bazı Körfez ülkelerinin çok ciddi teklifleri var. DEMİR PERDE ÜLKESİ DEĞİLİZ >> Lübnan’a, İsrail-Suriye görüşmelerine aracılık ediyorsunuz...Kapatma davası elinizi zayıflatmıyor mu? Biz demir perde ülkesi değiliz. Dünyada demir perde kalmadı. Ama bizde perde örme gayreti içinde olanlar var. Ekonomik ve siyasi olarak dünyanın her yanına açılmak zorundayız. Biz dünyaya açılırsak dünya da bize gelir. >> Lübnan’daki yeni süreçten umutlu musunuz? Uzlaşma bir umuttur. Ama her şey bitmiş değil. Tam bir sene sonra seçimler var. Seçimin öncesi ve sonrası önemli. Temenni ederiz ki gelecek mayıs ayındaki seçimlere dayanışma içinde gidilir. >> Katar Başbakanı ile uzlaşmanın yedd-i emini gibiydiniz... Evet Doha (Katar) öncesi yoğun trafik yürüttük. Ahmet Davutoğlu’nu gönderdim. Suriye ile Lübnan arasında telefon görüşmeleri yaptık. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’la, Nebih Berri ile görüşmelerim oldu. TÜRK BÜYÜKELÇİSİ HARİRİ’NİN EVİNDE >> Türkiye bölgede herkesle konuşabiliyor. Beyrut Büyükelçisi Serdar (Kılıç) Bey, silahlı çatışmalar yüzünden diğer büyükelçilerin evlerinden çıkamadığı çok zor süreçte görüşmeler yapabildi. Hariri’nin ofisine gitti. Hizbullah Serdar Bey’i engellemedi. Hatta kendisi anlattı, Hariri ile evinde konuşurken dışarıdaki silah sesleri sebebiyle birbirlerinin konuşmalarını anlamakta zorlanmışlar... En başında, Mişel Süleyman isminin ortaya çıkmasında bizim büyük etkimiz oldu. Ortak bir isim olabileceği kanaatine vardık. Suriye Devlet Başkanı Beşar Esat’la konuştuk, olumlu baktı. Bir ara Mişel Süleyman’dan çark etme havası belirmişti, sonradan toparlandı’. HER AY TÜRKİYE’DE GÖRÜŞECEKLER >> Lübnan uzlaşması ve İsrail-Suriye barış görüşmeleri eş zamanlı yürüdü gibi... Ehud Olmert konuyu bana kendisi açtı. Senin Beşar Esat’la aran iyi, arabulucuk yaparsan ‘Ben hazırım’ dedi. Beşar Esat da ‘Türkiye’nin arabuluculuğuna hazırız’ dedi. İki tarafa da ‘bu görüşmelerin Filistin ve Lübnan’a olumsuz yansımasını’ istemiyoruz dedik. Her ay Türkiye’de 3 defa bir araya gelme kararı verdiler. Bu asgarisi. Dört de olabilir. Mekik diplomasisi yürüyor. Birinci toplantıdan sonra iyi ayrıldılar. Tek endişem İsrail’in kendi içinde problem yaşaması. Bildiğiniz gibi Olmert’e tepkiler var. Ama Cumhurbaşkanı Peres de olumlu bakıyor. ABD ve Arap Birliği Genel Sekreteri Amr Musa da bu gelişmelerden oldukça memnun. ONLARI KİMSE ANLAYAMIYOR Bütün bu güzel gelişmelerin devam etmesi, Türkiye’nin içeride ve dışarıda güçlü bir şekilde yoluna devam etmesi için bu belirsiz sürecin en kısa sürede sona ermesi gerekir. Bu tür belirsiz ortamlar ülke ekonomisini kötüleştirmekle kalmaz, terörle mücadeleyi de olumsuz etkiler. Hangi ülkenin yetkilisi ile görüşsek “Türkiye’de olanları anlamakta güçlük çekiyoruz” diyorlar. Dünya çalkalandı ama Türk medyası duymadı! Lübnan’daki krizin aşılması ve Suriye-İsrail barış görüşmelerinin başlaması konusunda Türkiye’nin temasları ve aktif politikası ile ilgili dünya basınında 300’ü aşkın haber yer aldı, Avrupa ve Amerika’daki büyük gazeteler defalarca manşet yaptı. Türkiye’nin gündem olduğu yayınlar yapıldı. Ama Türk basınında neredeyse hiç yer almadı. O önemli süreç tam bir vurdumduymazlıkla geçti. Bu süreçler bir ülkenin dış politikadaki şanıdır... Türkiye, dünyada gündem belirledi. Bunu görmemezlikten gelmek doğru değil. Dava hemen sonuçlanmalı Başbakan Erdoğan, kapatma davasının Türkiye’ye bu yıl 25 milyar dolar yabancı yatırımı tereddüte soktuğunu belirterek,”Dava bir an önce neticeye ulaşsın, Türkiye zarar görmesin, ekonomik sıkıntı yaşanmasın, terörle mücadele etkilenmesin istiyoruz. Ayrıca mart ayında seçim var. Ne olacaksa olsun, herkes adımını ona göre atsın. Biz, bize verilen süreleri en kısa zamanda kullanmaktan yanayız” diyor. Başbakan, tereddütte kalan yabancı yatırımcıları ‘devlette devam esastır’ diye ikna etmeye çalıştıklarını ifade etti ve şöyle dedi: “Süreç bıçak sırtında devam ediyor. Daha ne olacağı belli değil. Bu yıl 25 milyar dolar küresel sermaye gelecekti. Ama şimdi ikna etmek için dil döküyoruz. Örneğin Fransız otomotiv şirketi Türkiye’de 800 milyon dolar yatırım yapacak... Ayrıca Avusturya’nın alüminyum devi yatırım kararı aldı, ama hep bu belirsizlik süreci tereddüde sevk ediyor.”
 
 
 
 
 
 
 
Reklamı Geç
KAPAT